Eskişehir’de kadınlara açılan yeni kapılar

Eskişehir’de son dönemde dikkatimi çeken güzel bir tablo var. Siyasetin farklı kanatlarından gelen iki ayrı organizasyon ama ortak bir hedef: Kadınlara alan açmak, onları sosyal hayatın içine daha güçlü katmak.

Bir tarafta Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin “Eskişehir Kültürel Mirasıyla Buluşuyor” gezileri… Diğer tarafta AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu’nun başlattığı kültür gezileri… Açık konuşayım, bu tür işler siyasetin çok ötesinde.

Büyükşehir’in başlattığı programın detaylarına baktığınızda aslında çok kıymetli bir yaklaşım görüyorsunuz. Geçtiğimiz yıl Han ilçesi Frig Vadisi ile başlayan yolculuk, şimdi Sivrihisar ile devam ediyor.

Sabahın erken saatlerinde Ihlamurkent’ten yola çıkan kadınları uğurlayan Ayşe Ünlüce’nin altını çizdiği bir cümle var: Bu geziler sadece bir ziyaret değil, aynı zamanda toplumsal bağları güçlendiren buluşmalar. İşte meselenin özü tam da bu.

Sivrihisar’da gezilen yerlere bakın… Metin Yurdanur Açıkhava Müzesi’nden Ulu Camii’ye, Surp Yerortutyun Ermeni Kilisesi’nden Arastalar Çarşısı’na kadar uzanan geniş bir rota… Yani sadece bir “gezi” değil; tarih, kültür, inanç ve gastronominin iç içe geçtiği bir deneyim.

Ve belki de en önemlisi şu: Aynı şehirde yaşayıp da daha önce görmediği yerleri keşfeden kadınlar var. Bu çok kıymetli. Çünkü insan, yaşadığı yeri tanımaya başladıkça kendine olan güveni de artıyor.

Diğer tarafta Nebi Hatipoğlu’nun başlattığı kültür gezileri… İlk durak Konya. Ama sıradan bir şehir gezisi değil bu. “Kadim şehir” vurgusuyla, manevi bir yolculuk olarak kurgulanmış.

Hatipoğlu’nun ifadesiyle kadınlar ve gençlik kollarından oluşan kafileler, tarihin izinde bir anlam yolculuğuna çıkıyor.

Konya’nın o kendine has atmosferini bilen bilir… Oraya giden insan sadece bir şehri görmez, bir ruh haliyle döner.

Devamında gelen yeni kafileler, art arda düzenlenen geziler… Bu da şunu gösteriyor: Talep var, karşılık var.

Şimdi gelin bu iki tabloyu birlikte okuyalım. Biri yerel yönetim eliyle, diğeri siyasi bir inisiyatifle yürütülen iki ayrı organizasyon… Ama ortak noktaları çok net: Kadınları evin dışına çıkaran, sosyal hayata dahil eden, birlikte üretme ve paylaşma duygusunu güçlendiren çalışmalar.

Kadınların sosyalleşmesi sadece “etkinlik yapmak” değildir. Onlara alan açmaktır, yol açmaktır, fırsat sunmaktır. Bugün yapılan tam olarak bu.

Belki daha fazlası da yapılabilir. Belki bu geziler eğitimle, üretimle, ekonomik katılımla desteklenebilir. Ama bir yerden başlamak gerekiyordu. Ve o başlangıç yapılmış görünüyor.

Son bir not… Eskişehir küçük bir şehir gibi görünür ama içinde keşfedilmeyi bekleyen büyük hikâyeler barındırır. O hikâyeleri en iyi anlatacak olanlar da o şehri yaşayan kadınlardır. Kendi şehrini tanıyan kadın, kendine de başka bir gözle bakar. Belki de bu yüzden bu geziler sadece birer tur değil… Bir farkındalık yolculuğu.