Ramazan ayı, sadece manevi bir arınma değil, aynı zamanda vücudun dinlendiği ve yenilendiği bir süreçtir. Ancak bu sürecin sağlık üzerinde olumlu bir etki yaratabilmesi için bilinçli beslenme şart. Eskişehir’de hizmet veren Diyetisyen Hande Selen Ok, oruç tutarken en sık yapılan hatalara dikkat çekerek, kronik rahatsızlığı olan vatandaşlar için hayati önem taşıyan bir rehber sundu. Uzun süreli açlığın ardından gelen iftar sofralarında aşırıya kaçmak, sindirim sisteminden tansiyona kadar pek çok dengeyi bozabiliyor. İşte sağlıklı bir Ramazan geçirmek isteyen Eskişehirliler için uzman tavsiyeleri.
Dört Temel Besin Grubu Şart!
Sağlıklı bir oruç sürecinin temel taşını dengeli bir tabak oluşturuyor. Diyetisyen Hande Selen Ok, her öğünde mutlaka bulunması gereken dört ana grubu şöyle sıralıyor:
-
Et Grubu: Et, tavuk, balık, yumurta ve peynir.
-
Süt Grubu: Süt, yoğurt ve ayran.
-
Tahıl Grubu: Ekmek, çorba, pilav ve makarna.
-
Sebze ve Meyve Grubu.
Ok, bu grupların dengeli dağıtılmamasının bağışıklık sistemini zayıflatabileceği konusunda uyarıyor.
Sahurda Tokluk Süresini Uzatan "Kaliteli" Formül
Gün içindeki enerjiyi korumak ve açlık hissini en aza indirmek için sahur öğününde protein ağırlıklı beslenmek gerekiyor. Uzman diyetisyen, sahurda yumurta, peynir, kuru baklagiller ve kuru yemişler gibi "kaliteli protein" ve "sağlıklı yağ" kaynaklarının tercih edilmesini öneriyor. Ayrıca sahurun sadece su içilerek geçiştirilmemesi, dört temel besin grubunu içeren zengin bir menü ile desteklenmesi gerektiğini vurguluyor.
Tansiyon ve Kolesterol Hastalarına Özel Uyarılar
Hipertansiyon ve kolesterol sorunu olan Eskişehirliler için beslenme listesi daha kritik bir hal alıyor.
-
Tansiyon Hastaları: Tuz oranı yüksek olan zeytin, peynir, sucuk ve pastırmadan uzak durmalı. Potasyum deposu olan muz, ıspanak ve kayısıya ağırlık vermeli.
-
Kolesterol Hastaları: Kırmızı et ve sakatat tüketimini minimuma indirerek beyaz et ve sebze dengesini korumalı.
-
Sindirim Sorunu Olanlar: Kabızlık için lifli gıdalar (kuru kayısı, erik kompostosu), gaz şikayeti için ise yemekleri çok iyi çiğneyerek yavaş tüketme yöntemini benimsemeli.
İftarda "10 Dakika" Kuralı ve Ara Öğün Stratejisi
Diyetisyen Ok, iftarın açılışı için en sağlıklı yöntemi paylaştı: "Orucu önce bir hurma ve bir kase çorba ile açın, ardından mutlaka 10 dakika ara verin." Bu kısa ara, beynin tokluk sinyalini almasına ve sindirim sisteminin ana yemeğe hazırlanmasına olanak tanıyor.
-
İftar Sonrası: Yemekten iki saat sonra hafif bir yürüyüş ve saat 21.00-22.00 civarında sütlü tatlı, kuru yemiş veya meyveden oluşan küçük bir ara öğün yapılması öneriliyor.
-
Yatmadan Önce: Sıvı desteği ve mideyi rahatlatmak için bir bardak süt, yoğurt veya ayran tüketimi süreci kolaylaştırıyor.