ESTÜ’ye Haksızlık Etmiş Olmayayım

Geçtiğimiz günlerde bir köşe yazısı yazmıştım, konumuz üniversitelerdeki bahar şenlikleri idi. Aslında Anadolu Üniversitesi üzerinden giden bir köşeydi, ancak bir yerde üniversitelerde diyerek genel bir ibare geçirmişim.

Önceki gün de Eskişehir Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adnan Özcan, Medya 26 Grup’a bir ziyarette bulundu ve Jülide Aykut’un moderatörlüğünü gerçekleştirdiği Misafir Köşesi programının konuğu oldu. Programın ardından oturup sohbet ederken, göreve geldiğinden bu yana 4 yıldır Bahar Şenliği düzenlemeye özen gösterdiğinden, bunun öğrenciler için ne kadar önemli olduğunun farkında olduğunu söyledi. Köşe yazımı okuduğunu ve üniversiteler ibaresi geçtiği için de belirtmek istediğini aktardı.

Aslında o yazımı tamamen Anadolu Üniversitesi üzerine kurgulamıştım ancak işte orada bir çoğul eki kullanmam, böyle bir karışıklığı da sebep vermiş. Hatta köşenin esas kurgusu, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel’in, Anadolu Üniversitesi kökenli olması nedeniyle, benim öğrencilik dönemimde o özlem duyduğum; şimdiki öğrencilerin ise uzun süredir Anadolu Üniversitesi’nde mahrum kaldığı Bahar Şenlikleri idi.

Malum Prof. Dr. Naci Gündoğan’dan sonra Anadolu Üniversitesi’ne atanan ilk Anadolu Üniversitesi kökenli rektör Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel. O da şenliklerin önemini bildiği ve kavradığı için bu etkinliği yeniden canlandırdı. Hatta üniversitede Anadolu Sinema gibi, tiyatro gibi birçok faaliyeti de yeniden getirdi.

ESTÜ’ye gelecek olursak, Prof. Dr. Adnan Özcan zaten tüm hayatını Anadolu Üniversitesi’nde geçirdiğini söylesem yalan olmaz. Lisans, yüksek lisans, doktora derecelerini Anadolu Üniversitesi’nde tamamlamış, üstüne de 5 yıl rektör yardımcılığı görevini gerçekleştirmiş bir isim.

Tabii ki de Anadolu Üniversitesi’nin kurum kültürüne en hakim isimlerden biri ve bunun da Eskişehir Teknik Üniversitesi’ndeki yansımalarını açıkça görüyoruz. Göreve geldiğinden bu yana Bahar Şenlikleri düzenlemesi, üniversitenin yemekhane yemeklerini kendisinin üretmesi, sektörden birçok firma ile iş birliği içinde üniversiteye laboratuvarlar ve merkezler kurulmasını sağlaması gibi birçok önemli adımı sayabiliriz bunlar içinde.

Eskişehir’i ve Eskişehirlileri de çok sevdiğini ve benimsediğini de yeri gelmişken hatırlatayım. Uçak seferleri konusunda da hala aynı tavrını koruyor. ESTÜ tarifeli uçak seferlerinden para kazanmayacak da olsa Eskişehirlilere hizmet için bu seferlerin gerçekleştirilmesini istediğini de yeniden sohbetimizde tekrarladı.

Kendisi çok samimi bir biçimde görüşlerini belirtince, başkalarının da o yazımı yanlış anlayabileceğini düşünerek böyle bir yazı yazmak istedim. Umarım kafa karışıklıkları giderilmiştir. Öğrenci kenti olarak adlandırdığımız Eskişehir’de öğrencileri anlayan rektörlerimiz olması gerçekten çok kıymetli.