Eskişehir’in meselesi söz konusu olduğunda adres bazen Odunpazarı olur, bazen Tepebaşı, bazen de Büyükşehir. Ama bazı konular vardır ki çözümün yolu Ankara’dan geçer. İşte son günlerde gördüğümüz tablo tam olarak bu: Eskişehir için Ankara’da kapılar çalınıyor, temaslar kuruluyor, dosyalar açılıyor, istişareler yapılıyor. Açık söylemek gerekirse; kim yaparsa yapsın, hangi partiden olursa olsun, Eskişehir adına atılan her adım kıymetlidir.
TBMM Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Başkanı ve AK Parti Eskişehir Milletvekili Prof. Dr. Ayşen Gürcan’ın Ankara’daki temasları bu anlamda dikkat çekici. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleştirilen AK Parti Grup Toplantısı’na Mihalgazili kadınların güçlü katılımıyla iştirak edilmesi sembolik bir görüntü değil; bu şehirden Ankara’ya uzanan bir iradenin göstergesidir.
Ancak asıl önemli olan, TBMM’de Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile yapılan görüşme. Görüşmede AK Parti Milletvekilleri Fatih Dönmez, Prof. Dr. Ayşen Gürcan, Nebi Hatipoğlu ile İl Başkanı Gürhan Albayrak yer aldı. Eskişehir’in üretim kapasitesini güçlendirecek çalışmaların, teknoloji ve sanayi vizyonunun masaya yatırılması azımsanacak bir başlık değil. Eskişehir sanayi şehridir. Organize sanayi bölgeleriyle, raylı sistemler üretimiyle, havacılık ve savunma sanayii altyapısıyla Türkiye’de özel bir yere sahiptir. Bu potansiyelin Ankara nezdinde güçlü şekilde anlatılması, takip edilmesi ve desteklenmesi gerekiyor. Eğer bu görüşmeler şehrin üretim gücüne katkı sağlayacaksa, kazanan Eskişehir olacaktır.
Öte yandan Vakıflar Genel Müdürü ile yapılan görüşmeler de önemli. Eskişehir yalnızca sanayi kenti değil; aynı zamanda tarihi ve kültürel mirası olan bir şehir. Vakıf eserlerinin restorasyonu, kültürel projelerin güçlendirilmesi ve sosyal yardımlaşma faaliyetlerinin desteklenmesi doğrudan bu şehrin kimliğine dokunan meselelerdir.
Ankara temaslarının bir diğer ayağında ise Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce var. Ünlüce’nin Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi kapsamında gerçekleştirdiği görüşmeler, yerel yönetimlerin uluslararası alanda kurduğu ilişkiler açısından önemli. Şehirler artık yalnızca kendi sınırları içinde yönetilmiyor; deneyim paylaşımı, demokratik katılım ve şehirler arası iş birliği giderek daha fazla önem kazanıyor. Bu tür temaslar, Eskişehir’in vizyonunu uluslararası platforma taşıma çabasıdır.
CHP Genel Merkezi’nde yapılan görüşmeler de yerel yönetimlerin ihtiyaçlarının ve şehirlerin sorunlarının genel merkez düzeyinde dile getirilmesi açısından değerlidir. Yerel ile genel arasındaki bağ ne kadar güçlü olursa, şehirlerin eli o kadar kuvvetli olur.
Bütün bu tabloya yukarıdan baktığımızda şunu görüyoruz: Farklı siyasi partilerden isimler, farklı kulvarlarda ama aynı şehir için Ankara’da temaslarda bulunuyor. İşte olması gereken tam da bu.
Eskişehir’in ulaşım yatırımı mı var? Ankara’da takip edilecek. Sanayi yatırımı mı var? Ankara’da anlatılacak. Kültürel miras mı korunacak? Ankara’da destek aranacak. Uluslararası iş birlikleri mi geliştirilecek? Ankara’da zemin hazırlanacak.
Siyaseti rekabet alanı olarak görmek normaldir. Ancak konu Eskişehir olduğunda, rekabet yerini dayanışmaya bırakabilmelidir. Bu şehir yıllardır uzlaşma kültürüyle, birlikte üretme anlayışıyla öne çıktı. Ankara temasları da bu anlayışın bir parçası olmalı.
Ben şuna inanıyorum: Ankara’da yapılan her samimi görüşme, doğru hazırlanmış her dosya, ısrarla takip edilen her proje bu şehrin hanesine artı olarak yazılır. Elbette vatandaş sonuç görmek ister. Somut yatırımlar, hızlanan projeler, çözülen sorunlar görmek ister. Temasların değeri de zaten burada ortaya çıkar.
Bugün AK Parti kanadından yapılan görüşmeler de, Büyükşehir Belediyesi’nin ulusal ve uluslararası temasları da eğer Eskişehir’in yarınını güçlendirecekse alkışı hak eder.
Bu nedenle parti ayrımı yapmadan, Eskişehir’in gelişmesi için Ankara’da mesai harcayan, kapı çalan, proje anlatan, destek arayan herkese teşekkür etmek gerekiyor. Çünkü mesele rozet değil, mesele Eskişehir.
Ve bu şehir, ortak akılla büyümeye devam edecekse; Ankara’nın kapısı daha çok çalınmalı.