40 yıllık bir başarı hikayesi

Eskişehir, yıllardır sadece sanayisiyle değil, yetiştirdiği mühendisleri, ürettiği teknolojiler ve ülkeye kazandırdığı markalarıyla da adından söz ettiriyor. Bu markalardan biri ise hiç kuşkusuz Savronik. Tam 40 yıldır faaliyet gösteren şirket, bugün yalnızca Eskişehir'in değil, Türkiye'nin gurur duyduğu teknoloji firmalarından biri konumunda.

Bir şirket için 40 yılı geride bırakmak kolay değildir. Ekonomik krizler yaşanır, sektörler değişir, teknoloji sürekli yenilenir. Bütün bu değişimlere ayak uydurabilmek ise güçlü bir vizyon ve sağlam bir kurumsal yapı gerektirir. Savronik, geçen dört on yılda bunu başaran ender şirketlerden biri oldu.

Bugün Türkiye savunma sanayisinde önemli bir noktadaysa, bunda Savronik gibi firmaların payı büyük. Kamuoyunda çoğu zaman ön planda görünmeseler de, kritik projelerin arkasında onların imzası bulunuyor. Sessiz ama etkili bir başarı hikâyesi yazıyorlar.

Özellikle ANKA'nın elektronik sistemleri ve yer kontrol sistemlerinde üstlendikleri görev, aslında şirketin ulaştığı mühendislik seviyesini açıkça ortaya koyuyor. Bunun yanında haberleşme sistemlerinden raylı sistem teknolojilerine kadar birçok alanda geliştirdikleri çözümler, Savronik'in sadece savunma sanayisinin değil, yüksek teknolojinin de önemli oyuncularından biri olduğunu gösteriyor.

Daha da önemlisi, bu başarı hikâyesinin merkezi Eskişehir. Yıllardır "Anadolu'dan dünya çapında teknoloji çıkar mı?" sorusunun en güzel cevaplarından biri Savronik oldu. Eskişehir'in bilgi birikimi, nitelikli insan kaynağı ve üretim kültürü, bu markanın büyümesinde en önemli etkenlerden biri oldu.

40. yıl kutlamalarında çalışanların ve ailelerinin de bu coşkuya ortak edilmesi oldukça anlamlıydı. Çünkü başarı yalnızca yönetim katlarında alınan kararlarla gelmiyor. Laboratuvarlarda çalışan mühendislerin, üretim hattındaki teknisyenlerin, yıllarını bu kuruma veren emekçilerin alın teriyle büyüyor. O başarının görünmeyen kahramanları da en az ortaya çıkan ürünler kadar alkışı hak ediyor.

Savronik'in hikâyesi, aynı zamanda yerli sermayenin, yerli mühendisliğin ve uzun vadeli düşünmenin başarıya dönüşebileceğinin de somut bir örneği. Bugün Türkiye'nin stratejik projelerinde görev alan bir şirket olabilmek, yıllar boyunca verilen emeğin ve doğru yatırımların karşılığıdır.

Eskişehir'in böyle değerlerine sahip çıkması gerekiyor. Çünkü bu şehir sadece üreten değil, teknoloji geliştiren bir şehir. Savronik gibi firmalar da bunun en güçlü kanıtı. Nice şirketler kuruluyor, nice şirketler kapanıyor. Ama geride iz bırakanlar, ülkesine değer katanlar ve geleceğe yatırım yapanlar her zaman farklı bir yerde duruyor.

Savronik'i 40. yılında kutluyorum. Dilerim önümüzdeki yıllarda da Eskişehir'den doğan bu mühendislik gücü, Türkiye'nin teknolojik bağımsızlığına katkı sunmaya, yeni başarı hikâyeleri yazmaya devam eder.