10.05.2017, 10:27

SINIRLARIMIZ

Etrafımıza şöyle bir baktığımızda gördüğümüz gerçek, dün devlet olarak bildiğimiz Irak ve Suriye’nin artık bir devlet olma özeliklerinin kalmadığıdır. Çeşitli örgütlerin belirli bölgelerde hakimiyetler kurup birer beylik gibi hareket ettiği, böyle olması için de emperyal güçlerin elinden gelen gayretleri gösterdiği, her ne kadar aralarında çatışsalar da, Türkmenler’e karşı ortak hareket etmekte hiç de tereddüt etmediklerini görüyoruz. Suriye sınırımızın 900km, Irak sınırımızın 340km, İran sınırımızın 450km, Gürcistan sınırımızın 276km, Ermenistan sınırımızın 316km olduğunu düşünüp, toplamda 2300km ye varan sadece Doğu ve Güneydoğumuzdaki bu hatta dost sayılabilecek tek ülke yok. Aynı şey batıda geçerli, 212km Yunanistan, 269km Bulgaristan’la kara sınırımız var. Ülke sınırlarımızın toplamı, denizlerde dahil olmak üzere 10.765km ve maalesef hiç de güvenli değil. Bunda bizim kusurumuz kadar komşularımızında suçu var. Etrafımızdaki bütün ülkelerin ülkemiz üzerinde artık gizli olmaktan çıkmış emelleri olduğunu biliyoruz. Geçtiğimiz hafta 10 sefer uyarı yapılmasına rağmen hava sahamıza girmekten çekinmeyen Rusya, sıcak denizlere inme hayaline öteden beri sahip. Yunanistan 12 Adalar bizim diyor. Büyük Ermenistan hayalleri PKK ile yürütülüyor. Irak ve Suriye’de olan tüm unsurlar ülkemize karşı ortak hareket edebiliyor. İran’la zaten Ortadoğu liderliği çekişmesi var. Tüm bunların gölgesinde sular ısınıyor. Akdeniz savaş gemisi kaynıyor. İstanbul Boğazı’ndan geçen Rus savaş gemisinde Rus askerinin omuzunda İstanbul’a yönelmiş füze işin vardığı noktayı gösteriyor. Olaylar bir dünya savaşının habercisi olacak şekilde gelişirken, Irak sürpriz bir şekildeTürk Askerini Musul’a davet ediyor ve görevlendirilen birliğimiz dünyayı şaşırtacak şekilde Musul yakınlarında Başika Kasabası’nda üsleniyor.Gelen baskılar üzerine Bağdat yönetimi yaptığı daveti inkar ediyor ve askerinizi çekin diyor. 24 saatte IŞİD’e teslim edilen Musul’da, Kerkük’te, Tuzhurmatu’da kimlerin yaşadığını ve buralarda nasıl katliamlar yapıldığını biliyoruz. Bunlar yaşanırken İran’ın bu bölge üzerinde hakimiyet kurma çabalarını ve Işid’le mücadele adı altında oraya epey silahlı güç soktuğunu da biliyoruz. Dünyanın gözü Akdeniz’de iken ortaya çıkan bu gelişme şaşırtıcı oldu. Tehlike her zaman vardır, mesele tehlikeleri görüp ön alabilmektir. Şimdi burada askerimize yapılacak bir saldırı fitilin ateşlenmesi olur ki, bu riskide kimse alamaz. Bu bağlamda Musul ve Kerkük Türk toprağıdır, oralarda yaşayanlar da Türkmenlerdir. Devlet olma özeliğini kaybetmiş yapıların buraları korumasıda mümkün değildir. Hani diyorum ortada devlet kalmamışken oradan hiç çıkmasak, Türkün Türkten başka dostu olmadığını bir hatırlasak ve dünyaya hatırlatsak!.

 

Yorumlar
Yükleniyor...
0
.

Gelişmelerden Haberdar Olun

@