ESKİŞEHİR

Eskişehir’de Asırlık Yünlerle Dokunan Hikâyeler

Eskişehir Olgunlaştırma Enstitüsü’nde Usta Öğretici Mevlüş Özkum, asırlık yün iplerle dokuduğu kilimlerde Türkmen gelinlerinin sessiz hikâyelerini yaşatıyor.

Geleneksel dokuma tezgâhlarında ilmek ilmek işlenen motifler, geçmişte kadınların dile getiremedikleri sevdalarını ve acılarını günümüze taşıyor.

Kültürel Mirasın Korunması

Eskişehir Olgunlaştırma Enstitüsü, geleneksel el sanatlarını yaşatmak ve gelecek kuşaklara aktarmak için önemli projelere imza atıyor. Usta Öğretici Mevlüş Özkum, yöresel kilimleri aslına sadık kalarak günümüze taşıyor.

Geçmişte Türkmen gelinlerinin sevdalarını, hasretlerini ve acılarını desenlerle anlattığı kilimler, enstitüdeki atölyelerde yeniden hayat buluyor.

Asırlık Yünlerle Dokunan Kilimler

Özkum, 120 yıllık ömrü olan yünlerle çalıştıklarını belirterek, “Bu iplerle kilim dokuyoruz. Gülbudak deseninin anlamı zarafet, manevi aşk ve Peygamber Efendimize olan sevgiyi temsil ediyor. Severek dokuyoruz. Gülbudak 2,5-3 ay sürüyor” dedi.

Dokuma Tekniği

“Istar” adı verilen geleneksel tezgâhlarda yapılan dokuma sürecini anlatan Özkum, desenlerin kareleme yöntemiyle çözgüye yerleştirildiğini ve kirkitle taraklama yapıldığını söyledi. “Renklerin desenlerle dansı diyorum ben buna. Çok rahatlatıcı, severek dokuyoruz” ifadelerini kullandı.

Motiflerin Hikâyeleri

Her motifin bir anlamı olduğunu vurgulayan Özkum, “Elibelinde, koçboynuzu, kurt ağzı gibi desenlerin hepsinin ayrı hikâyeleri var” dedi.

Özkum, “Seleser” motifinin hikâyesini şöyle aktardı: “Bir Türkmen gelini eşini askere gönderiyor. Sevdasını ve hasretini kilime dokuyor. Eşi şehit olunca kilimi selin üzerine atıyor. Bu hikâyeler dilden dile aktarılıyor. Eskiden annelerimiz duygularını desenlerle anlatmışlar.”