Eskişehir’de dönüşüm için zaman daralıyor

Eskişehir’in en yakıcı gündemlerinden biri artık hiç tartışmasız kentsel dönüşüm. Uzun yıllar bu başlık konuşuldu, raporlar hazırlandı, alanlar ilan edildi, davalar açıldı, itirazlar yükseldi… Ama bugün geldiğimiz noktada şunu açıkça söylemek gerekiyor: Zaman daralıyor.

Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce Gündoğdu Mahallesi’ne 800’ün üzerinde konut kazandırılacağını duyurdu. Bu önemli bir adım. Daha önce aynı bölgede 111 konut, 4 iş yeri ve bir kreş için ihale tamamlandı ve inşa süreci başladı. Yani somut bir hareket var. Bu kıymetli.

Öte yandan TOKİ tarafından yürütülen Toplu Konut İdaresi Başkanlığı projeleri kapsamında, kamuoyunda “Yüzyılın Konut Projesi” olarak bilinen çalışma çerçevesinde Eskişehir’e 6 bin 55 konut inşa edilecek. Bu da şehir adına önemli bir kazanım.

Yeni konut stoklarının artması elbette olumlu. Eskişehir gibi sürekli göç alan, öğrenci nüfusu yüksek, sanayisi canlı bir şehir için konut üretimi hayati önemde. Ancak meseleyi sadece “yeni konut” başlığına indirgemek, büyük resmi görmemek olur. Çünkü karşımızda çok daha ciddi bir tablo var.

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ile Eskişehir Kent Konseyi iş birliğinde düzenlenen “Ortak Akıl ve Yol Haritası Çalıştayı”nda Başkan Ünlüce’nin yaptığı değerlendirmeler, aslında durumun ciddiyetini net biçimde ortaya koydu. “Deprem öncesinde güçlü bir risk yönetimi, deprem sonrasında ise etkin bir kriz yönetimi şarttır. Ancak deprem öncesindeki riskleri iyi yönetemezsek, deprem sonrasındaki krizi de iyi yönetemeyeceğimiz açıktır.” sözleri, meselenin özeti niteliğinde.

Bugüne kadar hem belediyeler hem de ilgili bakanlık tarafından bazı bölgeler kentsel dönüşüm alanı ilan edildi. Gündoğdu, Küçük Sanayi ve diğer bazı bölgelerde planlamalar yapıldı. Ancak gelinen noktada kayda değer bir değişimin sağlanamadığı da ortada. Süreçler kimi zaman kurumların yeterince adım atmaması, kimi zaman açılan davalar nedeniyle tıkandı.

Şimdi ise tablo daha net.

İnşaat Mühendisleri Odası ile yapılan çalışmalarda 52 bin bina hızlı bir şekilde incelendi ve sonuç pek de iç açıcı değil. Yaklaşık 5 bin binanın çok hızlı bir şekilde dönüştürülmesi gerekiyor. 10 bin bina için ise acil dönüşüm ihtiyacı söz konusu. Bunun yanında hasarlı olabilecek çok sayıda yapı da var.

Şimdi durup düşünelim. Bir tarafta 800 konutluk yeni bir proje. Diğer tarafta 6 bin 55 konutluk TOKİ yatırımı. Toplamda yaklaşık 7 bin konut. Peki ihtiyaç ne? En az 5 bin konutun çok acil, 10 bin konutun da acilen dönüşmesi gerekiyor.

Yani mesele sadece üretmek değil, dönüştürmek.

Eskişehir’de 1999 sonrası yapılan yeni binalar nedeniyle görece daha iyi bir yapı stoğu olduğu söyleniyor. Doğru. Ancak 1999 öncesi yapılan ve bugün risk barındıran yapıların varlığı gerçeğini ortadan kaldırmıyor. Deprem gerçeğiyle yaşayan bir ülkedeyiz. Bu şehir de fay hatlarına uzak bir masal diyarı değil.

Kentsel dönüşüm sadece bina yenilemek değildir. Sosyal dokuyu korumaktır. Mahalle kültürünü yaşatmaktır. İnsanları yerinden etmeden güvenli yaşam alanları üretmektir. Ve en önemlisi, deprem olmadan önce tedbir almaktır.

Gündoğdu’daki adımlar önemli. Porsuk 1 ve Porsuk 2 projelerinde imar planlarının yapılmış olması, yatırımcı ile mülkiyet sahiplerinin anlaşarak süreci ilerletmesi değerli. Ancak bu sürecin hızlanması şart.

Aynı şekilde merkezi idarenin TOKİ eliyle yaptığı yatırımlar da kıymetli. Bu mesele parti meselesi değil. Bu mesele can güvenliği meselesi. Yerel yönetim, merkezi yönetim, meslek odaları, üniversiteler, sivil toplum… Herkesin aynı masada, aynı ciddiyetle hareket etmesi gerekiyor. Artık kaybedecek zamanımız yok.

Bugün atılmayan her adım, yarın daha büyük bir risk olarak karşımıza çıkabilir. Eskişehir bugüne kadar birçok konuda örnek bir şehir oldu. Planlamada, sosyal belediyecilikte, kültürel yaşamda… Neden kentsel dönüşümde de örnek bir model ortaya koymasın?

Yeni konut üretimi elbette devam etmeli. Ancak riskli yapıların dönüşümü çok daha güçlü bir iradeyle ele alınmalı. Süreçler hızlandırılmalı. Hukuki tıkanıklıklar çözülmeli. Vatandaş doğru ve şeffaf şekilde bilgilendirilmeli. Çünkü mesele beton değil. Mesele hayat.

Eskişehir’in geleceğini konuşuyorsak, önce zemine bakmak zorundayız. Sağlam bir gelecek, sağlam temeller üzerinde yükselir. Bugün atılacak cesur ve kararlı adımlar, yarının güvenli Eskişehir’ini inşa edecek.