Chp siyaseti artık rakı masasında değil, mezar başında yapılıyor.
CHP’nin genel başkanı Özgür Özel, merhum Kamer Genç’in kabri başında kadeh kaldırırken, “vasiyet” diye bir şey uydurmaya çalışmışlar ama yalan çabuk ortaya çıkmış.
Vasiyetmiş…
Tabii ya, adam mezarına rakı şişesiyle gömülmeyi vasiyet etmiş, değil mi?
Klasik CHP fantezisi: hem laiklik nutku çekeceksin, hem de ölünün başında içki sofrası kurup “özgürlük” diyeceksin.
Mezarda rakı içmek özgürlük değil, olsa olsa ağır bir saygısızlık ve neyin kafası olduğunu kimsenin anlamadığı bir ucuz şovdur.
Ama CHP’de ucuz şovun kitabını yazmışlar, kabul edelim.
Sonra ne mi olmuş?
Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan CHP’den istifa edince, Özel’in mesaj kutusu küfür fabrikasına dönmüş. “Hırsız, şerefsiz, seni doğuran ana senden utanır”…
Liste uzar gider.
Belediye başkanının ailesine, anasına-babasına sirayet eden ağır küfürler…
Bunlar aynı adamlar ki, birileri kendilerine “istifa et” dediğinde “millet iradesine ihanet” diye ağlarlar.
Ama başkası partiden ayrılınca küfürbazlık level 999.
İçerideki koltuk sevdası o kadar büyük ki, küfür etmekten elleri yoruluyor. Tehdit mi?
İstanbul’da AK Parti/MHP ilçe başkan yardımcıları “başkanımızı tehdit etti” diye ağlıyorlar ama hâlâ tek bir isim veremiyorlar…
Veremezler tabii, çünkü yalanın da bir adabı var.
İsimsiz tehdit, CHP’nin yeni icadı: “Bizi tehdit ettiler ama kim olduğunu söylemeyeceğiz, gizemli kalalım.”..
Manavgat meselesi ayrı bir komedi.
32 saatlik video neymiş? Bilmiyoruz, çünkü muhtemelen yine bir “skandal” paketiymiş ama detay vermeye tenezzül etmemişler.
Yine yalan…
Zaten CHP’nin siyaset tarzı bu: yarım yamalak iddialar, bolca ima, sıfır delil…
Sonra da “neden açıklamıyorsunuz?” diye sorunca “derin devlet” diye başlarlar ağlamaya…
Klasik…
Deprem bölgesine gelince…
Ah be Özgür Bey, o meşhur konuşmanızda okuduğunuz liste hâlâ aklımda: 50 çöp konteyneri, kilit taşı, minibüs, cami temizleme aracı…
Yıkılmış şehirlerin ortasında “biz 110 çöp konteyneri gönderdik” diye övünmek!
Helal olsun….
455 bin konut yapan hükümete laf atarken, sizin icraatınız çöp toplama kutusu.
Depremzedeler “ev istiyoruz” diye ağlarken siz “çöp konteynerimiz var” diye hava atıyorsunuz.
İnsaf yani, bu nasıl bir muhalefet anlayışı? …
Ve tabii Silivri ‘de mukim suflör Ekrem İmamoğlu…
“CHP’yi bitiriyoruz” projesinin baş mimarı…
Özel’le beraber partiyi küfürbazlık yarışına, mezar başı rakı partilerine, isimsiz tehdit edebiyatına çevirdiler.
Eskiden CHP’nin en azından bir “devlet partisi” havası vardı; şimdi bakıyorsunuz, sokak kabadayısı gibi küfürleşen, rakıyı mezarda içen, çöp konteyneriyle övünen bir garabet.
Özetle: CHP’nin bugünkü hali, “mezarda rakı içen” bir muhalefet partisi.
Ne vaatleri tutarlı, ne üslupları düzgün, ne de icraatları ciddiye alınır.
Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu ikilisiyle CHP’yi bitiriyorlar demişler ya… Doğru.
Bitiriyorlar da, yavaş yavaş, rezil ederek, komik durumlara düşürerek, çöp konteyneriyle övünerek bitiriyorlar.
Milletin aklına ziyan.
Ama ne diyelim, siyaset bu: bazen rakı mezarda içilir, bazen küfür aileye sirayet eder, bazen de muhalefet çöpten oy devşirir.
Allah akıl fikir versin…
AZ DA SAĞLIK…
Koku, hafıza ile güçlü bir bağlantıya sahiptir çünkü beynin koku alma sistemi, öğrenme ve duygulardan sorumlu bölgelerle doğrudan bağlantılıdır.
Uyku sırasında gül, portakal veya lavanta gibi tabii kokuları soluyan yaşlı yetişkinlerin hafıza ve öğrenme testlerinde %226'lık bir iyileşme yaşadığı gösterildi. Bulgular, uyku sırasında koku uyarımının ilaç beyin plastisitesini artırabileceğini gösteriyor…
NE DEMİŞ?…
“Hakkı gel sırrını eyleme zahir,
Olmak ister isen bu yolda mahir, Harabat ehlini hor görme Zakir, Defineye malik viraneler var..."
-Erzurumlu İbrahim Hakkı