10.05.2017, 10:29

Televizyonda Evlilik

Kimse izlemiyor, herkes eleştiriyor ama en çok izlenme rekorlarını onlar kırıyor. Evlilik programları bu çelişkiler içinde varlıklarını sürdürüyor. İnsanların aylarca hatta yıllarca birbirini tanıyıp verebildiği kararı hatta veremediği evlilik kararı paravanlı bir ilk görüş, “elektrik alma” ve çay içerek verilebiliyor bu platformlarda. Gerçi herkesin az çok malumu programların seyri. Şeklinden ziyade oyuncu ajanslarından gelen adaylar, manevi değerlerden ziyade maddi beklentilerin ön plana çıkması hem gerçekçiliğini hem de evliliğe toplumsal bakış açısının zarar görmesine neden olmakta. Toplumsal bakış açısının zarar görmesinin bir nedeni ise gerçeklik ilüzyonu içinde anormal ilişki yapılarını normal olarak gösterilmesi.
Pembe dizi tadındaki ilişkilerin kahramanları hayran kitleleri elde ederken ilişkilerle ilgili bir sürü bilgi kirliliğinin evlerin içine sokulmasına vesile olmakta. Cinsiyetçilik de bu programların ana damarlarından biri. İnsanların birbirinin kişisel alanlarına çoğu zaman saygı duymadığı, sevmenin bir insanı sevgiyle sahiplenmenin kıyafet, yemek yapmak boyutunda kaldığı derinliği neredeyse olmayan ilişkiler silsilesi gözler önünde yaşanmakta. Aynı kişiye talip olan insanların birbirlerini suçlamaları, geçirilen histerik krizler duygusu var veya demekki çok seviyor olarak yorumlanıyor program sunucuları, seyircileri tarafından. Aslına bakarsanız sevgi nedir, nasıl yaşanır bilmeyen bir toplum olduğumuzu ayan beyan ortaya koymakta.
Sevgi, saygı.. Sokağa çıkıp kime sorarsanız ilişkilerin olmazsa olmazı olduğunu söyler. Bir insanı eksikleriyle sadece o olduğu için sevebilmek gerçek sevgi ve o insanın bireysel alanlarına, hayat görüşüne karışmamak saygı olduğunu bile insan sayısı konusunda aynı çoğunluğu bulunamayacağı bir gerçek. Hatta kendini olduğu gibi sevmeyen birçok insanla bile karşılaşmak mümkün. Kendiyle mutsuz olan insanın bir başkasıyla mutlu olması gerçeklerden fersah fesah uzak bir hayal olabilir ancak. Çoğu insan da bir görüntüye kafasındaki kişiliği giydirmeye çalışıp uymayan yerleri değiştirmeye çalıştıkça kendini de karşısındaki insanı da mutsuz etmekte. Toplumsal olarak genele baktığımızda da birbirimizi sevmek, farklı düşünme hakkına saygı duymak yerine önyargılarla birbirini yargılayan insanlar hali alınmakta. Televizyonda, gazetede vs heryerde güzel, doğru değere vurguda bulunan yayınlar görmek elbette amaç olmalı ama kötü olanı yasaklamak, göstermemek sadece kiri halının altına saklamak olduktan sonra evin temizlendiğini söylemek elbet mümkün değildir.

Yorumlar
Yükleniyor...
0
.