ESKİŞEHİR

Ahmet Ataç'tan Alpu Esence Maden Projesine karşı net mesaj

Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, Alpu'da yapılması planlanan Esence Altın-Gümüş Madeni Projesine karşı düzenlenen halk buluşmasında vahşi madenciliğe tepki gösterdi.

Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, Alpu ilçesinde hayata geçirilmesi planlanan Esence Altın-Gümüş Madeni Projesi’ne karşı gerçekleştirilen bilgilendirme toplantısında bölge halkıyla bir araya geldi. Doğayı, su kaynaklarını ve verimli tarım arazilerini tehdit eden uygulamalara karşı çıkan Başkan Ataç, çocukların geleceğini korumak adına kararlı bir mücadele yürüteceklerini ifade etti.

Bilgilendirme Toplantısına Yoğun Katılım

Alpulu vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği halk buluşmasına, Eskişehir Doğa ve Yaşam Platformu temsilcileri de katılım sağladı. Projenin bölgedeki tarımsal üretime, hayvancılık faaliyetlerine, yeraltı ile yerüstü su kaynaklarına ve genel ekolojik yapıya yönelik oluşturduğu risklerin ele alındığı toplantıda ortak hareket etme çağrısı yapıldı. Hafta sonu gerçekleştirilen bu buluşmada söz alan Başkan Ataç, yürütülen sürecin herhangi bir kişisel menfaat barındırmadığını, tek amacın toprağı, suyu ve geleceği korumak olduğunu dile getirdi.

"Madenciliğe Değil Vahşi Madenciliğe Karşıyız"

Doğal kaynakların bilimsel yöntemlerle, kamu yararı gözetilerek ve çevresel değerler korunarak işletilebileceğini ifade eden Başkan Ahmet Ataç, asıl karşı durulan noktanın insan yaşamını ve doğayı hiçe sayan vahşi madencilik anlayışı olduğunu vurguladı. Toprağı zehirleyen, su kaynaklarını tüketen ve tarımsal üretimi tamamen bitiren projelere sessiz kalamayacaklarını belirten Ataç, verimli tarım arazilerinin geri dönülemez şekilde tahrip edilmesinin önüne geçilmesi gerektiğini aktardı.

Tarımsal Üretimin Devamlılığı ve Alpu Ovası Vurgusu

Alpu'nun geleceğinin tarım ve hayvancılıkta saklı olduğunu kaydeden Tepebaşı Belediye Başkanı, maden şirketlerinin izlediği stratejilere değindi. Şirketlerin bölgedeki tarlaları satın alarak üreticileri kendi topraklarından kopardığını ve asgari ücretle çalışmaya mecbur bıraktığını ifade eden Ataç, toprakların korunması durumunda ilçenin tarımsal kalkınmasının çok daha ileri seviyelere ulaşacağını söyledi. Alpu Ovası’nın "Büyük Ova" koruma statüsünde bulunduğunu hatırlatan Ataç, bu alanlarda üretimin desteklenmesi ve ekolojik yapının muhafaza edilmesi gerektiğinin altını çizdi.

Geçmiş dönemde Alpu Ovası'nda kurulması planlanan termik santral projesine karşı da bölge halkı, çiftçiler ve yerel yönetimler tarafından örgütlü bir halk mücadelesi yürütülmüştü. Çiftçilerin traktörleriyle destek verdiği o süreç, yeraltı ve yerüstü su kaynaklarını korumak adına açılan hukuk davasının kazanılması ve projenin tamamen durdurulmasıyla sonuçlanmıştı.

Esence Maden Projesine karşı verilen mücadelenin herhangi bir siyasi parti, kurum veya kişi meselesi olmadığını, doğrudan bir yaşam hakkı savunması olduğunu belirten Başkan Ahmet Ataç, gelecek nesillere kurumuş su kaynakları ve zehirlenmiş topraklar bırakmamak adına hep birlikte hareket edilmesi gerektiğini vurguladı. Birlikte mücadele edildiği takdirde başarıya ulaşılacağını söyleyen Ataç, çocukların geleceği için yaşam alanlarını savunmayı sürdüreceklerini ifade ederek sözlerini tamamladı.