ASAYİŞ

Dilan Geyik dosyasında şok: Her şeyi adım adım planlamış!

Dilan Geyik'in şüpheli vefatı, 450 saatlik kamera incelemesiyle aydınlatıldı. Kasıtlı eylemi planlayan şahıs, tutuklandıktan sonra cezaevinde yaşamına son verdi.

İzmir’in Buca ilçesinde 18 yaşındaki Dilan Geyik’in cansız bedeninin bulunmasıyla başlayan şüpheli vefat soruşturması, emniyet birimlerinin titiz çalışması sonucu korkunç bir gerçeği gün yüzüne çıkardı. İlk bakışta kişinin kendi yaşamına son vermesi gibi kurgulanan olayın, aslında soğukkanlılıkla planlanmış bir kasıtlı eylem senaryosu olduğu ortaya çıktı.

Olay Yeri Uzmanlarının Dikkati Planı Bozdu

12 Aralık 2025'te gelen bir ihbar üzerine eve giren ilgili birimler, genç kızı holdeki demire asılı halde buldu. Ancak İzmir İl Emniyet Müdürü Celal Sel’in talimatıyla kurulan özel ekip ve olay yeri inceleme uzmanları, bedenin duruş pozisyonu ile demirin konumu arasında bir uyumsuzluk fark etti. Bu fiziksel çelişki, dosyanın seyrini bir zorlamalı vefat soruşturmasına çevirdi.

450 Saatlik İz Sürümü: Teknoloji Yalanı Çürüttü

Soruşturma kapsamında mercek altına alınan maktulün erkek arkadaşı Mustafa Bingöl, ifadesinde olay günü binaya yalnızca bir kez gittiğini iddia ederek suçlamaları reddetti. Ancak özel ekip; 40 farklı güvenlik kamerası ve 15 PTS (Plaka Tanıma Sistemi) noktasından alınan tam 450 saatlik görüntüyü saniye saniye taradı. Yapılan teknik incelemede şu gerçeklere ulaşıldı:

  • Şüphelinin iddia ettiğinin aksine binaya 4 kez girip çıktığı tespit edildi.

  • Vahim olayın gerçekleştiği saat aralığında kendi dükkanında olduğunu söyleyen şahsın, aslında 1 saat boyunca maktulün bulunduğu evde olduğu saptandı.

  • Şahsın, olayın ardından Dilan’ın yakınlarını arayarak "ulaşamıyorum" dediği ve durumun başkaları tarafından fark edilmesini sağlayarak kendine masumiyet süsü vermeye çalıştığı anlaşıldı.

Kriminal Laboratuvarın Kesin Kanıtı: Sahte Mektup

Olay yerinde bulunan ve Dilan Geyik tarafından yazıldığı sanılan veda mektubu, İzmir Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı’nda el yazısı analizine tabi tutuldu. Yapılan inceleme sonucunda mektubun Dilan’a değil, bizzat Mustafa Bingöl’e ait olduğu kesinleşti. Yaşanan trajedinin senaryosu ise şu şekilde netleşti: Şüphelinin, bir pet şişe yardımıyla kapısını açtığı eve gizlice girdiği, genç kızın nefessiz kalmasına neden olduğu, ardından durumu gizlemek için sahte düzenek hazırladığı ve veda mektubunu bıraktığı delilleriyle kanıtlandı.

Şüpheli Şahıs Cezaevinde Hayatını Kaybetti

Toplanan somut delillerin ardından 20 Aralık’ta gözaltına alınan Mustafa Bingöl, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Ancak somut kanıtlarla köşeye sıkışan ve tutukluluk süreci başlayan şahsın, cezaevine girdikten iki gün sonra, 22 Aralık’ta tutulduğu yerde kendi yaşamına son verdiği bildirildi.