Ramazan ayı yaklaşırken şehirdeki hareketlilik her geçen gün artıyor. Pazarda, markette, çarşıda bir telaş… Vatandaşın gündemi belli: Alışveriş. Esnafın gündemi de öyle. Ancak bu dönemlerde bir gündem daha oluyor ki, onu özellikle hatırlatmak gerekiyor: Denetimler.
Ticaret İl Müdürlüğü ekipleri Ramazan ayı öncesinde sahada yoğun bir çalışma yürütüyor. Açık söyleyeyim, bu tabloyu önemsiyorum. Çünkü Ramazan, sadece sofraların bereketlendiği bir ay değil; aynı zamanda fırsatçılığın da ne yazık ki kendine zemin bulmaya çalıştığı bir dönem olabiliyor. İşte tam da bu yüzden denetimler hayati önem taşıyor.
Açıklanan Ocak ayı denetim bilançosu bu işin ne kadar ciddi yapıldığını gösteriyor. Şehir merkeziyle birlikte ilçelerde eş zamanlı yürütülen denetimlerde, 204 farklı firmada tam 9 bin 20 ürün incelenmiş. Raf-kasa fiyat farkları, etiket mevzuatına uygunluk, haksız fiyat artışları… Yani vatandaşın cebini doğrudan ilgilendiren ne varsa mercek altına alınmış.
Sadece bakılıp geçilmemiş, “uyardık oldu bitti” denmemiş. Tespit edilen aykırılıklar karşısında işletmelere toplam 729 bin 791 TL idari para cezası kesilmiş. Bu rakam küçük bir rakam değil. Aslında bu ceza, bir anlamda şunu söylüyor: “Bu şehirde fırsatçılığa göz yumulmayacak.”
Bir başka önemli nokta da fahiş fiyat denetimleri. 60 firmada 298 ürünle ilgili hazırlanan raporların Ticaret Bakanlığı bünyesindeki Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu’na gönderilmiş olması, sürecin ne kadar ciddi ele alındığını gösteriyor. Yani iş sadece yerelde kalmıyor, Ankara’ya kadar uzanan bir takip mekanizması var.
Bunlar kağıt üzerinde okunduğunda sıradan gelebilir. Ama sahadaki karşılığı çok net: Etiketine güvenen vatandaş, kasada sürprizle karşılaşmıyor. “Rafta 50, kasada 65” gibi sinir bozan durumlar azalıyor. İşini düzgün yapan esnaf ise zan altında kalmıyor. Aslında denetim, sadece tüketiciyi değil, dürüst esnafı da koruyor.
Şunu da özellikle vurgulamak isterim… Denetim meselesi sadece kamu görevlilerinin omzuna bırakılacak bir konu değil. Vatandaşın da bu sürecin bir parçası olması gerekiyor. Alo 175 Tüketici Danışma Hattı, CİMER, e-Devlet bildirim sistemi… Bunlar boşuna kurulmadı. Haksızlık gördüğümüzde “Aman boş ver” demek yerine, iki dakikamızı ayırıp bildirim yapmak hepimizin yararına.
Ramazan ayı öncesinde başlayan bu sıkı denetimlerin, Ramazan ayı başlayana kadar ve Ramazan ayı boyunca artarak devam etmesini temenni ediyorum. Çünkü denetimin olduğu yerde düzen olur. Düzenin olduğu yerde de güven olur. Vatandaş gönül rahatlığıyla alışverişini yapar, esnaf da işini huzurla sürdürür.
Unutmayalım, Ramazan ayı paylaşma ayıdır. Dayanışma ayıdır. Bu ayda kimsenin kimseyi kandırmaya, cebine göz dikmeye hakkı yok. Devletin sahada olması, denetimlerin kararlılıkla sürmesi bu yüzden çok kıymetli.
Umarım bu kararlılık sadece Ramazan’la sınırlı kalmaz. Ama özellikle bu mübarek ayda, vatandaşın sofrasına uzanan her haksız elin karşısında güçlü bir denetim mekanizması olur.