10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü kapsamında, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcısı Üzeyir Karakülah ile bir araya geldik. Hem günümüzü kutladı hem de geçtiğimiz yıl sözünü verdiği Basın İletişim Ofisi’nin açılışını gerçekleştirdi. Bu detay bile, yargı ile basın arasındaki sağlıklı iletişimin ne kadar önemsendiğinin somut bir göstergesiydi.
Ama asıl önemli olan, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ortaya koyduğu tabloydu. Çünkü adliyede anlatılanlar, sadece istatistiklerden ibaret değildi. Her bir rakamın arkasında ciddi bir emek, yoğun bir mesai ve kamu yararını önceleyen bir yaklaşım vardı.
Önce büyük resme bakalım. 2025 yılında Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı’na kaydedilen 64 bin 76 dosyanın 63 bin 219’u karara bağlandı. Dosya temizleme oranı yüzde 98,66. Bu oran, sadece bir başarı grafiği değil; adaletin makul sürede tecelli etmesi adına verilen mücadelenin göstergesi. 2024’te yüzde 94,77 olan bu oranın bir yıl içinde bu seviyeye çıkması, sistemli ve kararlı bir çalışmanın sonucu.
Elbette her dosya aynı değil. Terör ve örgütlü suçlardan, bilişim suçlarına; aile içi şiddetten çocuk suçlarına kadar son derece hassas alanlar var. Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu’nun verileri bile başlı başına dikkat çekici. Gözaltı sayılarındaki düşüş, buna karşın adli kontrol ve tutuklama kararlarındaki denge, güvenlik ile hukuk arasındaki hassas çizginin titizlikle korunduğunu gösteriyor.
Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddet Suçları Soruşturma Bürosu’nda ise nicelikten çok nitelik öne çıkıyor. 2025 yılında, soruşturmaya kaydedilen dosya sayısından daha fazla dosyanın karara bağlanmış olması tesadüf değil. 6284 sayılı Kanun kapsamında verilen koruma tedbirlerinin yanı sıra, koordinasyon kurulu toplantılarıyla hâkimlerin, savcıların, kolluk kuvvetlerinin ve sivil toplumun bir araya gelmesi; bu mücadelenin sadece adliye duvarları içinde bırakılmadığını ortaya koyuyor.
Çocuklar meselesi ise belki de en hassas başlık. Çocuk Suçları Soruşturma Bürosu’nun yürüttüğü çalışmalar, “önce çocuk” anlayışının somut karşılığı. Çocuk İzlem Merkezi’nde vaka sayılarındaki düşüş, çocukların örselenmeden, uzman eşliğinde ifadelerinin alınması ve süreçlerin hızlandırılması; geleceğe dair umut veren gelişmeler. Çünkü adalet, çocuk söz konusu olduğunda daha da hassas olmak zorunda.
Uyuşturucuyla mücadelede ise tablo net: Kararlı, çok yönlü ve koordinasyon içinde yürütülen bir mücadele. TCK 188 kapsamında imal ve ticarete yönelik operasyonlar, TCK 191 kapsamında ise bağımlılıkla mücadele ve denetim süreci birlikte ele alınıyor. Sadece yakalamak değil, önlemek ve rehabilite etmek de hedefleniyor. Bu nedenle yıl içinde yapılan kurumlar arası toplantılar, mücadelenin sürekliliğini sağlıyor.
Bilişim suçları da çağımızın gerçeği. Binlerce dosyanın kayda alındığı bu alanda, karara bağlanan dosya sayıları ciddi bir iş yüküne işaret ediyor. Dijital dünyanın karanlık tarafıyla mücadele ederken, hukukun güncel tutulması ve uzmanlık gerektiren bir alanın etkin şekilde yönetilmesi büyük önem taşıyor.
Ancak Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı’nı farklı kılan noktalardan biri de denetimli serbestlik alanındaki çalışmalar. Elektronik kelepçeden ev hapsine, mağdura yaklaşmama kararlarından denetimli serbestlik uygulamalarına kadar geniş bir yelpaze var. Burada amaç sadece cezalandırmak değil; toplumu korurken bireyi de yeniden kazandırmak.
Bu noktada Ferah Bahçe Projesi özel bir parantezi hak ediyor. Tepebaşı Gökçekısık Mahallesi’nde kurulan bu bahçede, yükümlüler hem üretime katılıyor hem de rehabilite ediliyor. 13 dönümlük alanda dikilen 250 aşılı meyve fidanı, yetiştirilen tonlarca sebze… Üstelik bu ürünler ihtiyaç sahiplerine, aşevlerine, Kızılay’a, sevgi evlerine ulaştırılıyor. Yani adalet, toprağa dokunarak, üretime dönüşerek topluma geri veriliyor. 80 yükümlünün bu süreçte yer alması, adaletin sadece dosyalardan ibaret olmadığını gösteren en güzel örneklerden biri.
Mesleki eğitimler, İŞKUR işbirliğiyle sağlanan hibeler, OSB’de istihdam edilen eski hükümlüler… Bunların her biri, “suçtan uzak bir gelecek” için atılmış somut adımlar. Adalet, bazen bir mahkeme salonunda, bazen de bir domates fidesinin başında tecelli ediyor.
Son olarak İnönü Adliyesi’nin faaliyete geçmesi… Vatandaşın adalete erişimini kolaylaştıran, yargılamaların hızlanmasına katkı sunan bu adım da 2026’ya güçlü bir başlangıç oldu.
Özetle şunu rahatlıkla söyleyebiliriz: Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı’nda rakamların arkasında ciddi bir emek, planlı bir çalışma ve insan odaklı bir anlayış var. Bir gazeteci olarak bunu görmek, not etmek ve kamuoyuyla paylaşmak da bizim sorumluluğumuz. Çünkü iyi yapılan işi anlatmak da gazeteciliğin önemli bir parçası.