Eskişehirspor, yıllar sonra yeniden ayağa kalkmanın verdiği heyecanla yeni sezona hazırlanıyor. Transfer haberleri peş peşe geliyor, taraftarın beklentisi her geçen gün artıyor. Ancak bu süreçte unutulmaması gereken en önemli gerçek şu: Bir kulübü isimler değil, doğru planlama başarıya taşır. Son yıllarda Türk futbolunda aynı senaryoyu defalarca izledik. Büyük paralar harcayan, yıldız transferleriyle gündeme gelen ama sezon sonunda hayal kırıklığı yaşayan onlarca takım... Bunun tam tersini yapan, bütçesini doğru kullanan ve sistem kuran ekiplerin ise başarıya ulaştığını gördük. Eskişehirspor'un da artık bu ikinci yolu tercih etmesi gerekiyor. Transfer döneminde adı geçen futbolcuların büyük bölümü kalite olarak bu ligin üzerinde isimler. Beykan, Ahmet Dereli, Kerem Baykuş gibi oyuncuların yeteneklerinden kimsenin şüphesi yok. Ancak futbol sadece yetenek oyunu değildir. Karakter, istikrar, takım uyumu ve baskıyı yönetebilme becerisi en az teknik kapasite kadar önemlidir. Eskişehirspor forması ise bu ülkedeki birçok kulübün formasından farklıdır. Bu şehirde taraftar sadece mücadele görmek ister. Hata affedilir ama umursamazlık affedilmez. Alkış da en yüksek sesle burada gelir, tepki de... Bu nedenle transfer edilen her oyuncunun önce bu formanın ağırlığını taşıyabilecek karaktere sahip olması gerekir. Bir başka önemli nokta ise genç oyuncular... Türk futbolunun en büyük problemi sürekli hazır oyuncuya yönelmek. Oysa uzun vadeli başarı; gelişime açık, aç futbolcularla mümkün olur. Eskişehirspor'un gündeminde yer alan genç isimler bu açıdan oldukça değerli. Belki ilk haftalarda manşet olmayacaklar ama sezonun ilerleyen bölümünde takımın en önemli parçalarına dönüşebilirler. Şampiyonluk sadece ilk 11 ile kazanılmaz. Rotasyon, rekabet ve doğru kadro mühendisliği sezon sonunda kupayı getirir. Eskişehirspor yönetiminin bu transfer dönemindeki en büyük sınavı da tam olarak burada başlıyor. Taraftarın istediği her ismi almak yerine, takımın gerçekten ihtiyaç duyduğu profilleri oluşturabilmek... Çünkü geçmişte yapılan en büyük hata buydu. İsimler konuşuldu, manşetler atıldı ama sahaya çıkıldığında birbirini tamamlamayan oyuncularla başarı gelmedi. Bu sezon farklı olmak zorunda. Eskişehirspor'un en büyük avantajı ise tribünleri... Bu şehir moral verdiğinde futbolcu bambaşka oynuyor. Ancak aynı tribünler plansızlığı da çok çabuk görüyor. O yüzden yönetim kadar teknik heyetin de sabırlı olması gerekiyor. İlk birkaç haftaya bakarak ne şampiyon ilan edilmeli ne de umutsuzluğa kapılınmalı. Ligde maratonu kazananlar, transfer döneminin en çok konuşulanları değil; sezon boyunca en doğru kararları verenler oluyor. Eskişehirspor artık günü kurtaran değil, geleceği inşa eden bir futbol aklı oluşturabilirse, bu şehir yeniden hak ettiği yerlere döner. Çünkü bu camianın ihtiyacı sadece iyi futbolcular değil... Doğru plan, doğru sistem ve doğru futbol aklıdır.