Enerji tasarrufu bir yaşam biçimi olmalı

Her yıl ocak ayının ikinci haftasında Enerji Tasarrufu Haftası’nı hatırlıyoruz. Afişler asılıyor, kamu spotları yayınlanıyor, birkaç günlüğüne ışıkları kapatmanın, musluğu kısmının öneminden söz ediliyor. Peki sonra ne oluyor? Hafta bitiyor, alışkanlıklar aynı hızla geri dönüyor. Oysa enerji tasarrufu, takvimde işaretlenen bir haftadan çok daha fazlasını hak ediyor.

Enerji dediğimiz şey yalnızca faturalarımıza yansıyan bir rakam değil. Aynı zamanda doğal kaynaklar, çevre, iklim krizi ve gelecek kuşaklarla doğrudan ilgili bir mesele. Bir lambayı gereksiz yere açık bırakmak, sadece birkaç kuruşluk elektrik harcaması anlamına gelmiyor; kömürün, doğalgazın, suyun ve hatta havanın biraz daha kirlenmesi demek.

Türkiye gibi enerjide dışa bağımlı bir ülkede tasarrufun önemi çok daha büyük. Kullandığımız enerjinin önemli bir kısmını ithal ediyoruz. Yani evde açık kalan bir televizyon, ofiste boşa yanan bir floresan, aslında ülke ekonomisine de sessizce yük bindiriyor. Enerji tasarrufu, bireysel bir tercih olmanın ötesinde toplumsal bir sorumluluk haline geliyor.

Üstelik tasarruf, hayat kalitesinden vazgeçmek anlamına gelmiyor. Aksine daha bilinçli, daha düzenli bir yaşamın kapısını aralıyor. Gün ışığından daha fazla faydalanmak, verimli ampuller kullanmak, elektronik cihazları bekleme modunda bırakmamak, yalıtıma önem vermek… Bunların hiçbiri büyük fedakârlıklar gerektirmiyor. Küçük adımlar, birleştiğinde büyük bir etki yaratıyor.

Enerji Tasarrufu Haftası bize aslında bir ayna tutuyor: Ne kadarını gerçekten ihtiyaç için, ne kadarını alışkanlıktan tüketiyoruz? Bu soruyu kendimize dürüstçe sormadıkça, kampanyalar ve haftalar sadece temenniden ibaret kalıyor.

Belki de mesele, enerjiyi “tüketilen” bir şey olarak değil, “korunması gereken” bir değer olarak görmeye başlamakta yatıyor. Çünkü bugün tasarruf ettiğimiz her kilovat saat, yarın çocuklarımıza daha yaşanabilir bir dünya bırakma ihtimalini güçlendiriyor.

Enerji Tasarrufu Haftası vesilesiyle bir hafta değil, her gün biraz daha dikkatli olmayı deneyelim. Işığı kapatmak küçük bir hareket gibi görünebilir; ama karanlıkta kalan bir gelecek için atılmış en aydınlık adımlardan biridir.