10.05.2017, 09:43

‘Soykırım’ resti…

Bir kez daha anladık mı şimdi? Dünya devletleri arasındaki dostlukların asla ‘samimi’ ve kesinlikle ‘içten’ olmadığını… Tam tersine: İttifakların, işbirliklerin ve dahi dostlukların; küresel evrendeki konjonktürel siyasi gelişmelere, karşılıklı menfaatlere, beklentilere, ekonomik ve toplumsal kaygılara bağlı olarak değişkenlik gösterdiğin gördük mü? Ne yazık ki verdik. En somut örnek mi? Alın size Almanya’nın ‘soykırım’ kararı… Aslında “Geliyorum” diyen bir karar olduğunda herkes hemfikirdi. Garip olan Türkiye’nin bu kararı adeta ‘kurbanlık koyun gibi’ beklemesiydi… Biraz acımasız bir yorum olduğunun farkındayız. Ama ne yazık ki gerçek bu… Alman Parlamentosu’nun bu kararı, hiç mübalağasız bağıra bağıra gelirken biz ne yaptık söyler misiniz? Ne devlet yönetiminden, ne hükümet idaresinden, ne askeri kesimden, ekonomi çevrelerinden, ne de sivil tolum kuruluşlarından dişe tırnağa dokunur bir tepki duydunuz mu? Amerikan Temsilciler Meclisi’nden veya Amerikan Senatosu’ndan böyle bir kararın çıkmaması için her yıl adeta diplomasi rekoru kıran Türkiye’nin, Almanya’daki gelişmeyi önleyici somut çabalar içinde olmaması nasıl açıklanabilir? İlginç olan da; Alman Parlamentosu’na böyle bir yasa tasarısı teklifini sunan kişinin Türk asıllı milletvekili Cem Özdemir’in olmasıydı… Özdemir’in Ermenistan’a kadar giderek Başkent Erivan’daki soykırım anıtında saygı duruşunda bulunarak bu meseleye start vermesi ve hem Almanya Parlamentosu, hem de Alman kamuoyu nezdinde de çok ciddi çalışmalar yapması gerçekten manidardı. Türkiye’nin bu mücadelede Türk asıllı bir milletvekilini dahi bir şekilde ikna edememiş olmasını nasıl yorumlamak gerekir ki? Almanya’da 3 milyonun üzerinde Türk yaşıyor, Ermeni asıllıların sayısı ise sadece 14 bin küsur… Tek başına bu ezici oran bile Türkiye’nin, bu konuda hazin bir kaybedişle karşı karşıya kaldığını sizce de göstermiyor mu? Ha peki, Almanya’nın soykırımı kabul kararı, dünyanın sonu mu? Tabii ki değil. Zira bu kararla Almanya sadece kendini tatmin etmiş oldu o kadar. Tarihte yahudi soykırımı sabıkası bulunan Almanya, Osmanlı döneminde yaşanan ve aslında tehcirden öteye gitmeyen bir olayda, vebali bulunduğunu düşünerek, kendini temize çıkarmaya çalıştı hepsi bu. Zira o yıllarda Osmanlı ordusunda görev yapan 80 kadar Alman subayının da olduğu biliniyor… Sonuç itibarı ile Almanya, kendi aklınca ‘ellerini yıkadı’ vesselam… Peki bu kararın herhangi bir yaptırımı var mı? Hayır. Birleşmiş Milletler kararı olmadan, toprak talebi veya tazminat gibi bir yaptırımın olamayacağı da aşikar. Kınamalar, feryatlar, figanlar filan hepsi boş. Bütün bunları geçiniz… Türkiye, bu konudaki yeni yol haritasını da işte bu gerçeğin ışığında belirlemeli. Ermenilerin son tahlilde bir BM kararını da hedeflediklerini akıldan çıkarmamalı; dolayısıyla Almanya’yı, diğer ülkelerin izlemesini engellemeye yönelik ciddi stratejik hamleler yapmalıdır. Peki durup dururken eniştem bizi niye öptü derseniz? Alman Parlamentosu’nun soykırım kararı; Türkiye’nin Avrupa’ya yaptığı mülteciler resti üzerine uygulamaya koyduğu bir karşı resttir. İşte o kadar.

Yorumlar
Yükleniyor...
0
.

Gelişmelerden Haberdar Olun

@