Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı, Milli Uzay Programı kapsamında Eskişehir Anadolu Üniversitesi’nde düzenlenen söyleşide öğrencilerle bir araya geldi. İnsanlı ilk uzay misyonunun sadece sembolik bir adım olmadığını vurgulayan Gezeravcı, gerçekleştirilen 13 özgün deneyin uluslararası bilim dünyası tarafından yakından takip edildiğini belirtti. 2027 yılında Ay’a yapılacak seyahat için hazırlıkların sürdüğünü ifade eden usta astronot, yerli ve milli hibrit motor teknolojisiyle uzay tarihine geçmeyi hedeflediklerini açıkladı.
Gençlere İlham ve Önyargıların Yıkılması
Eskişehir Anadolu Üniversitesi’ndeki söyleşide gençlerin yoğun ilgisiyle karşılaşan Alper Gezeravcı, gerçekleştirilen uzay görevinin merkezinde Türk gençliğinin yer aldığını hatırlattı. Bu misyonun, toplumun zihninde yıllardır yer eden "yapılamaz" önyargısını kırdığını belirten Gezeravcı, "Görünürde bir Türk vatandaşı bu görevde yer almış olsa da, işin özünde siz genç kardeşlerimiz vardınız. Devlet iradesi olduğu sürece en zorlu işlerin başarılabileceğini kanıtlamış olduk," diyerek gençlere özgüven aşıladı. Gezeravcı, Türkiye'nin jeopolitik gücünü bilimsel arenada da perçinlediğini vurguladı.
2027 Ay Misyonu ve Yerli Hibrit Motor Teknolojisi
Gelecek hedeflere dair stratejik bilgiler paylaşan Gezeravcı, TÜRKSAT 6A başarısını 2027’nin ilk yarısında Ay’a yapılacak yolculukla taçlandırmak istediklerini duyurdu. Ay’a gidecek uzay aracının motorunun Delta V firması tarafından %100 yerli ve milli imkanlarla geliştirildiğini belirten astronot, şu detayları paylaştı: "Bu motor sıvı oksijen ve parafin kullanıyor. Eğer bu teknolojiyle Ay’a erişebilirsek, hibrit motoru ticari bir ürün haline getirerek uzay tarihçesine kazandıracağız. 2027’de önce sert iniş, ardından elde edilen verilerle yumuşak iniş gerçekleştirmeyi hedefliyoruz."
Uluslararası Bilim Dünyasının Takibindeki 13 Deney
Uzay istasyonunda gerçekleştirilen 13 deneyin bilimsel değerine dikkat çeken Gezeravcı, bu çalışmaların Ay ve Mars misyonları için kritik öneme sahip olduğunu ifade etti. Türk bilim insanlarının emeği olan deneylerin; yaşam destek ünitelerinden genetik araştırmalara kadar geniş bir yelpazeyi kapsadığını belirten Gezeravcı, "NASA tarafından dahi müthiş derecede sorgulanan bu deneylerin sonuçları, halen uluslararası uzay ajansları tarafından ilgiyle takip ediliyor. Bu çalışmalar sadece bizim için değil, insanlığın uzaydaki varlığına ışık tutacak niteliktedir," dedi.