<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Eskişehir Haberleri</title>
    <link>https://www.milliirade.com</link>
    <description>Eskişehir Milli İrade Gazetesi, en Kapsamlı Bölgesel Haber Sitesi. Eskişehir Haberleri, son dakika Eskişehir haberleri, Eskişehirspor haberleri, Eskişehir yerel haberler</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.milliirade.com/rss/saglik-yasam" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2022. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 07 May 2026 13:00:25 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.milliirade.com/rss/saglik-yasam"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[BioNTech’ten radikal karar: Artık Covid-19 aşısı üretmeyecek]]></title>
      <link>https://www.milliirade.com/biontechten-radikal-karar-artik-covid-19-asisi-uretmeyecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milliirade.com/biontechten-radikal-karar-artik-covid-19-asisi-uretmeyecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya merkezli BioNTech, aşı üretimini tamamen durdurma ve kanser tedavilerine odaklanma kararı aldı. Dev yapılanma sürecinde binlerce çalışan işten çıkarılacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Covid-19 salgınına karşı geliştirdiği aşıyla dünya çapında tanınan BioNTech, stratejik bir kararla aşı üretimini tamamen sonlandıracağını açıkladı. Şirket, tüm üretim süreçlerini ABD'li ortağı Pfizer'a devrederek kanser araştırmalarına odaklanmaya hazırlanıyor. Bu köklü değişim kapsamında Almanya ve Singapur'daki tesislerin kapatılması ve geniş çaplı işten çıkarmalar yapılması planlanıyor.</p>

<p><img alt="Thumbs B C E83C81Fb017862466F9239653Df2Adb4" height="720" src="https://milliiradecom.teimg.com/milliirade-com/uploads/2026/05/thumbs-b-c-e83c81fb017862466f9239653df2adb4.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<h2>Üretim Tesisleri Kapatılıyor ve Binlerce Kişi İşten Çıkarılıyor</h2>

<p>Şirket sözcüsü, bu yıl içerisinde Almanya'daki son dozların üretileceğini ve ardından tesislerin tasfiye sürecinin başlayacağını duyurdu. Yeniden yapılanma planı uyarınca Almanya'nın Marburg ve Idar-Oberstein kentlerinin yanı sıra Singapur'daki üretim merkezleri ile 2025'te bünyesine kattığı CureVac'a ait Tübingen tesisleri kapatılacak. 2027 sonuna kadar tamamlanması hedeflenen bu süreçte yaklaşık 1.860 çalışanın işine son verilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="A W698675 01" height="873" src="https://milliiradecom.teimg.com/milliirade-com/uploads/2026/05/a-w698675-01.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<h2>Zarar Artınca Rota Kansere Döndü</h2>

<p>Salgın sonrası aşı talebinde yaşanan sert düşüş, BioNTech’in mali tablolarına ağır bir darbe vurdu. Bu yılın ilk çeyreğinde net zararı 531,9 milyon euroya fırlayan şirket, kaynaklarını artık kanser ve diğer ağır hastalıkların tedavisine yönelik araştırmalara aktaracak. Hatırlanacağı üzere şirketin kurucuları Uğur Şahin ve Özlem Türeci de geçtiğimiz mart ayında yeni bir girişim başlatmak amacıyla görevlerinden ayrıldıklarını duyurmuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, SAĞLIK &amp; YAŞAM</category>
      <guid>https://www.milliirade.com/biontechten-radikal-karar-artik-covid-19-asisi-uretmeyecek</guid>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 18:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milliiradecom.teimg.com/crop/1280x720/milliirade-com/uploads/2026/05/a-w698675-01.jpg" type="image/jpeg" length="63463"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sigarada Kimlik Dönemi Başlıyor: Sağlık Bakanlığı'ndan Radikal Karar!]]></title>
      <link>https://www.milliirade.com/sigarada-kimlik-donemi-basliyor-saglik-bakanligindan-radikal-karar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milliirade.com/sigarada-kimlik-donemi-basliyor-saglik-bakanligindan-radikal-karar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakan Yardımcısı Şuayip Birinci, Türkiye'nin dünyada en çok sigara içilen ikinci ülke olması nedeniyle sigara satışının kimlikle yapılmasının planlandığını açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye, tütün kullanım oranlarında dünya genelinde Endonezya'nın ardından ikinci sıraya yerleşerek alarm vermeye başladı. Sağlık Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Şuayip Birinci, kullanım yaşının 12'nin altına düşmesi üzerine sigara satışında <strong>"kimlik kartı"</strong> dönemini başlatmayı planladıklarını duyurdu. "MedAI 26 Tıpta Yapay Zeka Kongresi"nde konuşan Birinci, denetimlerin artırılması ve gençlerin korunması amacıyla Japonya modelinin örnek alınacağını belirtti.</p>

<h2><img alt="Sigara " class="detail-photo img-fluid" height="441" src="https://milliiradecom.teimg.com/milliirade-com/uploads/2026/02/sigara-icen-kadinlar-erken-yaslaniyor-h1112.webp" width="850" /></h2>

<h2>Tüketim ve Ekonomik Maliyet Korkutuyor</h2>

<p>Bakan Yardımcısı Birinci, Türkiye'deki tütün kullanımının ekonomik ve sosyal boyutlarına dair çarpıcı veriler paylaştı:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Kişi Başı Tüketim:</strong> Türkiye'de kişi başı günlük sigara tüketimi 17 dala ulaştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Hane Halkı Harcaması:</strong> Vatandaşlar tütün ürünlerine yılda 15 milyar dolar harcıyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Sağlık Giderleri:</strong> Sigara kaynaklı hastalıkların tedavisi için her yıl 5 milyar dolar harcanıyor.</p>
 </li>
</ul>

<h2><img alt="Sigara" class="detail-photo img-fluid" height="479" src="https://milliiradecom.teimg.com/milliirade-com/uploads/2026/01/sigaranin-neden-oldugu-yasam-kayiplari-tahmin-edilenlerin-de-otesinde-494751-966-544.jpg" width="850" /></h2>

<h2>Çocuklar ve Gençler Hedefte</h2>

<p>Sigaraya başlama yaşının hızla düştüğüne dikkat çeken Birinci, çocukların %44'ünün pasif içici olarak sigara dumanına maruz kaldığını ifade etti. İlk deneme yaşının 12'nin altına inmesi, satış noktalarındaki denetimlerin sıkılaştırılmasını zorunlu kıldı. Bakanlık, bu tabloyu tersine çevirmek için fiyat artışının yanı sıra kimlik kartıyla satış denetimini en etkili yöntemlerden biri olarak görüyor.</p>

<h2>Japonya Modeli Örnek Alınacak</h2>

<p>Tütünle mücadelede Japonya'daki denetim sistemini işaret eden Birinci, elektronik sigaranın masumlaştırılmasına karşı da uyarılarda bulundu. Yeni planlama kapsamında, sigara almak isteyenlerin yaş kontrolünün kimlik kartları üzerinden yapılması ve bu sayede reşit olmayanların tütün ürünlerine erişiminin tamamen engellenmesi hedefleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK &amp; YAŞAM</category>
      <guid>https://www.milliirade.com/sigarada-kimlik-donemi-basliyor-saglik-bakanligindan-radikal-karar</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 19:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milliiradecom.teimg.com/crop/1280x720/milliirade-com/uploads/2026/01/bir-paket-sigaranin-ne-kadari-ve.jpg" type="image/jpeg" length="69487"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kalp Krizi ve İnme Riskini Tetikliyor!]]></title>
      <link>https://www.milliirade.com/kalp-krizi-ve-inme-riskini-tetikliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milliirade.com/kalp-krizi-ve-inme-riskini-tetikliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[KBB Uzmanı Opr. Dr. Yunus Karadavut, uyku apnesinin şiddetli baş ağrısı, cinsel sorunlar, kalp krizi ve felç riskini artırdığını belirterek uzman yardımı çağrısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünya Uyku Günü kapsamında önemli açıklamalarda bulunan Opr. Dr. Yunus Karadavut, uyku apnesinin horlama ile başlayan ancak felç ve depresyona kadar uzanan tehlikeli bir süreci tetikleyebileceğini vurguladı. Gece boyu solunumun sık sık kesilmesinin uyku kalitesini bozarak sabah yorgun uyanmaya ve gün boyu dikkat dağınıklığına yol açtığını belirten Karadavut, bu belirtileri taşıyanların vakit kaybetmeden bir uzmana başvurması gerektiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><img alt="Kalp Krizi" class="detail-photo img-fluid" height="682" src="https://milliiradecom.teimg.com/milliirade-com/uploads/2026/05/3910481-1.jpg" width="1280" /></h2>

<h2>Uyku Apnesinin Belirtileri Nelerdir?</h2>

<p>Hastalığın sadece horlama ile sınırlı kalmadığını belirten Dr. Karadavut, şu belirtilere dikkat çekti:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Şiddetli Horlama ve Nefes Durması:</strong> Horlama en belirgin işaretken, nefesin durması genellikle yanınızdaki kişi tarafından fark edilir.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Gündüz Aşırı Yorgunluk:</strong> Gece dinlenemeyen vücut, gün boyu uyuklama ve konsantrasyon kaybı yaşar.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Fiziksel ve Psikolojik Sorunlar:</strong> Şiddetli baş ağrıları, gece sık idrara çıkma, sinirlilik ve ruh halindeki dalgalanmalar önemli sinyallerdir.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Cinsel Fonksiyonlarda Bozulma:</strong> Cinsel istekte azalma ve sertleşme problemleri uyku apnesi ile bağlantılı olabilir.</p>
 </li>
</ul>

<h2><img alt="Kalp Krizi" class="detail-photo img-fluid" height="682" src="https://milliiradecom.teimg.com/milliirade-com/uploads/2026/05/1474324.jpg" width="1280" /></h2>

<h2>Hayati Riskler: Kalp ve Beyin Sağlığı Tehlikede</h2>

<p>Uyku apnesi tedavi edilmediğinde vücutta ciddi hasarlara yol açabiliyor. Dr. Karadavut, bu hastalığın kalp krizi ve felç (inme) riskini doğrudan artırdığını, ayrıca depresyon ve sebepsiz kilo artışına zemin hazırladığını belirtti. Öte yandan, Covid-19 vakalarında uyku apnesi olan bireylerin hastalığı daha ağır geçirdiğine dair bulgular olduğunu da ekledi.</p>

<h2>Tedavisi Mümkün mü?</h2>

<p>Uyku apnesinin çözümsüz bir hastalık olmadığını vurgulayan Opr. Dr. Yunus Karadavut, özellikle ileri vakalarda uygulanan <strong>pozitif hava basıncı tedavisi</strong> ile hastaların yaşam kalitesinin belirgin şekilde arttığını ifade etti. Tedavi süreciyle birlikte iş ve okul performansında da ciddi iyileşmeler görülebiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK &amp; YAŞAM</category>
      <guid>https://www.milliirade.com/kalp-krizi-ve-inme-riskini-tetikliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 19:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milliiradecom.teimg.com/crop/1280x720/milliirade-com/uploads/2026/05/1345251-1.jpg" type="image/jpeg" length="50382"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İşte Kene Temasında Yapılması Gereken Doğru Adımlar]]></title>
      <link>https://www.milliirade.com/iste-kene-temasinda-yapilmasi-gereken-dogru-adimlar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milliirade.com/iste-kene-temasinda-yapilmasi-gereken-dogru-adimlar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bahar aylarında artan kene riskine karşı uzmanlar uyarıyor. Kenenin üzerine kimyasal dökmek yerine doğru teknikle çıkarılması ve sonrasındaki takip süreci hayati önem taşıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Havaların ısınmasıyla birlikte piknik alanları, bahçeler ve ormanlık bölgelerde vakit geçiren vatandaşlar için kene riski yeniden gündeme geldi. Her kene ısırığı hastalık anlamına gelmese de, yanlış müdahale kenenin mikrop salgılamasına neden olarak ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Uzmanlar; kolonya, yağ veya ateşle müdahale yerine "cımbızla doğru çekme" yönteminin ve 10 günlük takip sürecinin kritik olduğunu vurguluyor.</p>

<h2><img alt="Kene" class="detail-photo img-fluid" height="761" src="https://milliiradecom.teimg.com/milliirade-com/uploads/2026/05/aw480898-02.jpg" width="1280" /></h2>

<h2>Sakın Kimyasal Madde Kullanmayın</h2>

<p>Kene fark edildiğinde yapılan en büyük hata, canlıyı uzaklaştırmak için üzerine kolonya dökmek, alkol sürmek veya yakmaya çalışmaktır. Bu tür yöntemler kenenin strese girerek taşıdığı mikroorganizmaları vücuda salgılamasına neden olur. Doğru yaklaşım, keneyi deriye en yakın noktasından ince uçlu bir cımbızla tutarak, ezmeden ve düz bir şekilde çekip çıkarmaktır.</p>

<h2>Vücudunuzu Bu Bölgelere Odaklanarak Kontrol Edin</h2>

<p>Keneler genellikle yassı ve küçük oldukları için ciltte bir leke veya kabukla karıştırılabilir. Özellikle riskli alanlardan dönüldüğünde şu bölgeler titizlikle incelenmelidir:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Saç dipleri ve kulak arkası</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Koltuk altı ve kasık bölgesi</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Diz arkası ve bel çevresi</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Çocuklarda özellikle baş ve boyun bölgesi</strong></p>
 </li>
</ul>

<h2><img alt="Kene" class="detail-photo img-fluid" height="682" src="https://milliiradecom.teimg.com/milliirade-com/uploads/2026/05/20260428aw692805.jpg" width="1280" /></h2>

<h2>Belirtiler 10 Gün Boyunca Takip Edilmeli</h2>

<p>Kene başarılı bir şekilde çıkarılsa bile süreç sona ermiş sayılmaz. Isırılan bölge antiseptik ile temizlenmeli ve kişi kendisini gözlemlemelidir. Eğer kene temasından sonraki günlerde; <strong>ateş, şiddetli halsizlik, kas ağrısı, baş ağrısı veya mide bulantısı</strong> gibi belirtiler ortaya çıkarsa, kenenin fotoğrafı veya kendisiyle birlikte en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK &amp; YAŞAM</category>
      <guid>https://www.milliirade.com/iste-kene-temasinda-yapilmasi-gereken-dogru-adimlar</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 12:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milliiradecom.teimg.com/crop/1280x720/milliirade-com/uploads/2026/05/4797322.jpg" type="image/jpeg" length="65059"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kahramanmaraş’ta hastanın böbreğinden 20 santimetrelik tümör çıkarıldı]]></title>
      <link>https://www.milliirade.com/kahramanmarasta-hastanin-bobreginden-20-santimetrelik-tumor-cikarildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milliirade.com/kahramanmarasta-hastanin-bobreginden-20-santimetrelik-tumor-cikarildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kahramanmaraş'ta kilo kaybı şikayetiyle hastaneye giden Fatih Kırık'ın böbreğinde tespit edilen 20 santimetrelik tümör, başarılı ameliyatla alındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kahramanmaraş’ta yaşayan 62 yaşındaki Fatih Kırık, son dönemde yaşadığı kilo kaybı nedeniyle başvurduğu hastanede hayatının şokunu yaşadı. Hiçbir ağrı veya belirti hissetmemesine rağmen yapılan tetkiklerde sol böbreğini tamamen kaplayan yaklaşık 20 santimetrelik dev bir tümör tespit edilen hasta, gerçekleştirilen operasyonla sağlığına kavuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><img alt="doktor, hasta, tümör" height="879" src="https://milliiradecom.teimg.com/milliirade-com/uploads/2026/05/screenshot-8-2.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></h2>

<h3>Teşhis süreci ve şaşırtıcı sessiz seyir</h3>

<p>HG Hospital dahiliye polikliniğine sadece kilo kaybı şikayetiyle başvuran Fatih Kırık’ın yapılan ultrason ve tomografi incelemelerinde sol böbreğinde büyük bir kitleye rastlandı. Üroloji kliniğine sevk edilen hastanın fiziksel muayenesinde kitle dışarıdan elle hissedilir düzeye ulaşmıştı. İleri tetkik için çekilen MR görüntülerinde tümörün gerçek boyutu ortaya çıktı. Olguyu ilginç kılan en önemli detay ise hastanın bu devasa kitleye rağmen herhangi bir yan ağrısı, idrarda kanama veya yanma gibi tipik böbrek tümörü belirtilerini hiç yaşamamış olmasıydı.</p>

<p><img alt="doktor, hasta, tümör" height="2078" src="https://milliiradecom.teimg.com/milliirade-com/uploads/2026/05/a-w697162-02.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<h3>Dört saatlik hassas operasyon</h3>

<p>Üroloji Uzmanı Opr. Dr. Orhan Sümbül ve genel cerrahi ekibinin katılımıyla gerçekleştirilen ameliyat yaklaşık 4 saat sürdü. Kitlenin yukarıda pankreas ve dalağa yapışık olması, aşağıda ise pelvik bölgeye kadar uzanması operasyonun zorluk derecesini artırdı. Dr. Sümbül, kitleyle birlikte dalağın da temizlendiğini belirterek, "Tümör o kadar büyüktü ki pelvik bölgeden idrar kesesine kadar iniyordu. Başarılı bir operasyonla kitlenin tamamını temizledik. Şu an hastamızın genel durumu oldukça iyi," ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK &amp; YAŞAM</category>
      <guid>https://www.milliirade.com/kahramanmarasta-hastanin-bobreginden-20-santimetrelik-tumor-cikarildi</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 17:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milliiradecom.teimg.com/crop/1280x720/milliirade-com/uploads/2026/05/screenshot-7-4.png" type="image/jpeg" length="90569"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bağımlılık tedavisinde erken müdahale ve beyin üzerindeki etkileri]]></title>
      <link>https://www.milliirade.com/bagimlilik-tedavisinde-erken-mudahale-ve-beyin-uzerindeki-etkileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milliirade.com/bagimlilik-tedavisinde-erken-mudahale-ve-beyin-uzerindeki-etkileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bağımlılık, beyindeki ödül sistemini etkileyerek kontrol mekanizmalarını zayıflatıyor. Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, erken müdahale ve modern tedavi yöntemlerinin önemini vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, bağımlılığın ilk maruziyetle başlayan ilerleyici bir süreç olduğunu belirtti. Özellikle sanal kumar gibi dijital platformlara erişimin kolaylaşmasının gençlerdeki riski artırdığına dikkat çeken Dilbaz, tedavide erişimin kısıtlanması ve bireyselleştirilmiş yöntemlerin hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p><strong>Bağımlılığın Nörolojik Temelleri ve Ödül Sistemi</strong> Bağımlılık, sadece bir alışkanlık değil, beyin işlevlerinde kalıcı değişikliklere yol açan bir hastalıktır. İlk maruziyetle birlikte aktifleşen ödül sistemi, zamanla beynin prefrontal korteks adı verilen kontrol mekanizmalarını zayıflatır. Bu süreçte bireylerin madde veya davranış üzerindeki kontrolü azalırken; kullanım miktarında artış, sosyal sorunlar ve yoksunluk belirtileri ortaya çıkar. Uzmanlar, bağımlılığın ilerlemesiyle birlikte bireylerin zarar görmelerine rağmen kullanımı durdurmakta güçlük çektiklerini ve profesyonel desteğin bu noktada kaçınılmaz olduğunu vurguluyor.</p>

<p><strong>Dijitalleşme ve Gençlerde Kumar Bağımlılığı</strong> Son yıllarda teknolojinin gelişmesiyle birlikte kumar bağımlılığının demografik yapısı büyük bir değişim gösterdi. Geçmişte fiziksel ortamlarda sınırlı kalan kumar, günümüzde akıllı telefonlar ve sanal platformlar aracılığıyla özellikle üniversite öğrencileri ve genç yetişkinler arasında yaygınlaştı. Gençler, genellikle spor müsabakaları üzerinden yaptıkları analizlerle kazanma ihtimallerini artırabileceklerine inansa da, bu durum "bir dahaki sefere kazanacağım" düşüncesiyle ödül sistemini sürekli tetikler. İnternet bağımlılığıyla iç içe geçen bu süreç, ciddi finansal kayıpların yanı sıra psikolojik yıkımlara da zemin hazırlıyor.</p>

<p><strong>Modern Tedavi Yöntemleri ve Erişimin Engellenmesi</strong> Bağımlılık tedavisinde temel strateji, bağımlılık yapıcı madde veya davranışa erişimin sınırlandırılmasıdır. Tedavi sürecinde finansal kontrollerin sağlanması ve dijital erişimin kısıtlanması, zayıflayan iç kontrolün dışsal mekanizmalarla desteklenmesini sağlar. İlaç tedavileri ve bilişsel davranışçı terapilerin yanı sıra, son yıllarda "Derin Transkranial Manyetik Stimülasyon" (Derin TMU) gibi yenilikçi somatik yöntemler ön plana çıkmaktadır. Bu teknoloji, navigasyon sistemleri kullanarak beynin bağımlılıkla ilişkili ödül devrelerini hedef alır ve manyetik uyarımlarla aşırı aktiviteyi dengelemeyi amaçlar.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Geleneksel bağımlılık türlerinin yanına eklenen dijital bağımlılıklar, modern tıbbın yaklaşımını da dönüştürdü. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi gibi uzmanlaşmış merkezler, bağımlılığı multidisipliner bir çerçevede ele alarak hem nörolojik hem de psikolojik boyutlarıyla tedavi etmeye odaklanıyor.</p>

<p>Bağımlılık, beyinde nöroadaptif değişikliklere yol açtığı için genellikle kendi kendine geçebilen bir durum değildir. Başarı oranlarını artırmak için erken müdahale ve bireyselleştirilmiş tedavi planları kritik bir role sahiptir. Prof. Dr. Nesrin Dilbaz’a göre, sanal kumar ve madde erişiminin kolaylaştığı günümüzde, dış kontrol mekanizmalarının etkin kullanımı ve bilimsel olarak kanıtlanmış modern yöntemlerin uygulanması, bireyin dürtü kontrolünü yeniden kazanmasında en etkili yoldur.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK &amp; YAŞAM</category>
      <guid>https://www.milliirade.com/bagimlilik-tedavisinde-erken-mudahale-ve-beyin-uzerindeki-etkileri</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 15:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milliiradecom.teimg.com/crop/1280x720/milliirade-com/uploads/2026/05/psikolojik-saglamlik.jpg" type="image/jpeg" length="82430"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çocuklarda Davranış Değişikliğine Dikkat: 6 Önemli Sinyal]]></title>
      <link>https://www.milliirade.com/cocuklarda-davranis-degisikligine-dikkat-6-onemli-sinyal</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milliirade.com/cocuklarda-davranis-degisikligine-dikkat-6-onemli-sinyal" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuklardaki ani öfke, içe kapanma veya ders başarısındaki düşüş ciddi mesajlar içerebilir. Uzman Psikolog Sena Sivri, ebeveynlerin dikkate alması gereken 6 belirtiyi açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çocuk ve ergenlerde son yıllarda artış gösteren öfke patlamaları, içe kapanma ve dijital riskler, aileler için uyarıcı sinyaller taşıyor. Uzman Psikolog Sena Sivri, çocukların yaşadığı sıkıntıları her zaman sözle ifade edemeyebileceğini belirterek, ebeveynleri davranış değişikliklerini "geçici bir süreç" olarak görmeyip yakından takip etmeleri konusunda uyarıyor.</p>

<p><strong>Çocuklardaki Değişimin Altında Yatan Nedenler</strong> Günümüzde dijital dünyanın kontrolsüz etkisi, sosyal medyadaki şiddet unsurlarının normalleşmesi ve yoğun akademik beklentiler, çocukların ruh dünyasını doğrudan etkiliyor. Uzman Psikolog Sena Sivri, aile içi iletişimin zayıflaması ve yalnızlık hissinin bu tabloyu tetiklediğine dikkat çekiyor. Birçok ebeveynin güvenlik endişesiyle aşırı kontrolcü davrandığını ya da ne yapacağını bilemediği için çaresizlik hissettiğini vurgulayan Sivri, çocukların streslerini genellikle ani davranış değişiklikleriyle dışa vurduğunu ifade ediyor.</p>

<p><strong>Mutlaka Dikkate Alınması Gereken 6 Belirti</strong> Çocuğun sağlıklı gelişim sürecinde bazı sinyallerin doğru okunması büyük önem taşıyor. Uzmanlara göre şu 6 belirti profesyonel destek veya yakın gözlem gerektiriyor:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Öfke ve Saldırganlık:</strong> Daha önce görülmeyen bağırma ve çevreye zarar verme durumları bastırılmış stresin işareti olabilir.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>İçe Kapanma:</strong> Sosyal olan bir çocuğun aniden yalnızlaşması depresif belirtilerle ilişkili olabilir.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Uyku ve İştah Bozulması:</strong> Kâbuslar veya yeme düzenindeki ani değişimler ruhsal yükün bedensel yansımasıdır.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Akademik Başarıda Düşüş:</strong> Ani başarısızlık ve dikkat dağınıklığı genellikle kaygı veya akran zorbalığından kaynaklanır.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Gizlilik ve Dijital Riskler:</strong> Telefon saklama ve aşırı gizlilik, dijital manipülasyon riskine işaret edebilir.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Umutsuzluk İfadeleri:</strong> Kendine zarar verme söylemleri asla küçümsenmemeli ve vakit kaybetmeden uzmana başvurulmalıdır.</p>
 </li>
</ul>

<h3><strong>5. Arka Plan</strong></h3>

<p>Ebeveynler genellikle çocukların sergilediği olumsuz tavırları "ergenlik sancıları" veya "ilgi çekme çabası" olarak nitelendirerek profesyonel yardımı erteleyebiliyor. Ancak uzmanlar, erken dönemde fark edilen duygusal ve davranışsal problemlerin, doğru iletişim yöntemleri ve uzman desteğiyle kalıcı sorunlara dönüşmeden çözülebileceğini hatırlatıyor.</p>

<h3><strong>6. Sonuç/Değerlendirme</strong></h3>

<p>Sağlıklı bir iletişimin temelinde çocuğun anlaşıldığını hissetmesi yatıyor. Uzman Psikolog Sena Sivri, her gün ayrılacak 15 dakikalık kaliteli zamanın bile güven bağını güçlendireceğini belirtiyor. Çocuğu yargılamadan dinlemek, duygularını isimlendirmek ve sınırları sevgi diliyle belirlemek, sorunların çözümünde anahtar rol oynuyor. İletişimin tıkandığı noktalarda profesyonel bir çocuk ve ergen ruh sağlığı uzmanından destek almak, çocuğun gelecekteki ruh sağlığı için en kritik adımı oluşturuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK &amp; YAŞAM</category>
      <guid>https://www.milliirade.com/cocuklarda-davranis-degisikligine-dikkat-6-onemli-sinyal</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 15:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milliiradecom.teimg.com/crop/1280x720/milliirade-com/uploads/2026/05/1280x1280.jpg" type="image/jpeg" length="45808"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cilt Kanserinde Erken Tanı İçin Kritik Rehber: ABCDE Kuralı]]></title>
      <link>https://www.milliirade.com/cilt-kanserinde-erken-tani-icin-kritik-rehber-abcde-kurali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milliirade.com/cilt-kanserinde-erken-tani-icin-kritik-rehber-abcde-kurali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Prof. Dr. Evrim Metcalfe, cilt kanserinde erken tanının önemini vurgulayarak benlerdeki değişimleri takip etmeyi sağlayan ABCDE kuralı hakkında bilgiler verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünya genelinde en sık rastlanan kanser türlerinden biri olan cilt kanserinde, erken fark edilen lezyonlar tedavi başarısını doğrudan etkiliyor. Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Evrim Metcalfe, Mayıs ayı "Cilt Kanseri Farkındalık Ayı" kapsamında yaptığı açıklamada, benlerdeki asimetri, renk değişimi ve büyüme gibi belirtilerin hayati uyarılar taşıdığını belirterek ABCDE kuralına dikkat çekti.</p>

<p><img alt="3217008" height="682" src="https://milliiradecom.teimg.com/milliirade-com/uploads/2026/05/3217008.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<h2><strong>Benlerinizi Takip Edin: ABCDE Kuralı Nedir?</strong></h2>

<p>Ciltteki benlerin düzenli kontrol edilmesi, melanom gibi agresif kanser türlerinin erkenden yakalanması için en etkili yöntemlerden biri olarak kabul ediliyor. Prof. Dr. Evrim Metcalfe, bu süreçte "ABCDE kuralı"nın rehber alınması gerektiğini ifade ediyor. Bu kurala göre; benin asimetrik bir yapıya sahip olması (Asymmetry), sınırlarının belirsiz veya düzensizleşmesi (Border), tek bir ben içerisinde birden fazla renk tonunun görülmesi (Color), çapının 6 milimetreden büyük olması (Diameter) ve zaman içerisinde şekil ya da boyut değiştirmesi (Evolving) durumunda vakit kaybetmeden bir uzmana başvurulması öneriliyor.</p>

<h2><strong>Güneşin Zararlı Etkilerine Karşı Yıl Boyu Koruma</strong></h2>

<p>Cilt kanserinden korunmanın temelinde güneşin ultraviyole (UV) ışınlarından kaçınmak yer alıyor. Uzmanlar, güneş koruyucu kullanımının sadece yaz aylarıyla sınırlı kalmaması gerektiğini, bulutlu havalarda bile UV ışınlarının etkisini sürdürdüğünü hatırlatıyor. Özellikle güneşin en dik geldiği 10.00 ile 16.00 saatleri arasında doğrudan güneşe maruz kalmamak, en az 30 SPF değerinde kremler kullanmak ve solaryum gibi yapay ışık kaynaklarından uzak durmak risk faktörlerini minimize ediyor. Ayrıca çocukluk döneminde yaşanan şiddetli güneş yanıklarının, yetişkinlikte kanser riskini ciddi oranda artırdığı vurgulanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Kişiye Özel Tedavi Yöntemleri ve Radyoterapi</strong></h2>

<p>Cilt kanseri teşhisi konulan hastalar için tedavi süreci; tümörün türüne, evresine ve yerleşim yerine göre özel olarak planlanıyor. Cerrahi müdahale temel yöntem olsa da; yüz, burun ucu veya göz kapağı gibi hassas bölgelerde radyoterapi önemli bir alternatif olarak öne çıkıyor. Prof. Dr. Metcalfe, cerrahiye uygun olmayan vakalarda veya ameliyat sonrası nüks riskini azaltmak amacıyla radyoterapinin etkin bir şekilde kullanıldığını belirtiyor. Erken evrede yakalanan vakalarda tedavi başarısının oldukça yüksek olması, düzenli cilt muayenelerinin önemini bir kez daha kanıtlıyor.</p>

<p><img alt="Yeni Proje 2" height="682" src="https://milliiradecom.teimg.com/milliirade-com/uploads/2026/05/yeni-proje-2.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK &amp; YAŞAM</category>
      <guid>https://www.milliirade.com/cilt-kanserinde-erken-tani-icin-kritik-rehber-abcde-kurali</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 14:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milliiradecom.teimg.com/crop/1280x720/milliirade-com/uploads/2026/05/yeni-proje-2.jpg" type="image/jpeg" length="18597"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tıp Dünyasında "Aspirin" Devrimi: Kanser Riskini Yarı Yarıya Düşürüyor mu?]]></title>
      <link>https://www.milliirade.com/tip-dunyasinda-aspirin-devrimi-kanser-riskini-yari-yariya-dusuruyor-mu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milliirade.com/tip-dunyasinda-aspirin-devrimi-kanser-riskini-yari-yariya-dusuruyor-mu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Newcastle Üniversitesi tarafından yapılan geniş kapsamlı araştırma, düşük doz aspirinin özellikle bağırsak kanseri riskini yarı yarıya azalttığını ortaya koydu. Uzmanlar ise bilinçsiz kullanıma karşı uyarıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yüzyıllardır ağrı kesici ve kan sulandırıcı olarak kullanılan <strong>aspirin</strong>, tıp dünyasında çığır açan yeni bir araştırmanın odağı haline geldi. Yapılan klinik çalışmalar, düzenli ve düşük dozda aspirin kullanımının, özellikle genetik yatkınlığı olan bireylerde kanser riskini <strong>yüzde 50</strong> oranında düşürdüğünü kanıtladı. Antik çağlarda söğüt kabuğundan elde edilen bu ilacın, kanser hücrelerinin bağışıklık sistemi tarafından tanınmasını kolaylaştırdığı ve tümör gelişimini baskıladığı saptandı.</p>

<h2><img alt="Asprin Hapı" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://milliiradecom.teimg.com/milliirade-com/uploads/2026/05/21db51ec-66ad-4a2b-973b-31766eb4453b-1-1280x731.png" width="1280" /></h2>

<h2>10 Yıllık Takipte Çarpıcı Sonuç</h2>

<p>İngiltere’de yaşayan ve ailesindeki kanser vakaları nedeniyle yüksek risk grubunda (Lynch Sendromu) bulunan Nick James’in hikayesi, araştırmanın en somut örneği oldu. Newcastle Üniversitesi’nin çalışmasına katılarak 10 yıl boyunca düzenli aspirin kullanan James’te, genetik riskine rağmen bugüne kadar hiçbir kanser bulgusuna rastlanmadı. Profesör <strong>John Burn</strong> liderliğinde 861 hasta üzerinde yapılan deneyler, en az iki yıl boyunca kullanılan aspirinin kolorektal kanser riskini yarı yarıya indirdiğini gösterdi.</p>

<h2>Aspirin Kanseri Nasıl Engelliyor?</h2>

<p>Bilim insanları, aspirinin kanser üzerindeki koruyucu etkisini iki temel mekanizmaya bağlıyor:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ol start="1">
 <li>
 <p><strong>Enzim Baskılama:</strong> Hücre çoğalmasını tetikleyen ve tümör oluşumuna zemin hazırlayan enzimlerin aktivitesini durduruyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Bağışıklık Desteği:</strong> Kanser hücrelerini işaretleyerek, bağışıklık sisteminin bu hücreleri daha kolay tanımasını ve yok etmesini sağlıyor.</p>
 </li>
</ol>

<h2><img alt="Asprin" class="detail-photo img-fluid" height="682" src="https://milliiradecom.teimg.com/milliirade-com/uploads/2026/05/1639587.jpg" width="1280" /></h2>

<h2>Sağlık Otoriteleri Rehberlerine Ekledi</h2>

<p>Bu çarpıcı verilerin ardından İngiltere ve İsveç gibi ülkeler, yüksek riskli bireyler için düşük doz aspirin kullanımını resmi sağlık rehberlerine dahil etmeye başladı. Günlük <strong>75-100 mg</strong> aralığındaki dozların, yüksek dozlar kadar etkili olduğu ve yan etki açısından daha güvenli kabul edildiği belirtildi.</p>

<h2>Uzmanlardan "Mide Kanaması" Uyarısı!</h2>

<p>Araştırma sonuçları umut verici olsa da uzmanlar hayati bir uyarıda bulunuyor: <strong>Doktor kontrolü olmadan aspirin kullanmayın!</strong> Bilinçsiz kullanımın mide kanaması, ülser ve beyin kanaması gibi geri dönülemez sağlık sorunlarına yol açabileceği hatırlatıldı. Aspirinin her bünye için uygun olmadığını vurgulayan tıp dünyası, "mucize ilaç" olarak görülse de kullanımın kişiye özel planlanması gerektiğini belirtiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK &amp; YAŞAM</category>
      <guid>https://www.milliirade.com/tip-dunyasinda-aspirin-devrimi-kanser-riskini-yari-yariya-dusuruyor-mu</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 06:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milliiradecom.teimg.com/crop/1280x720/milliirade-com/uploads/2026/05/thumbs-b-c-c5ad6f22779eb50167a8672a1a629485.jpg" type="image/jpeg" length="30954"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Alzheimer ve Parkinson tedavisinde çığır açacak Türk buluşu]]></title>
      <link>https://www.milliirade.com/norodejeneratif-hastaliklarda-trokserutin-umudu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milliirade.com/norodejeneratif-hastaliklarda-trokserutin-umudu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Karabük Üniversitesinde yürütülen çalışmada, Trokserutin’in Alzheimer ve Parkinson gibi hastalıkların tedavisindeki etkileri dünyada ilk kez incelendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Karabük Üniversitesi Tıp Fakültesinde yürütülen ve TÜBİTAK tarafından desteklenen bilimsel araştırma; Alzheimer, Parkinson ve Huntington gibi nörodejeneratif hastalıkların tedavisine yönelik dünyada ilk kez kapsamlı bulgular sundu.</p>

<p><img alt="D" height="720" src="https://milliiradecom.teimg.com/milliirade-com/uploads/2026/05/a-w695963-02.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<h2>Nörodejenerasyona Karşı Yeni Bilimsel Yaklaşım</h2>

<p>Karabük Üniversitesi Tıp Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Demir yürütücülüğünde gerçekleştirilen proje, beynin temel mekanizmalarındaki hasarları odağına aldı. Araştırmada, sinir hücrelerinde hasara yol açan glutamat birikiminin ve bu durumun bilişsel-motor bozukluklarla olan ilişkisi incelendi. Mikrocerrahi yöntemlerle oluşturulan deneysel modeller sayesinde, ilerleyici ve geri dönüşümsüz olan nörodejeneratif hastalıkların mekanizması daha derinlemesine analiz edildi. Bu süreçte beynin hasar görme ve nöron kaybı evreleri yakından gözlemlendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Trokserutin ve Galektin-3 İlişkisi</h2>

<p>Bilimsel çalışmanın en dikkat çekici noktası, Trokserutin maddesinin beyin dokusu üzerindeki etkileri oldu. Dr. Öğr. Üyesi Demir, yaptıkları incelemelerde Trokserutin’in hem nöroinflamasyonu hem de oksidatif stresi azalttığını kanıtladıklarını belirtti. Ayrıca, son dönemde tıbbın mercek altına aldığı Galektin-3 proteini seviyelerinde de bu madde sayesinde düşüş tespit edildi. Bu sonuçlar, nöron kaybının önlenmesi ve hastalık seyrinin yavaşlatılması noktasında tıp dünyası için kritik bir veri sağladı.</p>

<p><img alt="DOKTOR,SAĞLIK,ALZHEIMER" height="720" src="https://milliiradecom.teimg.com/milliirade-com/uploads/2026/05/a-w695963-04.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<h2>Dünya Literatürüne İlk Kez Girdi</h2>

<p>Elde edilen bulguların uluslararası saygınlığa sahip bir bilimsel dergide yayımlanmak üzere kabul edildiği açıklandı. Çalışmanın hem Türkiye’de hem de dünyada bu kapsamda bir ilk olma özelliği taşıdığını vurgulayan Demir, araştırma sonuçlarının gelecekteki tedavi yöntemleri için güçlü bir zemin oluşturduğunu ifade etti. Yaşlanan dünya nüfusu ile artan nörodejeneratif hastalıklara karşı geliştirilen bu model, yeni ilaç çalışmalarına kapı aralayabilecek nitelikte görülüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK &amp; YAŞAM</category>
      <guid>https://www.milliirade.com/norodejeneratif-hastaliklarda-trokserutin-umudu</guid>
      <pubDate>Sat, 02 May 2026 16:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milliiradecom.teimg.com/crop/1280x720/milliirade-com/uploads/2026/05/a-w695963-01.jpg" type="image/jpeg" length="88420"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Beyinle Konuşan "Yapay Sinir Hücreleri" Üretildi!]]></title>
      <link>https://www.milliirade.com/beyinle-konusan-yapay-sinir-hucreleri-uretildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milliirade.com/beyinle-konusan-yapay-sinir-hucreleri-uretildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD’deki Northwestern Üniversitesi mühendisleri, biyolojik nöronlarla uyumlu sinyaller üretebilen esnek ve düşük maliyetli yapay sinir hücreleri geliştirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bilim insanları, insan beyni ile bilgisayar sistemleri arasındaki sınırı ortadan kaldıracak devrim niteliğinde bir buluşa imza attı. ABD'deki <strong>Northwestern Üniversitesi</strong> mühendisleri, gerçek beyin hücreleriyle doğrudan iletişim kurabilen, esnek ve düşük maliyetli "basılabilir yapay sinir hücreleri" geliştirdi. Laboratuvar ortamında fare beyin dokusu üzerinde test edilen bu yapay hücreler, gerçek nöronları başarıyla uyararak biyolojik sistemlerle tam uyum sağladı. Bu gelişme, hem tıp hem de yapay zeka donanımlarında yeni bir dönemin kapısını aralıyor.</p>

<h2><img alt="Yapay Sinir Hücreleri" class="detail-photo img-fluid" height="309" src="https://milliiradecom.teimg.com/milliirade-com/uploads/2026/05/images-3-14.webp" width="550" /></h2>

<h2>Biyolojik Sistemlerin Mükemmel Taklidi</h2>

<p>Geleneksel bilgisayar sistemleri, sabit ve sert silikon yapılar üzerindeki milyarlarca transistörden oluşurken; insan beyni esnek, üç boyutlu ve sürekli değişen bağlantılardan oluşan dinamik bir ağ gibi çalışıyor. Bilim insanları, beynin bu düşük enerjiyle yüksek karmaşıklıktaki işlem yapma yeteneğini taklit etmek için silikon yerine biyolojik dokularla uyumlu malzemelere yöneldi. Geliştirilen yeni yapay nöronlar, gerçek nöronların sinyal üretim biçimini birebir taklit edebilen karmaşık elektriksel tepkiler oluşturabiliyor.</p>

<h2><img alt="Sinir Hücreleri" class="detail-photo img-fluid" height="412" src="https://milliiradecom.teimg.com/milliirade-com/uploads/2026/05/images-5-8.jpg" width="550" /></h2>

<h2>Özel Teknikle Esnek Yüzeylere Basıldı</h2>

<p>Araştırma kapsamında, yarı iletken özellik taşıyan <strong>molibden disülfür</strong> ve iletken <strong>grafen</strong> içeren özel bir elektronik mürekkep kullanıldı. Bu malzemeler, <strong>‘aerosol jet’</strong> adı verilen püskürtme tekniğiyle esnek polimer yüzeylere basılarak üretildi. Bu yöntem, üretimin hem düşük maliyetli hem de vücut içindeki hareketli ve yumuşak dokulara uyum sağlayacak kadar esnek olmasını sağladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Tıp ve Yapay Zekada Yeni Dönem</h2>

<p>Uzmanlara göre bu buluş, felçli hastaların tedavisinden protez uzuvların beyinle tam entegrasyonuna kadar pek çok tıbbi alanda devrim yaratabilir. Ayrıca, mevcut yapay zeka sistemlerinin en büyük sorunu olan yüksek enerji ve su tüketimine de çevreci bir alternatif sunuyor. Beyin gibi çalışan bu yeni nesil işlemciler, çok daha az enerji harcayarak çok daha karmaşık işlemleri gerçekleştirebilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK &amp; YAŞAM</category>
      <guid>https://www.milliirade.com/beyinle-konusan-yapay-sinir-hucreleri-uretildi</guid>
      <pubDate>Sat, 02 May 2026 15:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milliiradecom.teimg.com/crop/1280x720/milliirade-com/uploads/2026/05/images-6-7.jpg" type="image/jpeg" length="52537"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Küçük Bir Kaçamak, Büyük Bir Risk: İşlenmiş Gıdalar Beyni Tehdit Ediyor!]]></title>
      <link>https://www.milliirade.com/kucuk-bir-kacamak-buyuk-bir-risk-islenmis-gidalar-beyni-tehdit-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milliirade.com/kucuk-bir-kacamak-buyuk-bir-risk-islenmis-gidalar-beyni-tehdit-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Monash Üniversitesi tarafından yapılan yeni bir araştırma, aşırı işlenmiş gıdaların düşük miktarda tüketilmesinin bile demans riskini ciddi oranda artırdığını ortaya koydu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bilim dünyasından beslenme alışkanlıklarımızı kökten değiştirecek bir uyarı geldi. Avustralya’daki <strong>Monash Üniversitesi</strong> bilim insanları tarafından yapılan yeni bir çalışma, aşırı işlenmiş gıdaların (UPF) beyin sağlığı üzerindeki yıkıcı etkisini gözler önüne serdi. Araştırmaya göre, günlük beslenmede bu tür gıdaların oranını sadece <strong>yüzde 10 artırmak</strong> bile demans riskini tetiklemeye yetiyor. Bu küçük artış, yaklaşık bir paket cips tüketimine denk geliyor.</p>

<h2><img alt="İşlenmiş Gıdalar" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://milliiradecom.teimg.com/milliirade-com/uploads/2026/05/1440x810-cmsv2-6acc031a-d813-55fd-a9d8-9f989c1a10c7-9552515.webp" width="1280" /></h2>

<h2>Sağlıklı Diyet Bile Tam Koruma Sağlamıyor</h2>

<p><em>Alzheimer’s &amp; Dementia</em> dergisinde yayımlanan çalışmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri, Akdeniz diyeti gibi sağlıklı beslenme modellerini uygulayanların bile tamamen güvende olmaması. Uzmanlar, sağlıklı gıdalar tüketilse dahi araya sıkıştırılan işlenmiş gıdaların yarattığı olumsuz etkinin vücutta kalmaya devam ettiğini vurguluyor.</p>

<h2>2 Bin Kişilik Takip: Dikkat ve Hız Kayboluyor</h2>

<p>40-70 yaş aralığındaki 2 binden fazla katılımcının 10 yıl boyunca izlendiği araştırmada, işlenmiş gıda tüketimi arttıkça kişilerin <strong>dikkat süresinde</strong> ve <strong>bilgi işleme hızında</strong> belirgin bir düşüş saptandı. Araştırmacılar, bu bilişsel gerilemenin uzun vadede demans ve Alzheimer gibi hastalıklara kapı araladığını belirtiyor.</p>

<h2><img alt="Hamburger patates" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://milliiradecom.teimg.com/milliirade-com/uploads/2026/05/asiri-islenmis-gida.webp" width="1280" /></h2>

<h2>Sadece Demans Değil, Depresyonu Da Tetikliyor</h2>

<p>Aşırı işlenmiş gıdalar; beynin ihtiyaç duyduğu temel vitamin ve minerallerden yoksun olmasının yanı sıra yüksek oranda tuz, şeker ve katkı maddesi içeriyor. Bu beslenme düzeninin yarattığı diğer riskler ise şöyle sıralanıyor:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Obezite riski:</strong> %55 artış</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Uyku bozukluğu riski:</strong> %41 artış</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Depresyon riski:</strong> %20 artış</p>
 </li>
</ul>

<h2>Umut Veren Haber: Risk 5 Yılda Azalabiliyor</h2>

<p>Araştırmanın sonuç bölümünde olumlu bir veri de paylaşıldı. İşlenmiş gıdaları hayatından tamamen çıkaran bireylerde, bilişsel gerileme riskinin <strong>5-6 yıl içinde yüzde 12 oranında azaldığı</strong> gözlemlendi. Uzmanlar, "Geç kalmış sayılmazsınız; tabağınızdaki değişimi bugün başlatın" çağrısında bulunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK &amp; YAŞAM</category>
      <guid>https://www.milliirade.com/kucuk-bir-kacamak-buyuk-bir-risk-islenmis-gidalar-beyni-tehdit-ediyor</guid>
      <pubDate>Sat, 02 May 2026 09:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milliiradecom.teimg.com/crop/1280x720/milliirade-com/uploads/2026/05/alataam-fayk-almaaalg.webp" type="image/jpeg" length="98365"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanlardan Kritik Kene Uyarısı: Belirtiler Gecikebilir]]></title>
      <link>https://www.milliirade.com/uzmanlardan-kritik-kene-uyarisi-belirtiler-gecikebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milliirade.com/uzmanlardan-kritik-kene-uyarisi-belirtiler-gecikebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Prof. Dr. İlker İnanç Balkan, kene kaynaklı KKKA virüsüne karşı uyardı: İlk 10 gün hayati önem taşıyor. Belirtiler gribal enfeksiyonla karıştırılmamalı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hava sıcaklıklarının yükselmesiyle birlikte kene kaynaklı hastalık riskinde artış yaşanıyor. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa-Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. İlker İnanç Balkan, özellikle Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) vakalarına karşı vatandaşları dikkatli olmaya çağırdı.</p>

<p><img alt="20250703Aw489650 1" height="1707" src="https://milliiradecom.teimg.com/milliirade-com/uploads/2026/04/20250703aw489650-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<h2>Kene Kaynaklı Hastalıklar ve Bölgesel Riskler</h2>

<p>Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. İlker İnanç Balkan, Türkiye’de keneler aracılığıyla bulaşan üç temel hastalığa dikkat çekti: Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA), Lyme ve Akdeniz Benekli Ateşi. Bu hastalıkların bölgesel dağılım gösterdiğini belirten Balkan; Akdeniz Benekli Ateşi’nin Trakya’da, Lyme hastalığının kırsal ve dağlık bölgelerde, KKKA’nın ise özellikle Kelkit Vadisi ile İç Anadolu ve Doğu Karadeniz hattında (Sivas, Çorum, Tokat) yoğunlaştığını ifade etti. Toprak sıcaklığının 16-18 dereceye ulaştığı Nisan ve Eylül ayları arası, kenelerin en aktif olduğu dönem olarak vurgulanıyor.</p>

<h2>Belirtilerin Sinsiliği ve Gecikme Riski</h2>

<p>KKKA virüsünün bulaşmasından sonraki ilk 10 günün kritik olduğunu ifade eden Prof. Dr. Balkan, semptomların başlangıçta özgül olmadığını söyledi. Halsizlik, ateş, kas ağrısı ve mide bulantısı gibi belirtilerin gribal enfeksiyonlarla karıştırılabildiğini, bu durumun ise tedavide gecikmelere yol açtığını belirtti. İlk 2-3 gün hiçbir belirti görülmeyebileceğini hatırlatan uzman, virüsün vücuda yayılmasıyla birlikte organ yetmezliği ve iç kanamaların tetiklendiği ağır bir tablonun oluşabileceği konusunda uyardı.</p>

<h2>Doğru Müdahale ve Korunma Yöntemleri</h2>

<p>Kene ile temas durumunda yapılması gereken en önemli hamle, parazitin vücuttan doğru şekilde uzaklaştırılmasıdır. Prof. Dr. Balkan, kenenin asla çıplak elle çıkarılmaması ve üzerine kimyasal madde dökülmemesi gerektiğini önemle belirtti. Kimyasalların kenenin kusmasına neden olarak virüs bulaşma riskini artırdığını söyleyen Balkan, kenenin bir cımbız yardımıyla bütünlüğü bozulmadan çıkarılması gerektiğini, eğer bu mümkün değilse derhal bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="4691239" height="853" src="https://milliiradecom.teimg.com/milliirade-com/uploads/2026/04/4691239.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK &amp; YAŞAM</category>
      <guid>https://www.milliirade.com/uzmanlardan-kritik-kene-uyarisi-belirtiler-gecikebilir</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 14:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milliiradecom.teimg.com/crop/1280x720/milliirade-com/uploads/2026/04/images-2-16.jpg" type="image/jpeg" length="27157"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanından Ailelere Uyarı: Çocuklara Kat Kat Kıyafet Giydirin]]></title>
      <link>https://www.milliirade.com/uzmanindan-ailelere-uyari-cocuklara-kat-kat-kiyafet-giydirin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milliirade.com/uzmanindan-ailelere-uyari-cocuklara-kat-kat-kiyafet-giydirin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Sağlığı Uzmanı Dr. Gülsenem Aracı, ani hava değişimlerine karşı ebeveynleri uyardı. Hastalıklardan korunmak için kat kat giyinme yönteminin önemini anlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ani sıcaklık değişimlerinin çocuk sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çeken Uzm. Dr. Gülsenem Aracı, özellikle okul çağındaki çocukların risk altında olduğunu belirtti. Aracı, vücut ısısını dengede tutmak için "kat kat giydirme" yönteminin hayati önem taşıdığını vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="4944834" height="853" src="https://milliiradecom.teimg.com/milliirade-com/uploads/2026/04/4944834.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<h2>Bağışıklık Sistemi ve Isı Dengesi İlişkisi</h2>

<p>Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Gülsenem Aracı, çocukların yetişkinlere oranla vücut ısılarını dengelemede daha fazla zorlandığını ifade etti. Gün içerisinde yaşanan keskin sıcaklık farklarının; grip, soğuk algınlığı ve üst solunum yolu enfeksiyonlarını tetiklediğini belirten Aracı, okul gibi kalabalık ortamların bu riski artırdığını söyledi. Bağışıklık sisteminin bu ani değişimlere uyum sağlamakta güçlük çekmesi, çocukları virüs ve bakterilere karşı daha savunmasız hale getiriyor.</p>

<h2>Fiziksel ve Zihinsel Sağlık Üzerindeki Etkiler</h2>

<p>Değişken hava koşullarının sadece enfeksiyon riskini artırmakla kalmadığını dile getiren Uzm. Dr. Aracı, bu durumun çocuklarda halsizlik, iştah kaybı ve odaklanma güçlüğü gibi semptomlara yol açabileceğini belirtti. Kapalı alanlarda geçirilen sürenin uzamasının hem hareketsizliği tetiklediğini hem de hastalıkların bulaşma hızını yükselttiğini vurgulayan Aracı, bu tablonun çocukların hem fiziksel hem de zihinsel gelişim süreçlerini olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekti.</p>

<h2>Kat Kat Giyinme Yönteminin Avantajları</h2>

<p>Hava şartlarına uyum sağlamanın en pratik yolunun kıyafet seçiminden geçtiğini belirten Dr. Aracı, tek bir kalın giysi yerine ince ve birden fazla katmanın tercih edilmesini önerdi. Bu sayede terleme veya üşüme durumunda kıyafetlerin kolayca ayarlanabileceğini ifade eden uzman, özellikle pamuklu ve nefes alan kumaşların seçilmesi gerektiğini hatırlattı. İç katmanda pamuklu ürünlerin, dış katmanda ise rüzgarı kesen ancak hava geçiren giysilerin kullanımı vücut ısısını korumada en sağlıklı yöntem olarak öne çıkıyor.</p>

<p><img alt="Images (1)-25" height="682" src="https://milliiradecom.teimg.com/milliirade-com/uploads/2026/04/images-1-25.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK &amp; YAŞAM</category>
      <guid>https://www.milliirade.com/uzmanindan-ailelere-uyari-cocuklara-kat-kat-kiyafet-giydirin</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 14:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milliiradecom.teimg.com/crop/1280x720/milliirade-com/uploads/2026/04/4944834.jpg" type="image/jpeg" length="25507"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Turşuda Kıtır Lezzetin Sırrı]]></title>
      <link>https://www.milliirade.com/tursuda-kitir-lezzetin-sirri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milliirade.com/tursuda-kitir-lezzetin-sirri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir’de turşuculuk yapan Şenay Şenyurt, iyi bir turşunun en önemli püf noktasının sirke kullanımı ve mevsiminde üretim olduğunu belirterek, doğru tekniklerle hazırlanan turşuların hem daha sağlıklı hem de daha kıtır olduğunu söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>“Sirke turşunun hem lezzetini hem kıvamını belirler”</strong></p>

<p>Şenyurt, turşunun limonla da kurulabildiğini ancak sirkenin fermantasyon sürecini uzatarak hem sağlık açısından daha faydalı bir sonuç verdiğini hem de turşunun kıtır yapısını koruduğunu ifade etti.</p>

<p>“Sirke hem süreci uzatır hem de turşunun kütür kütür olmasını sağlar” diyen Şenyurt, sebzelerin ayrı ayrı kurulmasının da lezzeti artırdığını vurguladı.</p>

<p><strong>En çok kornişon ve pancar turşusu tercih ediliyor</strong></p>

<p>Vatandaşların en çok kornişon salatalık turşusuna ilgi gösterdiğini söyleyen Şenyurt, pancar ve pancar suyunun da özellikle sağlık amaçlı yoğun şekilde tüketildiğini belirtti.</p>

<p>Sporcuların kas kramplarına iyi geldiği düşüncesiyle turşu suyu ve pancar ürünlerine talep olduğunu aktaran Şenyurt, yaklaşık 28-30 çeşit turşu üretimi yaptıklarını ancak sezon nedeniyle tüm çeşitlerin şu an bulunmadığını ifade etti.</p>

<p><strong>Fasulye, bamya ve sarımsak çeşitleri öne çıkıyor</strong></p>

<p>Farklı damak tatlarına hitap eden turşu çeşitleri hakkında da bilgi veren Şenyurt, fasulye, bamya ve sarımsak turşularının da yoğun ilgi gördüğünü söyledi.</p>

<p>Bu yıl eriğe de ciddi talep olduğunu belirten Şenyurt, sezonun bitmesiyle birlikte üretimin sona erdiğini kaydetti.</p>

<p><strong>“Turşu bağırsak sağlığına katkı sağlıyor”</strong></p>

<p>Fermante gıdaların sağlık açısından önemli olduğunu vurgulayan Şenyurt, turşu ve turşu suyunun özellikle bağırsak florasının dengelenmesinde etkili olduğunu ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Lahana turşusunun doktor tavsiyesiyle sıkça tüketildiğini belirten Şenyurt, “Bağırsak sağlığı için turşu önemli bir destek gıdadır” dedi.</p>

<p><strong>Kıtır turşunun sırrı: doğru oran ve sabır</strong></p>

<p>Turşu kurmanın en doğru zamanının mevsiminde yapılan üretim olduğunu söyleyen Şenyurt, kıtır bir sonuç için sirke ve tuz oranının dikkatli ayarlanması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Fermantasyon süresinin ürüne göre değiştiğini belirten Şenyurt, bazı turşuların 30 günde, bazılarının ise 45 günde olgunlaştığını sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Enes Karakaya</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK &amp; YAŞAM</category>
      <guid>https://www.milliirade.com/tursuda-kitir-lezzetin-sirri</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 16:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milliiradecom.teimg.com/crop/1280x720/milliirade-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-28-at-160222.jpeg" type="image/jpeg" length="66498"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Akciğer Kanserinde En Büyük Düşman Sigara]]></title>
      <link>https://www.milliirade.com/akciger-kanserinde-en-buyuk-dusman-sigara</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milliirade.com/akciger-kanserinde-en-buyuk-dusman-sigara" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlar, akciğer kanserinin en büyük nedeninin sigara olduğunu vurgulayarak, toplumdaki "biyopsi kanseri yayar" yanlış inanışına karşı uyardı. Erken tanının önemine dikkat çekildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünyada ve Türkiye’de en sık görülen kanser türlerinden biri olan akciğer kanserinde, uzmanlar hayati uyarılarda bulundu. Hastalığın en önemli risk faktörünün sigara olduğunu belirten uzmanlar, sadece aktif içiciliğin değil, pasif içiciliğin de ciddi bir tehdit oluşturduğuna dikkat çekti. "Biyopsi yaptırmak kanseri yayar" şeklindeki yanlış inanışın tanıyı geciktirdiğini vurgulayan hekimler; hava kirliliği, radon gazı ve asbest gibi çevresel faktörlere de işaret ederek erken teşhisin önemini hatırlattı.</p>

<h2><img alt="Sigara" class="detail-photo img-fluid" height="682" src="https://milliiradecom.teimg.com/milliirade-com/uploads/2026/04/5583204.jpg" width="1280" /></h2>

<h2>Sigarayı Bırakmak İçin Hiçbir Zaman Geç Değil</h2>

<p>Akciğer kanseri vakalarının büyük bir çoğunluğunda temel nedenin tütün kullanımı olduğunu ifade eden uzmanlar, umut verici bir noktaya değindi: "Sigara bırakıldığı andan itibaren vücut kendini onarmaya başlar. Uzun yıllar içilmiş olsa bile, bırakıldıktan sonra kanser riski zamanla azalır. Erken bırakılan her yıl, yaşam süresi ve kalitesi açısından büyük bir kazançtır."</p>

<h2>Gizli Tehlikeler: Hava Kirliliği ve Radon Gazı</h2>

<p>Hastalığın tek nedeninin sigara olmadığını belirten uzmanlar, özellikle şehir yaşamındaki risklere dikkat çekti. Hava kirliliğindeki ince toz parçacıklarının akciğerin en uç noktalarına kadar ulaştığını kaydeden hekimler, zemin ve bodrum katlarda biriken, kokusuz ve renksiz bir gaz olan <strong>radon gazı</strong> konusunda da uyardı. Ayrıca kentsel dönüşüm sürecindeki yıkımlarda ortaya çıkan tozların solunmaması gerektiği vurgulandı.</p>

<h2><img alt="Sigara" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://milliiradecom.teimg.com/milliirade-com/uploads/2026/04/thumbs-b-c-5f0f46c88a8fefe6b6e9f3b685d04181-1.jpg" width="1280" /></h2>

<h2>Bu Belirtilere Dikkat!</h2>

<p>Uzmanlar, aşağıdaki şikayetleri yaşayan kişilerin vakit kaybetmeden bir göğüs hastalıkları uzmanına başvurması gerektiğini belirtti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>
 <p>Karakter değiştiren veya inatçı öksürük</p>
 </li>
 <li>
 <p>Öksürükle birlikte kan gelmesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yeni başlayan nefes darlığı ve hırıltılı solunum</p>
 </li>
 <li>
 <p>Göğüs ağrısı, iştahsızlık ve açıklanamayan kilo kaybı</p>
 </li>
</ul>

<h2>Tedavide "Kişiye Özel" Dönem</h2>

<p>Geçmişe oranla akciğer kanseri tedavisinde çok daha başarılı sonuçlar alındığını belirten uzmanlar; kemoterapi, akıllı ilaçlar, immünoterapi ve robotik cerrahi gibi yöntemlerle artık tedavinin kişiye özel planlandığını ifade etti. Başarının anahtarının ise farklı branşların birlikte çalıştığı <strong>multidisipliner yaklaşım</strong> olduğu kaydedildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK &amp; YAŞAM</category>
      <guid>https://www.milliirade.com/akciger-kanserinde-en-buyuk-dusman-sigara</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 10:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milliiradecom.teimg.com/crop/1280x720/milliirade-com/uploads/2026/04/thumbs-b-c-a54705df305f2999c16f389b30eb2137-4.jpg" type="image/jpeg" length="17940"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yapay Zeka Bizi "Aptallaştırıyor" mu? Bilim Dünyası Alarm Veriyor!]]></title>
      <link>https://www.milliirade.com/yapay-zeka-bizi-aptallastiriyor-mu-bilim-dunyasi-alarm-veriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milliirade.com/yapay-zeka-bizi-aptallastiriyor-mu-bilim-dunyasi-alarm-veriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dijital asistanlarımız, artık sadece işlerimizi kolaylaştırmakla kalmıyor, düşünme süreçlerimizde de "direksiyona" geçiyor. Peki, yapay zekaya olan bu bağımlılığımız beynimizi "uykuya" mı daldırıyor?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>MIT Medya Laboratuvarı’ndan araştırmacı Nataliya Kosmyna ve ekibinin yaptığı çalışma, yapay zekanın beynimiz üzerindeki etkisini çarpıcı bir şekilde ortaya koydu. Deneylerde, ChatGPT gibi Büyük Dil Modellerini (LLM) kullanan öğrencilerin beyin aktivitelerinde, sadece arama motoru kullanan veya teknolojiden uzak duran öğrencilere kıyasla <strong>%55’e varan bir düşüş</strong> gözlemlendi.</p>

<p><strong>"Beyin Uykuya Dalmıyor Ama Yaratıcılık Azalıyor"</strong> Araştırmacılar, yapay zekanın iş yükünü devralmasının "bilişsel teslimiyet" olarak adlandırılan bir duruma yol açtığına dikkat çekiyor. Çalışmaya göre, yapay zekayı bir "kısa yol" olarak kullanan bireylerde:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bilgiyi saklama ve hatırlama yeteneği azalıyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Özgün fikir üretme kabiliyeti "ruhsuzlaşıyor".</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kendi düşünce süreçlerine olan sahiplik duygusu kayboluyor.</p>
 </li>
</ul>

<p><strong>"Google Etkisi"nden "Yapay Zeka Etkisi"ne</strong> Geçmişte internetin gelişimiyle "Google etkisi" (detayları hatırlamaya gerek duymama) kavramı ortaya çıkmıştı. Ancak bugün, problem çözme yeteneğimizi de yapay zekaya devretmemiz, beyin sağlığı için daha kritik bir tehdit oluşturuyor. Uzmanlar, derinlemesine düşünme ve bilişsel çaba harcama gibi "süper güçlerimizi" kullanmadığımızda, bunun ilerleyen yaşlarda bilişsel gerileme veya bunama gibi ciddi sağlık sorunlarıyla ilişkilendirilebileceği konusunda uyarıyor.</p>

<p><strong>Peki, Nasıl "Hibrit Zeka" Kurarız?</strong> Bilim insanları yapay zekayı tamamen reddetmek yerine, onu bir "hibrit zeka" aracı olarak kullanmayı öneriyor:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ol start="1">
 <li>
 <p><strong>Önce Sen Düşün:</strong> Yapay zekaya sormadan önce mutlaka kendi analizinizi yapın. Temel bilgiyi öğrenmeden araca başvurmak, beynin sinirsel bağlantılarını zayıflatıyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>"Düşman Talimatları" Yöntemi:</strong> Yapay zekadan size hak vermesini değil, bir "düşman" gibi fikirlerinizi çürütmesini isteyin. Bu, eleştirel düşünme kaslarınızı çalıştırır.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Soru Sordurun:</strong> Yapay zekadan cevap yazmasını istemek yerine, konuyu daha iyi anlamanızı sağlayacak bağlamlar ve sorular üretmesini talep edin.</p>
 </li>
</ol>

<p><strong>Editörün Notu:</strong> <em>Unutmayın, beynimiz "bilişsel kısayolları" çok sever. Ancak beyninizi formda tutmak istiyorsanız, tıpkı fiziksel spor gibi zihinsel zorluklara da ihtiyacınız var. Teknolojiyi sizin yerinize düşünen bir mekanizma olarak değil, daha iyi düşünmenizi sağlayan bir "antrenman partneri" olarak görün.</em></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK &amp; YAŞAM, TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.milliirade.com/yapay-zeka-bizi-aptallastiriyor-mu-bilim-dunyasi-alarm-veriyor</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Apr 2026 17:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milliiradecom.teimg.com/crop/1280x720/milliirade-com/uploads/2026/01/yapay-zeka-1.jpg" type="image/jpeg" length="11744"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye'de Sigaraya Başlama Yaşı 12'ye Düştü: Ekonomik Kayıp Dev Boyutta]]></title>
      <link>https://www.milliirade.com/turkiyede-sigaraya-baslama-yasi-12ye-dustu-ekonomik-kayip-dev-boyutta</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milliirade.com/turkiyede-sigaraya-baslama-yasi-12ye-dustu-ekonomik-kayip-dev-boyutta" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk Toraks Derneği verilerine göre Türkiye'de sigaraya başlama yaşı 12'ye gerilerken, tütün kaynaklı hastalıkların ekonomiye yıllık maliyeti 752 milyar liraya ulaştı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'de tütün ve nikotin ürünleri kullanımı nedeniyle her yıl yaklaşık 120 bin kişi yaşamını yitiriyor. Uzmanlar, sigaraya başlama yaşının 12'ye kadar düşmesinin ve beraberinde getirdiği ağır sağlık maliyetlerinin toplum geleceğini tehdit eden ciddi bir sorun haline geldiğini vurguluyor.</p>

<p><img alt="S G R" height="853" src="https://milliiradecom.teimg.com/milliirade-com/uploads/2026/04/s-g-r.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Yıllık Can Kaybı Pandemi Sürecini Geride Bıraktı</strong></h2>

<p>Türk Toraks Derneği Genel Başkan Yardımcısı Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Oğuz Kılınç, tütün kullanımına bağlı hastalıkların Türkiye üzerindeki yıkıcı etkilerini verilerle paylaştı. Kılınç, koronavirüs pandemisi boyunca üç yılda yaklaşık 150 bin kişinin kaybedildiğini, ancak sigara ve nikotin kaynaklı ölümlerin sadece bir yılda 120 bin seviyesine ulaştığını belirtti. Bu tablonun kabul edilemez olduğunu ifade eden uzmanlar, her 4,5 dakikada bir vatandaşın akciğer kanseri nedeniyle hayatını kaybettiği uyarısında bulunuyor.</p>

<h2><strong>Ekonomiye 752 Milyar Liralık Ağır Yük</strong></h2>

<p>Tütün mamullerinin sadece sağlık üzerinde değil, ülke ekonomisi üzerinde de büyük bir baskı oluşturduğu kaydedildi. Yapılan analizlere göre, tütün kullanımına bağlı olarak gelişen hastalıkların Türkiye ekonomisine yıllık sağlık maliyeti 752 milyar lirayı bulmuş durumda. Uzmanlar, bu durumun pandemiden daha büyük bir sorun olduğunu savunarak, acilen topyekûn bir mücadele başlatılması gerektiğini ifade ediyor. Aksi takdirde gelecek nesillerin ciddi sağlık riskleri ve erken yaşam kayıplarıyla karşı karşıya kalacağı belirtiliyor.</p>

<p><img alt="S G R R" height="720" src="https://milliiradecom.teimg.com/milliirade-com/uploads/2026/04/s-g-r-r.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK &amp; YAŞAM</category>
      <guid>https://www.milliirade.com/turkiyede-sigaraya-baslama-yasi-12ye-dustu-ekonomik-kayip-dev-boyutta</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Apr 2026 11:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milliiradecom.teimg.com/crop/1280x720/milliirade-com/uploads/2026/04/s-g-r-r.jpg" type="image/jpeg" length="21426"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[13. Türk Tıbbi Onkoloji Kongresi: Kanser Tedavisinde Yeni Dönem]]></title>
      <link>https://www.milliirade.com/13-turk-tibbi-onkoloji-kongresi-kanser-tedavisinde-yeni-donem</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milliirade.com/13-turk-tibbi-onkoloji-kongresi-kanser-tedavisinde-yeni-donem" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya'da düzenlenen 13. Türk Tıbbi Onkoloji Kongresi'nde uzmanlar, kemoterapi algısı, immünoterapi ve mRNA aşılarındaki son gelişmeleri kamuoyuyla paylaştı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya’da gerçekleştirilen 13. Türk Tıbbi Onkoloji Kongresi, yaklaşık bin 500 katılımcı ve çok sayıda bilim insanını bir araya getirdi. Kongrede kanser tedavisindeki teknolojik dönüşüm ele alınırken, uzmanlar özellikle kemoterapi hakkındaki önyargıların kırılması gerektiği mesajını verdi.</p>

<p><img alt="A W691598 03" height="960" src="https://milliiradecom.teimg.com/milliirade-com/uploads/2026/04/a-w691598-03.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<h2><strong>Kemoterapi Kanser Tedavisinde Önemini Koruyor</strong></h2>

<p>Türk Tıbbi Onkoloji Derneği tarafından düzenlenen kongrede, modern tedavi yöntemlerinin kemoterapiyi dışlamadığı aksine güçlendirdiği vurgulandı. Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Nuri Karadurmuş, kemoterapinin kanser savaşında "ezeli ve ebedi bir partner" olduğunu ifade etti. Yeni nesil akıllı ilaçlar ve immünoterapilerin kemoterapi ile kombine edildiğinde sağ kalım sürelerini ciddi oranda artırdığını belirten Karadurmuş, bu yöntemin modern tıpta hala merkezi bir konumda bulunduğuna dikkat çekti.</p>

<h2><strong>Toplumdaki Yanlış Algılar ve Yaşam Kalitesi</strong></h2>

<p>Dernek Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Bülent Karabulut, kamuoyundaki "kemoterapi süründürür" algısının güncel tıbbi uygulamalarla geçerliliğini yitirdiğini açıkladı. Yan etki yönetimi, bulantı kontrolü ve destekleyici tedaviler sayesinde hastaların tedavi sürecinde sosyal hayatlarından kopmadan yaşamlarını sürdürebildiklerini belirten Karabulut, "Kanser eşittir ölüm değildir" diyerek erken tanı ve doğru uzman yönetiminin önemini vurguladı. Uzmanlar, hastaların internet kaynaklı veya yapay zeka temelli doğrulanmamış bilgiler yerine mutlaka tıbbi onkologlara danışmaları gerektiğini hatırlattı.</p>

<h2><strong>mRNA Aşıları ve İmmünoterapide Gelecek Vizyonu</strong></h2>

<p>Kongrenin en dikkat çekici başlıklarından biri olan mRNA aşıları ve immünoterapiler konusunda umut verici veriler paylaşıldı. Prof. Dr. Mehmet Ali Nahit Şendur, özellikle cilt, akciğer ve böbrek kanserlerinde bu yöntemlerin çığır açtığını ifade etti. mRNA aşılarının immünoterapilerle birlikte kullanıldığı çalışmaların pozitif sonuçlar verdiğini belirten Şendur, önümüzdeki birkaç yıl içinde kemoterapisiz tedavi seçeneklerinin belirli hasta grupları için daha yaygın hale gelebileceğini öngördüklerini paylaştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="A W691598 09" height="853" src="https://milliiradecom.teimg.com/milliirade-com/uploads/2026/04/a-w691598-09.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK &amp; YAŞAM</category>
      <guid>https://www.milliirade.com/13-turk-tibbi-onkoloji-kongresi-kanser-tedavisinde-yeni-donem</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Apr 2026 10:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milliiradecom.teimg.com/crop/1280x720/milliirade-com/uploads/2026/04/a-w691598-07.jpg" type="image/jpeg" length="31866"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sallama Çayda Plastik Tehdidi: Bir Fincanda Milyarlarca Parçacık!]]></title>
      <link>https://www.milliirade.com/sallama-cayda-plastik-tehdidi-bir-fincanda-milyarlarca-parcacik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milliirade.com/sallama-cayda-plastik-tehdidi-bir-fincanda-milyarlarca-parcacik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İngiliz ve İranlı bilim insanlarının araştırmasına göre, poşet çaylar sıcak suyla temas ettiğinde milyarlarca mikroplastik ve nanoplastik salıyor. Uzmanlar yaprak çaya geçilmesini öneriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Günlük yaşamın vazgeçilmezi olan poşet çaylarla ilgili bilim dünyasından endişe verici bir uyarı geldi. İngiltere ve İran’da görevli araştırmacıların yürüttüğü çalışma, sallama çay poşetlerinin her fincana milyarlarca plastik parçacık bıraktığını gözler önüne serdi. Özellikle naylon ve PET içerikli poşetlerin kaynar suyla teması sonucu ortaya çıkan bu tablo, potansiyel sağlık risklerini de beraberinde getiriyor. Uzmanlar, plastik kirliliğinden korunmak için geleneksel demleme yöntemlerine geri dönülmesini tavsiye ediyor.</p>

<h2><img alt="Çay" class="detail-photo img-fluid" height="682" src="https://milliiradecom.teimg.com/milliirade-com/uploads/2026/04/4615408.jpg" width="1280" /></h2>

<h2>Sıcak Su Plastik Salınımını Katlıyor</h2>

<p>Food Chemistry dergisinde yayımlanan kapsamlı analize göre, araştırmacılar 19 farklı çalışmanın sonuçlarını mercek altına aldı. Yapılan testlerde, tek bir plastik çay poşetinin yaklaşık 1.3 milyar plastik parçacık içerebildiği belirlendi. Asıl tehlike ise suyun sıcaklığıyla ortaya çıkıyor; kaynar su bu parçacıkları daha küçük formlara ayırarak salınımı 14.7 milyar nanoplastiğe kadar yükseltiyor. Özellikle naylon ve polipropilen içeren poşetlerin yüksek sıcaklıkta en yüksek seviyede parçacık yaydığı gözlendi.</p>

<h2>Mikrodalgadan Kaçının, Yaprak Çaya Geçin</h2>

<p>Bilim insanları, poşetin üretim aşamasındaki kirlenmeden veya doğrudan ham maddesinden kaynaklanan bu riskleri en aza indirmek için somut çözüm önerileri sundu. Araştırmacılara göre plastik kirliliğini sınırlamanın en etkili yolları şunlar:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Yaprak Çaya Dönüş:</strong> Poşet çay kullanımını tamamen bırakıp dökme yaprak çay tercih etmek riski sıfırlıyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Kağıt Poşet Tercihi:</strong> Plastik fileli poşetler yerine doğal kağıt poşetlerin seçilmesi salınımı azaltıyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Mikrodalga Uyarısı:</strong> Çayı mikrodalgada ısıtmak plastik parçalanmasını hızlandırdığı için bu yöntemden kaçınılmalı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Filtrelenmiş Su:</strong> Demleme esnasında filtrelenmiş su kullanılması, su kaynaklı ek kirlilikleri önleyebilir.</p>
 </li>
</ul>

<h3><img alt="Poşet Çay" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://milliiradecom.teimg.com/milliirade-com/uploads/2026/04/20230913aw029696.jpg" width="1280" /></h3>

<p>Mikroplastikler ve nanoplastikler, son yıllarda gıda güvenliği alanındaki en büyük tehditlerden biri haline gelmiştir. Plastiklerin parçalanması sonucu oluşan bu görünmez parçacıklar, vücuda girdiğinde hücre seviyesinde birikme yapabilmekte ve uzun vadede inflamasyon gibi sağlık sorunlarını tetikleyebilmektedir. Çay poşetlerinin dayanıklılığını artırmak için kullanılan sentetik lifler, maalesef sıcak içeceklerle doğrudan bir "plastik kokteyli" içilmesine neden olmaktadır.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK &amp; YAŞAM</category>
      <guid>https://www.milliirade.com/sallama-cayda-plastik-tehdidi-bir-fincanda-milyarlarca-parcacik</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 11:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milliiradecom.teimg.com/crop/1280x720/milliirade-com/uploads/2026/04/poset-cay-sallama-cay-getty-1852984.jpg" type="image/jpeg" length="11563"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
