Merhaba..

Bugün Eskişehir’de yazılamayanları yazan gazete olarak bilinen MİLLİ İRADE gazetesinde "ESKİŞEHİR'DE NELER OLUYOR" Köşesi ile bilinmeyen ve yazılamayanları yazacağım. Yazacağım diyorum çünkü bunun garantisini Gazetenin sahibi Yılmaz Karaca'dan aldım. Sayın Karaca'ya teşekkür ediyorum.

Bilgi kaynaklarıma güveniyorum, sizler de mail adresime  yazılamayanları iletirseniz, iletilerinizi de  MİLLİ İRADE okuyucularına iletme mutluluğuna  kavuşurum diye düşünüyorum..

Bu köşe birilerini korumak kollamak değil, hiç bir hissiyata fırsat vermeden yazacağım,  okuyucularımız bu konuda müsterih olsun...

Ve bugünkü yazımıza geçelim artık.

 

"SEN MİSİN KAZIM'I DESTEKLEYEN"

 

Biliyorsunuz uzun yıllardan bu yana 3 Belediye arasında bir Büyükşehir savaşı var. Uzun süre Yılmaz Hoca ile Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt kol kola yürüdü..

Bu arada Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, Hocanın muhalifi gibiydi...

Sonra ne oldu?

Bir CHP il kongresi oldu. Bu seçimde Kazım Kurt delege seçimlerini büyük çoğunlukla kazandı. Tehlikenin büyük olduğunu hisseden Yılmaz Hoca adayım  "Abdülkadir Adar" diyerek Ahmet Ataç ile birlikte hareket etti. Yani Kazım Kurt'u saha dışına atmayı hedefledi. Tabi Hocanın bu düşünce Hocanın düşüncesi değildi. Bu fikir siyasetten bir haber hocanın Ataç'ın yakınındaki  siyaset bilmezlerin dolduruşları Ahmet Ataç ile Hocanın arasındaki buzları eritti.

Ve CHP İl seçiminde Hoca-Ataç kol kola girdi ancak Kazım Kurt, kurtluğunu ve siyasetteki tecrübesini gösterdi. Seçimi kazandı. 

Ahmet Ataç Kurultay delegeliğini kazanamadı. 

Ve savaş başladı. 

Seçim sonrasında bir çok belediye çalışanı "Sen nasıl orada olursun" diye karşılıklı olarak kendi partililerine zor anlar yaşattı.

Büyükşehir savaşları hiç bir zaman bitmedi, Hoca ortada Ahmet Ataç yanında. Karşıda ise Kazım Kurt...

Her ortamda savaş devam etti ve edecek ve savaşların biteceği de gözükmüyor. Bugün yazımda bu  savaşın devam ettiğini gösterir bir  konuyu sizlere anlatacağım.

Çeltik ve Çevre Köyleri Yardımlaşma Derneği, Büyükşehir Belediyesine soğan ve patates desteği verir, sonrasında bu derneğe Odunpazarı Belediye Başkanı  ziyarete gider ve Kazım Kurt'a "Fahri Başkanlık"  unvanı verilir.

Bu gelişmeleri duyan Ahmet Ataç küplere biner ve olayı organize ettiğine inandığı Tepebaşı Belediyesi Zabıta memuru ve aynı zamanda Çel-Der Başkanı Mehmet Taş’ı odasına çağırır. 

Odada Özel Kalem Müdürü Özcan Erkaya da vardır.

Ahmet başkan başlar fırçaya "Sen bilmiyor musun benim Büyükşehir Başkanlığına oynadığımı benim en büyük rakibime unvan verip, onurlandırıp  kamuoyunda reytingini yükseltiyorsun"

Zabıta Memuru cevap verir.

"Başkanım Kazım başkan derneğimize ziyarete geldi Fahri Başkanlık unvanı verdik. Siz de gelin size de verelim. Büyükşehir aşevine soğan ve patates verdik, isterseniz size de göndeririz" demesi üzerine Ahmet başkan  sinirli bir şekilde  "Git sana Kazım iş versin"  deyiverir.

Zabıta memuru siz bilirsiniz diye odadan ayrılır.

Daha sonra ne mi olmuş Ahmet Başkan Zabıta memurun ayrılması için gerekeni yaptırmış, bunun üzerine de  Odunpazarı Belediyesi Zabıta, memurunun nakli için Tepebaşı Belediyesine yazı yazmış.

Şu açıkça görünüyor ki 3 Belediye arasında Büyükşehir savaşları devam edecek gibi gözüküyor.

Bu konuya Yılmaz hocanın da el atmaması, milletvekillerinin sessiz kalışı hiç şüphesiz ki CHP'ye eksi yazacak..

Bugünlük bu kadar ESKİŞEHIR’DE NELER OLUYOR? Köşesinde buluşmak üzere..