Resmî rakamlar bir ülkeyi anlatır ama çoğu zaman hayatı anlatmaz.
Türkiye ekonomisi
büyüyor, gayrisafi milli hasıla artıyor.
Fakat aynı dönemde vergi gelirleri, istihdam
kayıtları ve beyan edilen kazançlar aynı hızla artmıyor.
Bu fark, bir başka ekonominin,
görünmeyen bir ülkenin varlığını gösteriyor: kayıt dışı ekonomi.
Resmî tahminlere göre Türkiye’de kayıtdışı ekonomi GSMH’nin yüzde 25–30’u civarında.
Kağıt üzerinde makul bir oran gibi duruyor.
Ancak sahadaki gerçeklik çok farklı.
Bir berberin 4 bin lira gelir beyan edip 100bin liralık hayat sürmesi, bir kuyumcunun asgari
ücretle sigortalı görünüp günde yüz binlerce liralık altın alıp satması artık sıradan
örnekler.
Bu tablo, ekonominin neredeyse her alanında görülüyor: hizmetten inşaata,
tarımdan sağlığa kadar.
Türkiye’nin mali sisteminde sıkça rastlanan çelişki şu: gelir görünmüyor, ama varlık var.
Bankada para yok, ama yeni araba var; gelir beyanı düşük, ama gayrimenkul portföyü geniş.
Bu durum, kayıtdışı ekonominin artık yalnızca küçük esnafın değil, orta ve üst
gelir gruplarının da sistematik bir davranışına dönüştüğünü gösteriyor.
Devletin vergi
toplama kapasitesi zayıfladıkça, vatandaşın 'devletten saklama refleksi' güçleniyor.
Bir yanda dijitalleşmiş, POS cihazlarıyla ölçülen kayıtlı ekonomi; diğer yanda nakitle
dönen, faturasız alışverişlerle yaşayan bir ekonomi var.
Otomobil satışları rekor
kırarken, gelir beyanları yerinde sayıyor.
Bu, resmî istatistiklerle sokağın ritmi
arasındaki en net uyumsuzluk.
Türkiye bugün iki ayrı ekonomiyle yaşıyor: biri defterlerde, diğeri gerçek hayatta.
Biri
vergisini ödeyen, bordrolu çalışan, diğeri elden kazanan, beyan dışı yaşayan.
İki
ekonomi yan yana varlığını sürdürüyor; biri devletin gözetiminde, diğeri devletin görüş
alanının dışında.
Bu ikili yapı sürdükçe sadece bütçe dengesi değil, adalet duygusu da
bozuluyor.
Kayıtdışılıkla mücadele, vergi oranlarını artırmakla değil, kayıt kültürünü yeniden inşa
etmekle mümkün.
Şeffaf, dijital ama güven veren bir sistem kurulmadıkça insanlar
devlete değil, kendine güvenmeye devam edecek.
Gerçek ekonomik reform, iki
ekonomiyi tek potada eritmekten geçiyor.
Defterdekiyle hayattakini aynı satırda
buluşturma….
AZ DA SAĞLIK…
Tüm spor çeşitleri genel sağlığımızı olumlu etkiler…
En etkili ve sürdürülebilir olanı yürüyüştür…
Basitçe haftada toplam ~5 saat yeterlidir…
Tüm spor çeşitlerinde “daha fazlası, daha çok yarar” anlamına gelmez.
Saatlerce spor yapmanın ek bir faydası yoktur.
NE DEMİŞ?…
“Komünistlerin teorisi tek bir cümlede toplanabilir: Özel mülkiyetin lağvedilmesi.”
-Karl Heinrich Marx