Eskişehir ulaşımı için önemli rapor

Eskişehir’in en kronik meselelerinden biri ulaşım. Yıllardır konuşuyoruz, yazıyoruz, tartışıyoruz… Trafik yoğunluğu artıyor, kent büyüyor ama çözüm üretme konusunda aynı hızdan söz etmek zor. Tam da bu noktada İnşaat Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi’nin ulaşım için hazırladığı 7 ana başlıktan oluşan stratejik öneriler, ciddiyetle ele alınması gereken bir yol haritası sunuyor.

Şunu açıkça söyleyeyim: Bu raporu kıymetli kılan şey, slogandan uzak olması. Bilimsel verilerle, kentin bugünü kadar geleceğini de gözeten bir yaklaşım ortaya konmuş. “Bugünü kurtaralım” anlayışının ötesine geçip, Eskişehir’i 10–20 yıl sonrasına hazırlama çabası var.

Öneriler arasında beni en çok heyecanlandıran başlıklardan biri, Eskişehir halkının YHT hizmetine erişimini kolaylaştıracak yeni istasyon fikri oldu. Satılmışoğlu bölgesine yapılması önerilen bu istasyon, sadece bir ulaşım yatırımı değil; kentin çehresini, hareketliliğini ve bağlantı gücünü değiştirecek bir adım.

İç hatlar uçuşlarının olmadığı Eskişehir’de hızlı tren, lüks değil zorunluluktur. Ankara ve İstanbul YHT’lerinin doluluk oranlarına bakmak bile bunu anlamak için yeterli. Eskişehirliler hızlı treni benimsedi, kullanıyor ve daha fazlasını talep ediyor. İstanbul-Antalya, İstanbul-İzmir, Bursa-Antalya ve Bursa-İzmir gibi hatların aktif şekilde kullanılabilmesi için yeni bir istasyon önerisi gerçekten çok yerinde. Geçmişte Enveriye Tren İstasyonu’nun üstlendiği rolü bugün Satılmışoğlu üstlenebilir. Kent merkezine erişim kolaylaşır, aktarma süreleri kısalır, YHT’nin şehirle bağı güçlenir.

Banliyö hattı meselesi ise Eskişehir’in yıllardır gündeminde ama bir türlü hayata geçemeyen projelerden biri. İMO’nun ESBAN önerisi, özellikle sanayi açısından büyük önem taşıyor. Bozüyük ile Eskişehir OSB arasında kurulacak güçlü bir banliyö hattı, hem çalışanların ulaşımını rahatlatır hem de karayolu trafiğinin yükünü ciddi biçimde azaltır. Sanayi büyürken ulaşım altyapısının aynı oranda gelişmemesi, ileride çok daha büyük sorunlar doğurur. Bu nedenle banliyö hattı artık “konuşulan” değil, “planlanan” bir proje olmalı.

Gelelim metro meselesine… Evet, Eskişehir için metro artık hayal olmaktan çıkmalı. Nüfus artıyor, araç sayısı artıyor, tramvay sistemi belli bir kapasitenin üzerinde zorlanıyor. Metro, şehir içi trafiğin yükünü büyük ölçüde azaltacak, toplu taşımayı güçlendirecek bir yatırım. Bugün başlanmazsa, yarın çok geç kalınmış olacak. İMO’nun “planlamaya hemen başlanmalı” çağrısı bu yüzden çok kıymetli.

Raporda sadece ulaşım konforu değil, can güvenliği de ön planda. Köprülerin, sanat yapılarının ve özellikle demiryolu geçişlerinin deprem riskine karşı güçlendirilmesi gerektiği vurgusu, göz ardı edilmemeli. Ulaşımı konuşurken güvenliği arka plana atamayız. Aynı şekilde Ulusal Egemenlik Bulvarı’ndaki kronik trafik sorunu için önerilen kavşak düzenlemeleri de bilimsel veriler ışığında değerlendirilmeli.

Bir başka önemli nokta da plansız ticari alan kararlarının trafik yükünü artırması. Şehir planlamasında yapılan her hata, eninde sonunda trafiğe, ulaşıma ve yaşam kalitesine olumsuz yansıyor. Bu nedenle ulaşım, imar ve ticaret kararları birbirinden bağımsız düşünülmemeli.

Özetle… İnşaat Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi’nin ortaya koyduğu bu 7 stratejik öneri, raflarda kalmamalı. Siyasi tartışmaların, günü kurtaran açıklamaların ötesinde, ortak akılla ele alınmalı. Eskişehir bunu hak ediyor. Ulaşım, bir kentin damar sistemidir. O damarlar tıkanırsa, şehir nefes alamaz. Bugün atılacak doğru adımlar, yarının Eskişehir’ini şekillendirecek.