Şehrin kaderi bazen büyük projelerle değil, küçük ama samimi adımlarla değişir. Kurtuluş Mahallesi’nde başlatılan “Örnek Cadde” hareketi tam da böyle bir işin ürünü. Büyük bütçeler, dev yatırımlar, uzun uzun anlatılan vizyon belgeleri yok belki ama işin özünde çok daha kıymetli bir şey var: birlikte hareket etme iradesi.
Odunpazarı Belediyesi’nin öncülüğünde, Kent Konseyi ve mahalle meclisinin işin içine dahil olması aslında uzun zamandır özlediğimiz bir tabloyu ortaya koyuyor. Yerel yönetim tek başına bir şeyleri dayatan değil, vatandaşla birlikte üreten bir yapıya büründüğünde ortaya çıkan sonuç çok daha kalıcı oluyor. Vatan Caddesi’nde yapılan temizlik etkinliği de bunun somut bir örneği.
Bir belediye başkanının eline çöp poşetini alıp çocuklarla birlikte cadde temizlemesi, klasik bir “etkinlik görüntüsü” olarak da okunabilir. Ama meseleye biraz daha derin bakınca bu görüntünün sembolik bir anlam taşıdığını görmek zor değil. Çünkü burada verilen mesaj açık: “Bu şehir sadece belediyenin değil, hepimizin.”
Aslında yıllardır konuştuğumuz ama bir türlü tam anlamıyla hayata geçiremediğimiz bir gerçek bu. Çevre temizliği, kent estetiği, düzenli sokaklar… Bunların hiçbiri sadece belediyenin yapacağı işlerle sürdürülebilir değil. Vatandaşın, esnafın, öğrencinin, yani o sokağı kullanan herkesin bu sürecin parçası olması gerekiyor.
“Örnek Cadde” hareketinin en önemli tarafı da tam olarak burada başlıyor. Çünkü bu proje sadece bir temizlik çalışması değil; bir davranış değişikliği hedefliyor. Esnafın dükkânının önünü sahiplenmesi, vatandaşın çöp saatlerine dikkat etmesi, çocukların küçük yaşta çevre bilinci kazanması… Bunlar uzun vadede bir mahallenin kimliğini değiştirecek unsurlar.
Daha önce Akarbaşı Mahallesi’nde uygulanan “model sokak” örneğinden ilham alınması da önemli. Demek ki şehirde iyi çalışan bir model var ve bu model farklı mahallelere yayılmak isteniyor. Eğer Kurtuluş Mahallesi’nde bu iş başarıya ulaşırsa, neden Eskişehir’in diğer mahallelerinde de benzer adımlar atılmasın?
Burada asıl kritik nokta sürdürülebilirlik. Bir gün yapılan temizlik etkinliğiyle sokaklar elbette tertemiz olur. Ama mesele o temizliği koruyabilmekte. İşte tam bu noktada proje, vatandaşın günlük hayatına dokunabildiği ölçüde başarılı olacak. Yani bu iş sadece bir gün sahaya inmekle değil, o bilinci kalıcı hale getirmekle anlam kazanacak.
Bir diğer önemli detay da çocukların bu sürece dahil edilmesi. Çünkü şehir kültürü dediğimiz şey, biraz da nesilden nesile aktarılan alışkanlıklarla oluşur. Bugün çöp toplamaya katılan bir çocuk, yarın yere çöp atmayan bir yetişkin olur. Belki de bu işin en değerli çıktısı tam olarak budur.
Sonuç olarak “Örnek Cadde” hareketi, küçük gibi görünen ama doğru uygulanırsa büyük etkiler yaratabilecek bir adım. Şehirleri güzelleştiren sadece asfalt, kaldırım ya da bina değil; o şehirde yaşayan insanların davranışlarıdır. Eğer bu davranışlar değişmeye başlarsa, gerisi zaten kendiliğinden gelir.
Şimdi asıl soru şu: Bu hareket Kurtuluş Mahallesi ile sınırlı mı kalacak, yoksa tüm şehre yayılan bir dönüşümün başlangıcı mı olacak? Cevap aslında çok net. Bu işin ne kadar büyüyeceğini yine bizler belirleyeceğiz.