Geçen gün arkadaşımla kahve içerken sadece iki dakika yeni bir elbise almaktan bahsettik. Masadan kalktım, telefonumu elime aldım ve ne göreyim? Sosyal medya akışım boy boy elbise ilanlarıyla dolu! Sanki telefonum masada üçüncü bir kişiymiş gibi sohbete dahil olmuş.
Siz de yaşıyorsunuz, biliyorum. Hepimiz "Yok canım, tesadüftür" aşamasını geçtik. Artık uzmanlar da açık açık söylüyor: Evet, dijital ayak izlerimizi takip ediyorlar ve evet, uygulamalara verdiğimiz izinlerle onlara kulak misafiri olma şansı tanıyoruz.
Evimizin kapısını nasıl kilitliyorsak, cebimizdeki bu "akıllı" kutuların kapılarını da biraz aralamamız gerekiyor. Uzmanlar uyarıyor; "Gerekli ayarları yapın" diyorlar. Peki, nedir bu gizemli ayarlar? Aslında her şey o kadar da karmaşık değil.
Eğer siz de "Ruhum duymazken reklamlar önüme düşmesin" diyorsanız, şu üç basit adımı hemen şimdi yapabilirsiniz:
Mikrofon İzinlerine "Dur" Deyin: Telefonunuzun ayarlar kısmından "Gizlilik" sekmesine gidin. Orada mikrofonu kullanan uygulamaların listesini göreceksiniz. Bir el feneri uygulamasının veya bir fotoğraf düzenleyicinin sizin sesinizi duymasına gerçekten gerek var mı? Gereksiz gördüklerinizi hemen kapatın.
Reklam Takibini Sınırlayın: Ayarlarda "Reklamlar" veya "Takip Etme" diye bir bölüm var. Orada uygulamaların sizi takip etmesini engelleyen seçeneği aktif hale getirin. Bırakın neyi sevdiğinizi tahmin etmeye çalışmasınlar.
Konum Paylaşımını Sorgulayın: Bir yemek tarifi uygulamasının o an tam olarak hangi sokakta olduğunuzu bilmesine gerek yok. Konum izinlerini "Sadece uygulama kullanılırken" şeklinde güncelleyin.
İnternet muazzam bir kütüphane, harika bir eğlence alanı ama aynı zamanda dev bir veri pazarı. Bizler bu pazarın sadece müşterisi değil, maalesef bazen "ürünü" haline geliyoruz. Uzmanların "dinleniyoruz" uyarısı bizi korkutmasın ama uyandırsın.
Biraz dijital temizlik, biraz da bilinçli kullanım... Hepsi bu. Dijital kapınızı kapatın ki içeriye sadece davet ettikleriniz girebilsin.