Atlantik Okyanusu’nun batısında, Bermuda, Miami ve Porto Riko arasında kalan bölgeye “Bermuda Şeytan Üçgeni” adı veriliyor. Bu bölge, 20. yüzyılın ortalarından itibaren gizemli kaybolma olaylarıyla dünya gündemine oturdu. Uçaklar, gemiler ve denizaltılar bu bölgeden geçerken hiçbir iz bırakmadan ortadan kayboldu — en ünlü vakalardan biri, 1945’te kaybolan 19. filo (Flight 19) adlı ABD donanma filosuydu.
Ancak, araştırmalar ilerledikçe bu gizemin bilimsel açıklamaları da ortaya çıktı. ABD Sahil Güvenliği ve Lloyd’s of London gibi kurumlar, bölgede diğer deniz alanlarına göre daha fazla kayıp olmadığını açıkladı. Bilim insanları, kaybolmaların büyük bölümünü şu nedenlerle açıklıyor:
Manyetik sapma: Bölge, Dünya’nın manyetik kuzeyiyle coğrafi kuzeyin çakıştığı nadir yerlerden biri. Bu durum pusulalarda yön sapmasına yol açabiliyor.
Ani hava değişimleri ve güçlü fırtınalar: Tropikal iklimde aniden gelişen kasırgalar, hem uçak hem de gemiler için ölümcül olabiliyor.
Metan gazı kabarcıkları: Okyanus tabanındaki metan hidratların çözülmesiyle yüzeye çıkan gaz, suyun kaldırma kuvvetini azaltarak gemilerin batmasına neden olabiliyor.
İnsan hataları: Yoğun deniz trafiği ve karmaşık hava koşulları, navigasyon hatalarını artırıyor.
Tüm bu açıklamalara rağmen, bazı araştırmacılar ve meraklılar hâlâ elektromanyetik anomaliler, uzay-zaman bozulmaları ya da dünya dışı varlıkların etkisi gibi teorileri gündemde tutuyor.
Bugün Bermuda Şeytan Üçgeni hâlâ hem bilimsel araştırmalara hem de popüler kültüre ilham veriyor. Romanlardan belgesellere, video oyunlarından komplo teorilerine kadar uzanan geniş bir etki alanına sahip.
Sonuç olarak, Bermuda Şeytan Üçgeni’nin “şeytani” gizemi büyük ölçüde çözülmüş olsa da, insanların bilinmeyene olan merakı sayesinde bu efsane yaşamaya devam ediyor.