Eskişehir’in son yıllarda aldığı ödüllere baktığımızda ortak bir nokta görüyoruz. Bu şehir, sadece yolları, parkları ya da binalarıyla değil; insan odaklı yaklaşımıyla da öne çıkıyor. Özellikle gençler söz konusu olduğunda Eskişehir’in Türkiye’de ayrı bir yerde durduğunu artık herkes kabul ediyor. Ankara’da düzenlenen 1. Genç Dostu Kentler Yönetişim Zirvesi’nde Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin “Genç Dostu Kent İyi Yönetişim Teşvik Ödülü”ne layık görülmesi de bunun yeni bir göstergesi oldu.
Aslında bu ödül sürpriz değil. Çünkü Eskişehir uzun yıllardır gençlerin yaşamak istediği şehirlerin başında geliyor. Üniversite tercih dönemlerinde öğrencilerin ilk araştırdığı kentlerden biri. Mezun olduktan sonra bile bağını koparmak istemediği şehirlerden biri. Bunun nedeni sadece üç üniversiteye sahip olması değil. Gençlere sunduğu yaşam kalitesi, sosyal imkanları ve ulaşım kolaylığı da bu tercihte önemli rol oynuyor.
Bir öğrencinin gözünden düşünelim. Gece geç saatlerde ulaşım sorunu yaşamadan evine dönebiliyor. Kültürel etkinliklere, konserlere, sergilere ulaşabiliyor. Spor yapabileceği alanlar bulabiliyor. Kütüphanelerden yararlanabiliyor. Sosyal belediyecilik hizmetlerinden destek alabiliyor. Belki de en önemlisi kendisini bu şehrin bir parçası olarak hissedebiliyor. İşte genç dostu şehir olmak tam olarak bunu ifade ediyor.
Başkan Ayşe Ünlüce’nin ödülü alırken yaptığı konuşmada dikkat çektiği nokta da buydu. Bu ödülün belediyeye değil, Eskişehir’de yaşayan gençlere ait olduğunu söyledi. Bence bu yaklaşım önemli. Çünkü yerel yönetimlerin başarısı, yaptıkları hizmetlerin vatandaşların hayatına ne kadar dokunduğuyla ölçülür. Eğer gençler kendilerini değerli hissediyorsa, şehirde söz sahibi olabildiklerini düşünüyorsa, o zaman alınan ödüllerin gerçek bir karşılığı vardır.
Üstelik Eskişehir’in genç dostu şehir kimliği bugün ortaya çıkmış bir durum değil. Yapılan bağımsız araştırmalarda yıllardır üst sıralarda yer alıyor. Bu da başarının tesadüf olmadığını gösteriyor. Bir şehir, yıllarca aynı başarıyı sürdürebiliyorsa ortada planlı ve kararlı bir çalışma vardır.
Elbette genç nüfus bir şehir için büyük avantajdır. Ancak bu avantajı doğru değerlendirebilmek ayrı bir beceri gerektirir. Türkiye’de birçok üniversite kenti var. Fakat hepsi gençlerin yaşamaktan mutlu olduğu şehirler arasında gösterilmiyor. Eskişehir’i farklı kılan da burada ortaya çıkıyor. Gençleri sadece eğitim gören bireyler olarak değil, kentin geleceğini şekillendiren paydaşlar olarak görüyor.
Bugün alınan bu ödül, geçmişte yapılan çalışmaların bir sonucu olduğu kadar geleceğe yönelik bir sorumluluğu da beraberinde getiriyor. Çünkü gençlerin beklentileri her geçen gün değişiyor. Daha fazla sosyal alan, daha fazla istihdam imkanı, daha fazla katılım hakkı istiyorlar. Eskişehir’in bugüne kadar yakaladığı başarıyı koruması için bu talepleri dinlemeye devam etmesi gerekiyor.
Ankara’dan gelen bu ödülün asıl sahibi gerçekten de Eskişehir’in gençleri. Çünkü bir şehri genç dostu yapan, sadece belediyelerin çalışmaları değil; o şehre enerji, hareket ve umut katan gençlerin varlığıdır. Eskişehir de bu enerjiyi yıllardır en iyi kullanan kentlerden biri olmayı sürdürüyor.