<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Eskişehir Haberleri</title>
    <link>https://www.milliirade.com</link>
    <description>Eskişehir Milli İrade Gazetesi, en Kapsamlı Bölgesel Haber Sitesi. Eskişehir Haberleri, son dakika Eskişehir haberleri, Eskişehirspor haberleri, Eskişehir yerel haberler</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.milliirade.com/rss/cevre" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2022. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 07 May 2026 13:52:40 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.milliirade.com/rss/cevre"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Artvin'de Çığ Altında Kalan Çoban İçin Arama Çalışmaları Sürüyor]]></title>
      <link>https://www.milliirade.com/artvinde-cig-altinda-kalan-coban-icin-arama-calismalari-suruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milliirade.com/artvinde-cig-altinda-kalan-coban-icin-arama-calismalari-suruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Artvin'in Ardanuç ilçesinde meydana gelen çığ felaketinde kaybolan Bülent Gezer'i arama çalışmaları 122 gün sonra yeniden başladı. Ekipler zorlu şartlarda çalışıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Artvin’in Ardanuç ilçesinde 31 Aralık 2025 tarihinde yaşanan ve bölgeyi yasa boğan çığ felaketinin ardından, kayıp çoban Bülent Gezer’i arama faaliyetlerine yeniden hız verildi. Risk analizi sonrası 122 gün arayla başlatılan yeni etap çalışmalarında üçüncü gün geride kalırken, ekipler henüz Gezer’e ait bir ize ulaşamadı.</p>

<p><img alt="A W697153 03" height="960" src="https://milliiradecom.teimg.com/milliirade-com/uploads/2026/05/a-w697153-03.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<h2><strong>70 Kişilik Ekip Aksu Dağı'nda Seferber Oldu</strong></h2>

<p>Zekeriya köyü mevkisindeki Aksu Dağı bölgesinde yürütülen operasyonlar, AFAD koordinesinde büyük bir titizlikle gerçekleştiriliyor. Arama kurtarma çalışmalarına jandarma, HOPAK, belediye ekipleri ve bölge halkından oluşan yaklaşık 70 kişilik profesyonel bir kadro katılıyor. Ardanuç Belediye Başkanı Emrah Yılmaz, bölgedeki durumu değerlendirerek, felaketin ilk günlerinde iki kişinin cansız bedenine ulaşıldığını ancak artan çığ riski nedeniyle çalışmalara zorunlu olarak ara verildiğini hatırlattı. Yılmaz, şartların uygun hale gelmesiyle birlikte Bülent Gezer’e ulaşmak için tüm imkanların seferber edildiğini vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="A W697153 05" height="720" src="https://milliiradecom.teimg.com/milliirade-com/uploads/2026/05/a-w697153-05.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<h2><strong>Kar Kalınlığı Yer Yer 10 Metreyi Buluyor</strong></h2>

<p>Arama sahasındaki teknik zorluklar, ekiplerin ilerleyişini güçleştiriyor. HOPAK Ekip Lideri Emir Üçüncü tarafından yapılan açıklamaya göre, bölgedeki kar kalınlığı bazı noktalarda 9-10 metre seviyelerine ulaşıyor. Ekipler, çığ sondalarıyla kar altında detaylı taramalar gerçekleştirirken, zaman zaman telef olan küçükbaş hayvanların kalıntılarına rastlıyor. Bu bölgelerin temizlenerek tekrar kontrol edildiğini belirten Üçüncü, zorlu arazi şartlarına rağmen kontrolü elden bırakmadan, en kısa sürede kayıp çobana ulaşmayı hedeflediklerini ifade etti.</p>

<p><img alt="A W697153 06" height="964" src="https://milliiradecom.teimg.com/milliirade-com/uploads/2026/05/a-w697153-06.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE</category>
      <guid>https://www.milliirade.com/artvinde-cig-altinda-kalan-coban-icin-arama-calismalari-suruyor</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 14:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milliiradecom.teimg.com/crop/1280x720/milliirade-com/uploads/2026/05/a-w697153-05.jpg" type="image/jpeg" length="70879"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Muğla’nın doğasını korumak için 288 dava açıldı]]></title>
      <link>https://www.milliirade.com/muglanin-dogasini-korumak-icin-288-dava-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milliirade.com/muglanin-dogasini-korumak-icin-288-dava-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Muğla Büyükşehir Belediyesi, kentin doğal dokusunu korumak amacıyla açtığı 288 dava ile usulsüz imar uygulamalarına karşı hukuki mücadelesini kararlılıkla sürdürüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Muğla Büyükşehir Belediyesi, kentin eşsiz doğasını ve turizm değerlerini muhafaza etmek hedefiyle bugüne kadar toplam 288 hukuk davası açtı. Yargı süreçlerinin büyük bir kısmı devam ederken, Belediye Başkanı Ahmet Aras çevreyi koruma konusundaki kararlılıklarını vurguladı.</p>

<p><img alt="muğla,doğa,manzara,deniz" height="852" src="https://milliiradecom.teimg.com/milliirade-com/uploads/2026/05/a-w695956-01.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<h2>Yargı Süreçlerinde Mevcut Durum</h2>

<p>Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından açılan 288 davanın önemli bir bölümünde yargılama faaliyetleri halen sürüyor. Sonuçlanan dosyalar incelendiğinde, 53 davanın belediye lehine sonuçlanarak doğal alanların korunması adına kritik kazanımlar sağladığı görülüyor. Öte yandan, açılan davalardan 71'i belediye aleyhine sonuçlanırken, toplamda 164 davanın hukuki süreci devam ediyor. Henüz kesinleşmeyen dosyaların 59'unda belediye lehine, 31'inde ise aleyhine karar verilirken, 74 dava dosyası ise mahkemenin nihai kararını bekliyor.</p>

<h2>Başkan Aras: "Gelecek Nesillere Borcumuz"</h2>

<p>Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Muğla’nın mavi bayraklı plajları ve temiz havasıyla dünyanın en değerli turizm merkezlerinden biri olduğunu ifade etti. Çevreye duyarlı projelerin sürdürülebilir bir politika ile yürütülmesi gerektiğini belirten Aras, "Bu güzellikleri koruyup gelecek kuşaklara devretmek hepimizin ortak görevidir. Doğal dokuyu bozacak her türlü girişime karşı çevre yatırımlarımızla set çekmeye devam ediyoruz" şeklinde konuştu.</p>

<p><img alt="muğla,doğa,manzara,deniz" height="719" src="https://milliiradecom.teimg.com/milliirade-com/uploads/2026/05/a-w695956-02.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Usulsüz Uygulamalara Karşı Hukuki Kalkan</h2>

<p>Muğla’nın doğal yaşam alanlarını tahrip edebilecek düzenlemelere ve usulsüz imar uygulamalarına karşı hukuki mücadelenin aralıksız süreceğini belirten Başkan Aras, belediyenin bu konudaki korumacı duruşunun altını çizdi. Aras, doğaya zarar verebilecek her türlü girişimin karşısında olduklarını kaydederek, daha yaşanabilir bir kent inşa etmek için tüm birimlerle koordineli bir şekilde çalışmaya devam edeceklerini dile getirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE</category>
      <guid>https://www.milliirade.com/muglanin-dogasini-korumak-icin-288-dava-acildi</guid>
      <pubDate>Sat, 02 May 2026 19:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milliiradecom.teimg.com/crop/1280x720/milliirade-com/uploads/2026/05/a-w695956-03.jpg" type="image/jpeg" length="31354"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yağışların Ardından Porsuk Çayı Kahverengiye Büründü]]></title>
      <link>https://www.milliirade.com/yagislarin-ardindan-porsuk-cayi-kahverengiye-burundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milliirade.com/yagislarin-ardindan-porsuk-cayi-kahverengiye-burundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir’in simge noktalarından Porsuk Çayı, yağışlar sonrası kahverengiye dönerek turistlerde hayal kırıklığı yarattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eskişehir’in turistik simgelerinden Porsuk Çayı, yoğun yağışların ardından kahverengi bir görünüme büründü. Şehri ziyaret eden turistler, bekledikleri manzara yerine çamurlu görüntüyle karşılaştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Porsuk Çayı’nın Son Durumu</h2>

<p><img alt="PORSUK ÇAYI" height="716" src="https://milliiradecom.teimg.com/milliirade-com/uploads/2026/04/a-w691788-01.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<p>Eskişehir’in en önemli turistik noktalarından biri olan Porsuk Çayı, son günlerde etkili olan yağışların ardından kahverengiye dönüştü. Şehri ziyaret eden turistler, fotoğraflarda gördükleri yeşil ve temiz manzara yerine çamurlu bir görüntüyle karşılaşınca hayal kırıklığı yaşadı. Çayın son hali dron ile görüntülendi.</p>

<h2>Turistlerin Tepkisi</h2>

<p>Manisa’dan Eskişehir’e gelen Zuhal Akdağ, gördüğü manzara karşısında şaşkınlığını dile getirdi. Akdağ, “Görünce üzüldüm tabii yani ben böyle bir şey beklemiyordum. Gelir gelmez kokuyu almadım ama biraz hafiften var. Görüntüden de belli zaten. Üzücü, çok üzücü. Buranın daha güzel lanse edilmesi lazım ve daha güzel aktarılması lazım. Buranın bir an evvel toparlanması lazım” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE, ESKİŞEHİR</category>
      <guid>https://www.milliirade.com/yagislarin-ardindan-porsuk-cayi-kahverengiye-burundu</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Apr 2026 14:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milliiradecom.teimg.com/crop/1280x720/milliirade-com/uploads/2026/04/a-w691788-02.jpg" type="image/jpeg" length="90862"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mardin'de Selin Yaraları Sarılıyor: Ekipler 24 Saat Sahada]]></title>
      <link>https://www.milliirade.com/mardinde-selin-yaralari-sariliyor-ekipler-24-saat-sahada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milliirade.com/mardinde-selin-yaralari-sariliyor-ekipler-24-saat-sahada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mardin’de etkili olan şiddetli sağanak sonrası Midyat ve Artuklu'da su tahliye ve temizlik çalışmaları sürüyor. Belediye ekipleri mağduriyetleri gidermek için seferber oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mardin genelinde hayatı olumsuz etkileyen şiddetli sağanak yağışların ardından, Mardin Büyükşehir Belediyesi ve MARSU Genel Müdürlüğü ekipleri, özellikle Midyat ve Artuklu ilçelerinde oluşan su baskınlarına karşı geniş kapsamlı tahliye ve temizlik operasyonu başlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="A W688397 03" height="960" src="https://milliiradecom.teimg.com/milliirade-com/uploads/2026/04/a-w688397-03.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<h2>Su Tahliyesi ve Kapsamlı Temizlik Seferberliği</h2>

<p>Mardin’de etkisini gösteren ve düşük kotlu bölgelerde su baskınlarına yol açan sağanak yağış sonrası, Mardin Valisi ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Tuncay Akkoyun’un talimatıyla kriz masası oluşturuldu. 24 saat esasına göre görev yapan belediye ve MARSU ekipleri, suyun tahliyesinin ardından ev ve iş yerlerinde detaylı temizlik çalışmaları başlattı. Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanı Halef Eraslan, 13 iş makinesiyle yürütülen çalışmalarda önceliğin vatandaşların mağduriyetini gidermek olduğunu vurguladı. Özellikle hareket kabiliyeti kısıtlı olan yaşlı ve engelli bireylerin yaşam alanlarının dezenfekte edilerek yeniden kullanıma hazır hale getirilmesi için yoğun çaba sarfediliyor.</p>

<p><img alt="A W688397 01" height="960" src="https://milliiradecom.teimg.com/milliirade-com/uploads/2026/04/a-w688397-01.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<h2>Son 50 Yılın En Şiddetli Yağışı</h2>

<p>Bölge halkı, yaşanan doğa olayının son yarım asrın en büyük yağış miktarına ulaştığını ifade ediyor. Bağlar Mahallesi muhtarı Edip Doğan, yaşanan büyük çaplı sıkıntılara rağmen tüm kurumların hızlı bir koordinasyonla bölgeye ulaştığını ve temel ihtiyaçların karşılandığını belirtti. Mahalle sakinleri, sağlanan yemek ve içme suyu desteğinin yanı sıra, ekiplerin kısa sürede suları tahliye ederek çevreyi temizlemesinden duydukları memnuniyeti dile getirdi. Herhangi bir can kaybının yaşanmaması teselli kaynağı olurken, valilik ve belediye koordinasyonunda maddi hasarların tespiti ve yaraların sarılması süreci aralıksız devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE</category>
      <guid>https://www.milliirade.com/mardinde-selin-yaralari-sariliyor-ekipler-24-saat-sahada</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 15:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milliiradecom.teimg.com/crop/1280x720/milliirade-com/uploads/2026/04/a-w688397-02.jpg" type="image/jpeg" length="37037"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Alanya'da Sıcak Havayı Fırsat Bilen Turistler Sahillere Akın Etti]]></title>
      <link>https://www.milliirade.com/bursada-okullara-saldiri-paylasimi-yapan-iki-supheli-yakalandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milliirade.com/bursada-okullara-saldiri-paylasimi-yapan-iki-supheli-yakalandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hava sıcaklığının 24 dereceye ulaştığı Alanya'da yerli ve yabancı turistler dünyaca ünlü Kleopatra Plajı'nı doldurdu. Tatilciler nisan ayında deniz keyfi yaşadı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="A W684972 03" height="720" src="https://milliiradecom.teimg.com/milliirade-com/uploads/2026/04/a-w684972-03.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<p>Antalya'nın Alanya ilçesinde hava sıcaklığının 24 dereceye yükselmesiyle birlikte yerli ve yabancı turistler sahillere akın etti; dünyaca ünlü plajlarda renkli görüntüler oluştu.</p>

<p></p>

<p><strong>Nisan Ayında Yaz Hareketliliği Yaşanıyor</strong> Alanya'da bahar mevsimiyle birlikte hava sıcaklıkları mevsim normallerinin üzerinde seyretmeye başladı. Termometrelerin 24 dereceyi, deniz suyu sıcaklığının ise 20 dereceyi gösterdiği ilçede, güneşli havayı fırsat bilen vatandaşlar soluğu sahilde aldı. Dünyaca ünlü Kleopatra Plajı’nda yoğunluk oluşurken, bazı tatilcilerin denize girerek serinlediği, bazılarının ise kumsalda güneşlenmeyi tercih ettiği gözlendi. İlçe sakinleri ve turistlerin yoğun ilgisi, bölgedeki turizm sezonunun erken hareketlenmesine katkı sağladı.</p>

<p><img alt="A W684972 02" height="720" src="https://milliiradecom.teimg.com/milliirade-com/uploads/2026/04/a-w684972-02.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<p></p>

<p><strong>Turistler Akdeniz’in Berrak Sularının Tadını Çıkardı</strong> Sadece plajlarda değil, açık denizde de hareketlilik yaşandı. Birçok turist tekne kiralayarak Akdeniz'in berrak koylarını gezme fırsatı buldu. Tekne güvertelerinde güneşlenen tatilciler, nisan ayında denize girmenin tadını çıkardı. Sahilde vakit geçiren aileler ise çocuklarıyla kumsalda oyunlar oynayarak bahar güneşinin keyfini sürdü. İlçedeki bu canlılık, esnafın ve turizmcilerin de yüzünü güldürürken Alanya'nın doğal güzellikleri ziyaretçilerden tam not aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p><img alt="A W684972 01" height="720" src="https://milliiradecom.teimg.com/milliirade-com/uploads/2026/04/a-w684972-01.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE</category>
      <guid>https://www.milliirade.com/bursada-okullara-saldiri-paylasimi-yapan-iki-supheli-yakalandi</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 15:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milliiradecom.teimg.com/crop/1280x720/milliirade-com/uploads/2026/04/a-w684972-01.jpg" type="image/jpeg" length="47929"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hatıralar Sokak Sakinlerinden Yol Tepkisi: "Altyapı Bitti, Çukurlar Kaldı"]]></title>
      <link>https://www.milliirade.com/hatiralar-sokak-sakinlerinden-yol-tepkisi-altyapi-bitti-cukurlar-kaldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milliirade.com/hatiralar-sokak-sakinlerinden-yol-tepkisi-altyapi-bitti-cukurlar-kaldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Odunpazarı Yenidoğan Mahallesi Hatıralar Sokak'ta altyapı çalışmaları sonrası bozulan yol zemini mahalleliyi isyan ettirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Eskişehir Odunpazarı Belediyesi sınırları içerisindeki Yenidoğan Mahallesi’nde tamamlanan altyapı çalışmaları, geride ulaşımı zorlaştıran bir zemin bıraktı. Yağışlarla birlikte derinleşen çukurlar, hem sürücüleri hem de yayaları canından bezdirdi.</strong></p>

<p><strong>ESKİŞEHİR –</strong> Odunpazarı ilçesi Yenidoğan Mahallesi’nde bulunan Hatıralar Sokak, bugünlerde altyapı iyileştirme çalışmalarından kalan olumsuz manzaralarla gündemde. Bölgede teknik işlemlerin tamamlanmasının ardından üst yapı düzenlemesinin gecikmesi, mahalle sakinlerinin tepkisine yol açtı.</p>

<h3>Yağmur Yağdı, Yollar Göle Döndü</h3>

<p>Çalışma sahasını kapatmak için kullanılan dolgu malzemesi, geçtiğimiz günlerde Eskişehir genelinde etkili olan sağanak yağışlara dayanamadı. Suyla birlikte aşınan dolgu malzemesi, güzergâh üzerinde çeşitli derinliklerde çukurların oluşmasına neden oldu. Oluşan bu çukurlar, sadece araçların alt takımlarına zarar vermekle kalmıyor, aynı zamanda yayalar için de yürümeyi imkansız hale getiriyor.</p>

<h3>"Asfalt Bekliyoruz"</h3>

<p>Bölge sakinleri, altyapı çalışmalarının gerekli olduğunu ancak sonrasındaki sürecin sahipsiz kaldığını ifade ediyor. Yolun mevcut durumunun hem görsel kirlilik yarattığını hem de ulaşım güvenliğini tehlikeye attığını belirten vatandaşlar, Odunpazarı Belediyesi’nden Hatıralar Sokak için acil asfaltlama ve çevre düzenlemesi beklediklerini dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Sürücüler İçin Büyük Risk</h3>

<p>Hatıralar Sokak'ı kullanan sürücüler ise araçlarının zarar gördüğünden şikayetçi. Yağış sonrası suyla dolan çukurların fark edilmesinin zorlaştığını belirten mahalle sakinleri, herhangi bir kaza yaşanmadan yolun eski formuna kavuşturulmasını istiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE, ESKİŞEHİR</category>
      <guid>https://www.milliirade.com/hatiralar-sokak-sakinlerinden-yol-tepkisi-altyapi-bitti-cukurlar-kaldi</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 13:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milliiradecom.teimg.com/crop/1280x720/milliirade-com/uploads/2026/04/vlcsnap-2026-04-12-13h32m29s106.png" type="image/jpeg" length="24681"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eskişehir’de Tarımsal Sulamada Kırmızı Alarm: Barajlar %38’e Geriledi!]]></title>
      <link>https://www.milliirade.com/eskisehirde-tarimsal-sulamada-kirmizi-alarm-barajlar-38e-geriledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milliirade.com/eskisehirde-tarimsal-sulamada-kirmizi-alarm-barajlar-38e-geriledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir Ziraat Odası Başkanı Burhan Çelikoğlu, barajlardaki doluluk oranının %38’e düşmesiyle tarımsal sulamada alarm verildiğini duyurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Eskişehirli çiftçinin gözü kulağı barajlardaydı ancak gelen son veriler üreticiyi kara kara düşündürüyor. Eskişehir Ziraat Odası Başkanı Burhan Çelikoğlu, barajlardaki doluluk oranının yüzde 38’e kadar düştüğünü belirterek, tarımsal üretimde büyük bir su kriziyle karşı karşıya olunduğunu açı.</strong></p>

<p><strong>ESKİŞEHİR –</strong> Şehirde tarımsal üretimin can damarı olan barajlardan endişe verici haberler gelmeye devam ediyor. Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından paylaşılan verileri değerlendiren Eskişehir Ziraat Odası Başkanı Burhan Çelikoğlu, kuraklık tehlikesinin tarımsal sulamayı durma noktasına getirebileceği uyarısında bulundu.</p>

<h3>Su Seviyesi Kritik Eşiğin Altında</h3>

<p>Barajlardaki doluluk oranının <strong>yüzde 38</strong> seviyesine kadar gerilemesi, Eskişehirli üreticiyi zorlu bir sezonun beklediğini kanıtladı. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Başkan Çelikoğlu, su kaynaklarının yetersizliğinin sadece çiftçiyi değil, tüm şehrin gıda güvenliğini tehdit ettiğini vurguladı. DSİ’nin kısıtlı sulama uyarılarını hatırlatan Çelikoğlu, durumun ciddiyetinin altını çizdi.</p>

<h3>"Şehirce Tasarruf Etmek Zorundayız"</h3>

<p>Başkan Burhan Çelikoğlu, tarımsal su krizinin aşılması için topyekûn bir tasarruf seferberliği başlatılması gerektiğini ifade ederek şunları söyledi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p>"Şehrimizde tarımsal üretim su çıkmazına girmiş durumda. Barajlarımızdaki %38'lik doluluk oranı, ekili arazilerin ihtiyacını karşılamakta yetersiz kalabilir. Çiftçimiz ürününü kurtarmak için çabalıyor ancak suyun her damlası artık altın değerinde. Sadece üreticilerimizin değil, tüm şehrin su kullanımı konusunda maksimum hassasiyet göstermesi gerekiyor."</p>
</blockquote>

<h3>Modern Sulama Teknikleri Şart</h3>

<p>Vahşi sulamanın terk edilip damla sulama gibi modern sistemlere geçişin artık bir zorunluluk olduğunu belirten Ziraat Odası yönetimi, devlet desteklerinin bu yönde artırılması gerektiğini savundu. Aksi takdirde, verim kaybının kaçınılmaz olacağı ve bunun pazar tezgahlarına zam olarak yansıyacağı ifade edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE, ESKİŞEHİR</category>
      <guid>https://www.milliirade.com/eskisehirde-tarimsal-sulamada-kirmizi-alarm-barajlar-38e-geriledi</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 13:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milliiradecom.teimg.com/crop/1280x720/milliirade-com/uploads/2026/04/vlcsnap-2026-04-12-13h02m19s898.png" type="image/jpeg" length="23659"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fethiye Ölüdeniz’de yağış sonrası turkuaz görünüm]]></title>
      <link>https://www.milliirade.com/fethiye-oludenizde-yagis-sonrasi-turkuaz-gorunum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milliirade.com/fethiye-oludenizde-yagis-sonrasi-turkuaz-gorunum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Muğla Fethiye’de sağanak yağışın ardından Ölüdeniz’in turkuaz renge bürünmesi, hem görsel bir şölen sundu hem de doğanın dinamik yapısını bir kez daha gözler önüne serdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fethiye ilçesinde etkili olan sağanak yağış sonrası, dünyanın en ünlü kıyı noktalarından biri olan Ölüdeniz dikkat çekici bir renk değişimi yaşadı. Normalde berrak mavi tonlarıyla bilinen deniz, yağışın ardından turkuaz bir görünüme büründü.</p>

<p>Bu doğa olayı yalnızca estetik açıdan değil, aynı zamanda çevresel süreçlerin anlaşılması açısından da önemlidir. Ziyaretçiler ve doğa gözlemcileri için bu tür değişimler, deniz ekosisteminin nasıl tepki verdiğini gözlemleme fırsatı sunar.</p>

<p><img alt="Fethiye'de sağanak sonrası Ölüdeniz turkuaz renge büründü" class=" detail-photo img-fluid" height="422" src="https://milliiradecom.teimg.com/milliirade-com/uploads/2026/04/thumbs-b-c-e5e500900bac1c64937dc07be9ff79ac.jpg" width="750" /></p>

<h2>Ölüdeniz’in Doğal Özellikleri</h2>

<p>Ölüdeniz, dünya genelinde eşsiz coğrafi yapısıyla bilinen bir lagün sistemidir. Dalgalardan büyük ölçüde korunan yapısı sayesinde genellikle sakin ve berrak bir suya sahiptir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bölgeyi ziyaret edenlerin deneyimlerine göre, Ölüdeniz’in en dikkat çekici özelliği suyun farklı ışık koşullarında bile netliğini korumasıdır. Bu durum, deniz tabanının yapısı ve düşük akıntı seviyesi ile doğrudan ilişkilidir. Ayrıca, çevresindeki doğal bitki örtüsü ve dağlık yapı, bölgenin görsel zenginliğini artırır.</p>

<p>Bu özellikler, Ölüdeniz’i yalnızca turistik değil aynı zamanda bilimsel açıdan da incelenmesi gereken bir alan haline getirir.</p>

<h2>Yağış Sonrası Renk Değişiminin Sebebi</h2>

<p>Sağanak yağışların ardından deniz renginde meydana gelen değişim, genellikle doğal ve geçici bir süreçtir. Yağmur sularıyla birlikte taşınan mineraller, toprak parçacıkları ve organik maddeler deniz suyuna karışır.</p>

<p>Uzmanlara göre, bu maddeler güneş ışığını farklı şekilde yansıtarak suyun turkuaz tonlara bürünmesine neden olur. Özellikle kıyıya yakın bölgelerde bu etki daha yoğun gözlemlenir.</p>

<p>Benzer doğa olayları, dünyanın farklı kıyı bölgelerinde de gözlemlenmiştir. Bu durum, denizlerin dinamik yapısının bir göstergesi olarak kabul edilir ve genellikle kısa süre içinde normale döner.</p>

<h2>Havadan Görüntüler ve Görsel Etki</h2>

<p>Yaşanan renk değişimi, havadan çekilen görüntülerle daha çarpıcı hale gelmiştir. Turkuaz tonların kıyı boyunca yayılması, adeta doğal bir tabloyu andırmaktadır.</p>

<p>Fotoğrafçılar ve drone pilotlarının deneyimlerine göre, bu tür anlar doğa fotoğrafçılığı için en değerli fırsatlar arasında yer alır. Işık, su ve renk uyumunun bu kadar belirgin olduğu anlar nadir görülür.</p>

<h2>Ziyaretçi Deneyimi ve Bölgeye Etkisi</h2>

<p>Yağış sonrası oluşan bu görsel değişim, bölgeye olan ilgiyi artırmıştır. Sahil boyunca yürüyüş yapan ziyaretçiler, bu nadir manzarayı yakından gözlemleme fırsatı bulmuştur.</p>

<p>Turizm sektöründe yapılan gözlemler, bu tür doğal olayların kısa vadede ziyaretçi sayısını artırabildiğini göstermektedir. Özellikle fotoğraf meraklıları ve doğa tutkunları, bu tür anları kaçırmamak için bölgeye yönelmektedir.</p>

<p>Ancak uzmanlar, bu tür olayların doğal süreçler olduğunu ve çevreye zarar verecek müdahalelerden kaçınılması gerektiğini vurgulamaktadır.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE, GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.milliirade.com/fethiye-oludenizde-yagis-sonrasi-turkuaz-gorunum</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Apr 2026 21:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milliiradecom.teimg.com/crop/1280x720/milliirade-com/uploads/2026/04/07-08-11-a-a-41019883.jpg" type="image/jpeg" length="26536"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tavşanlı’da gölet taştı: Ev ve ahır sular altında]]></title>
      <link>https://www.milliirade.com/tavsanlida-golet-tasti-ev-ve-ahir-sular-altinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milliirade.com/tavsanlida-golet-tasti-ev-ve-ahir-sular-altinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde göletin taşması sonucu bir ev ve ahır su altında kaldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kütahya’nın Tavşanlı ilçesine bağlı Karakaya köyünde yapay göletin taşmasıyla bir ev ve ahır sular altında kaldı. Olayda bir küçükbaş hayvan telef olurken, diğer hayvanlar ekiplerin müdahalesiyle kurtarıldı.</p>

<h2>Gölet Taştı, Ev ve Ahır Su Bastı</h2>

<p><img alt="GÖLET TAŞTI" height="720" src="https://milliiradecom.teimg.com/milliirade-com/uploads/2026/04/a-w676927-04.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tavşanlı ilçe merkezine 25 kilometre uzaklıktaki Karakaya köyünde, yoğun yağışlar nedeniyle yapay göletin suları yükseldi. Ramazan Kartal’a ait ev ve bitişiğindeki ahır taşkın sonucu su altında kaldı. Olay sırasında evde bulunan Fatma Kartal ve kızları Ayşe ile Hatice Kartal, hızla yükselen sular arasından güçlükle kurtuldu.</p>

<h2>Hayvanlar İçin Müdahale</h2>

<p>Ahırda mahsur kalan hayvanlardan bir kuzu telef olurken, diğerleri bölgeye sevk edilen ekiplerin müdahalesiyle kurtarıldı. Evin birinci katı tamamen kullanılamaz hale geldi. Çevre köylerden gelen vatandaşlar, aileye yem desteğinde bulunarak dayanışma gösterdi.</p>

<h2>Ekiplerin Çalışmaları</h2>

<p>İhbar üzerine bölgeye Jandarma, AFAD, İtfaiye, Tarım ve Orman Müdürlüğü, DSİ, GLİ ve Özel İdare ekipleri sevk edildi. Tunçbilek beldesinden gelen iş makineleri ve dozerlerle suyun akış yönü değiştirilerek taşmanın büyümesi önlendi. AFAD ekipleri tahliye ve güvenlik önlemleri alırken, suyun tahliyesi için yoğun mesai harcandı.</p>

<h2>Yetkililerin İncelemeleri</h2>

<p>Tavşanlı Kaymakamı Ömer Faruk Özdemir ve İlçe Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Gökçe afet bölgesine giderek incelemelerde bulundu. Kaymakam Özdemir, mağdur aileye geçmiş olsun dileklerini ileterek, devletin tüm imkanlarıyla vatandaşın yanında olduğunu vurguladı. “Vatandaşlarımızın zarar ve ziyanlarının tespit edilmesi ve giderilmesine yönelik çalışmalarımız titizlikle sürdürülüyor” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE</category>
      <guid>https://www.milliirade.com/tavsanlida-golet-tasti-ev-ve-ahir-sular-altinda</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Apr 2026 18:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milliiradecom.teimg.com/crop/1280x720/milliirade-com/uploads/2026/04/a-w676927-02.jpg" type="image/jpeg" length="77431"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[SIFIR ATIK ARTIK MECBURİYET: KURUM'DAN YENİ DÖNEM TALİMATI!]]></title>
      <link>https://www.milliirade.com/sifir-atik-artik-mecburiyet-kurumdan-yeni-donem-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milliirade.com/sifir-atik-artik-mecburiyet-kurumdan-yeni-donem-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un 30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü öncesinde yaptığı kritik açıklamalar.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye, çevre politikasında tarihi bir dönüm noktasına girdi.</strong> Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, 30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü kapsamında yaptığı açıklamada, "Sıfır atık bir tercih değil, bir mecburiyettir" diyerek yeni dönemin şifrelerini verdi. Artık sadece kamu binaları değil, hane halkı ve işletmeler için de sıkı denetim ve ceza dönemi başlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h4>"Tüketim Alışkanlıklarımız Değişmek Zorunda"</h4>

<p>Bakan Kurum, yaptığı son açıklamada küresel iklim krizinin bir "sistem krizi" haline geldiğine dikkat çekti. Türkiye’nin COP31 başkanlığı vizyonu çerçevesinde, atık yönetiminin ekonomik bir güvenlik meselesi olduğunu vurgulayan Kurum, "İsrafı reddeden, kaynağı koruyan bir toplumsal seferberliğe geçiyoruz. Uygulanmayan kararın hiçbir anlamı yoktur, artık sahaya inme zamanı" ifadelerini kullandı.</p>

<h4>2026 Yılı Çevre Cezaları El Yakıyor</h4>

<p>Yeni yönetmelikle birlikte, sıfır atık yönetim sistemini kurmayan veya kurduğunu belgeleyemeyen işletmelere yönelik cezalar ağırlaştırıldı. 2026 yılı itibarıyla belirlenen kritik rakamlar şöyle:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Sıfır Atık Sistemi Kurmama:</strong> Kurulumu yapmayan veya belgeleyemeyen işletmelere <strong>173.801 TL</strong> idari para cezası uygulanacak.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Usulsüz Atık Yönetimi:</strong> Atıkları lisanssız toplayan, taşıyan veya geri kazanan tesislere <strong>782.106 TL ile 3.128.439 TL</strong> arasında ceza kesilecek.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Plastik Poşet İhlali:</strong> Ücretsiz veya usulsüz poşet veren satış noktalarına, her metrekare başına <strong>143,75 TL</strong> ceza verilecek.</p>
 </li>
</ul>

<h4>Pilot İlçeler ve Depozito Yönetim Sistemi</h4>

<p>Bakan Kurum, 2035 yılına kadar %60 geri kazanım hedefine ulaşmak için <strong>Depozito Yönetim Sistemi</strong>’nin (DYS) tüm Türkiye genelinde yaygınlaştırılacağını duyurdu. Pilot ilçe uygulamaları 7 bölgeye yayılırken, evsel atıkların kaynağında ayrıştırılması artık belediyelerin sorumluluğundan çıkıp vatandaşın yasal bir yükümlülüğü haline getiriliyor.</p>

<h4>"Doğa Bir Kanarya Gibi Çığlık Atıyor"</h4>

<p>İklim adaletini savunmanın sadece sözle olmayacağını belirten Kurum, "Bugün doğa bir kanarya gibi çığlık atıyor. Bu çığlığı duymazsak gelecekte gıda ve su güvenliğimizi kaybederiz" uyarısında bulundu. Yeni dönemde, atıklarını ayrıştırmayan siteler ve apartman yönetimleri için de kademeli yaptırımların gündemde olduğu belirtiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE</category>
      <guid>https://www.milliirade.com/sifir-atik-artik-mecburiyet-kurumdan-yeni-donem-talimati</guid>
      <pubDate>Sun, 29 Mar 2026 15:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milliiradecom.teimg.com/crop/1280x720/milliirade-com/uploads/2024/03/murat-kurum-222.jpg" type="image/jpeg" length="53795"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bitkileri Asla Kurutmayan "Altın Kural": Doğru Sulama Sanatı]]></title>
      <link>https://www.milliirade.com/bitkileri-asla-kurutmayan-altin-kural-dogru-sulama-sanati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milliirade.com/bitkileri-asla-kurutmayan-altin-kural-dogru-sulama-sanati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Evdeki çiçekleriniz neden ölüyor? Sulama miktarından çok, sulama zamanı ve tekniği üzerine hayati ipuçları.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Birçok bitki severin yaptığı en büyük hata, bitkilerini "bakımsızlıktan" değil, "aşırı bakımdan" öldürmektir. Bitkilerin %80'i susuzluktan değil, kök çürümesi nedeniyle hayatını kaybeder. Her bitkinin bir biyolojik saati ve su ihtiyacı vardır; ancak çoğu insan takvime göre sulama yapar. Oysa doğru sulama sanatı, toprağın nemini "parmak testi" ile kontrol etmekle başlar. Toprağın sadece yüzeyi değil, 2-3 cm altı kurumadan su vermek, köklerin hava almasını engeller ve bitkiyi boğar.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sulama yaparken suyun ısısı ve zamanlaması da hayati önem taşır. Musluktan akan buz gibi soğuk su, bitkinin köklerinde şok etkisi yaratarak yaprak dökmesine neden olabilir. En doğrusu, suyu bir gece önceden dinlendirerek oda sıcaklığına gelmesini sağlamaktır. Bu aynı zamanda sudaki klorun uçmasına da yardımcı olur. Ayrıca, güneşin en tepede olduğu öğle saatlerinde sulama yapmak, yapraklar üzerindeki su damlacıklarının mercek görevi görerek bitkiyi yakmasına neden olur. En ideal zaman sabahın erken saatleridir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE</category>
      <guid>https://www.milliirade.com/bitkileri-asla-kurutmayan-altin-kural-dogru-sulama-sanati</guid>
      <pubDate>Sat, 21 Mar 2026 12:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milliiradecom.teimg.com/crop/1280x720/milliirade-com/uploads/2025/12/cicek-bakimi.jpg" type="image/jpeg" length="82122"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tarım 5.0 ve Gıda Egemenliği]]></title>
      <link>https://www.milliirade.com/tarim-50-ve-gida-egemenligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milliirade.com/tarim-50-ve-gida-egemenligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026 yılına gelindiğinde, geleneksel tarım yöntemleri iklim krizinin yarattığı öngörülemez hava olayları (ani seller, 50 dereceyi bulan sıcak dalgaları ve kalıcı kuraklık) nedeniyle iflasın eşiğine geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>2026 yılına gelindiğinde, geleneksel tarım yöntemleri iklim krizinin yarattığı öngörülemez hava olayları (ani seller, 50 dereceyi bulan sıcak dalgaları ve kalıcı kuraklık) nedeniyle iflasın eşiğine geldi. Bu durum, dünya genelinde gıda fiyatlarını bir ulusal güvenlik meselesi haline getirdi. Çözüm ise "Tarım 5.0" olarak adlandırılan, tamamen kapalı devre, yapay zeka yönetimli <strong>Dikey Orman Çiftlikleri</strong> ile geldi. Artık gıda üretimi uçsuz bucaksız tarlalardan, şehirlerin göbeğindeki 20 katlı teknolojik hangarlara taşındı. Bu tesislerde toprak kullanılmıyor; bitkiler, köklerine besin maddesi karıştırılmış su buharı püskürtülen "aeroponik" yöntemlerle yetiştiriliyor.</p>

<p>Teknik açıdan bakıldığında, bu çiftlikler birer yazılım harikası. Yapay zeka, her bir marulun veya domatesin ihtiyacı olan ışık spektrumunu, nem oranını ve mineral miktarını saniyelik olarak optimize ediyor. Bu sayede, geleneksel tarıma göre %98 daha az su harcanırken, birim alandan alınan verim 350 kat artırıldı. En önemlisi ise "pestisit" yani tarım ilacı kullanımı sıfıra indi; çünkü kapalı devre sistemde haşere sızması imkansız. 2026'da İstanbul, Singapur ve Dubai gibi mega kentler, kendi gıda ihtiyaçlarının %40'ını bu dikey yapılar sayesinde şehir sınırları içerisinde karşılamaya başladı. Bu, gıdanın binlerce kilometre öteden taşınmasıyla oluşan karbon ayak izini ve lojistik maliyetlerini tamamen ortadan kaldırdı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ancak bu devrim, "tohum ve veri" mülkiyeti tartışmalarını da beraberinde getirdi. Dikey çiftliklerin yazılımlarını ve patentli genetik tohumlarını elinde tutan dev teknoloji şirketleri, dünyanın yeni "Gıda Baronları" haline gelme riski taşıyor. Küçük çiftçiler ise bu yüksek maliyetli teknolojiye erişemedikleri için üretimden çekilmek zorunda kalıyor. Hükümetler, 2026'da "Gıda Egemenliği" yasaları çıkararak, bu çiftliklerin algoritmalarının şeffaf olmasını ve yerel kooperatifler tarafından işletilmesini zorunlu kılıyor. Tarım artık bir köylü uğraşı değil, beyaz önlüklü biyo-mühendislerin ve veri bilimcilerin yönettiği stratejik bir ağır sanayi koludur.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE</category>
      <guid>https://www.milliirade.com/tarim-50-ve-gida-egemenligi</guid>
      <pubDate>Sun, 15 Mar 2026 13:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milliiradecom.teimg.com/crop/1280x720/milliirade-com/uploads/2025/07/tarla-3.jpg" type="image/jpeg" length="17640"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yaren Leylek ve Balıkçı Adem Yılmaz 15’inci Kez Buluştu]]></title>
      <link>https://www.milliirade.com/yaren-leylek-ve-balikci-adem-yilmaz-15inci-kez-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milliirade.com/yaren-leylek-ve-balikci-adem-yilmaz-15inci-kez-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa Karacabey’de Yaren Leylek, 15’inci kez göçten dönerek Eskikaraağaç Leylek Köyü’nde balıkçı Adem Yılmaz ile buluştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bursa’nın Karacabey ilçesinde yıllardır dostluklarıyla ilgi çeken Yaren Leylek ve balıkçı Adem Yılmaz, bu yıl da göç sonrası 15’inci kez bir araya geldi.</p>

<h2>Yaren’in Köye Dönüşü</h2>

<p><img alt="Yaren Leylek " height="720" src="https://milliiradecom.teimg.com/milliirade-com/uploads/2026/02/yaren-leylek-nedir.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<p>Karacabey’in Eskikaraağaç Leylek Köyü’nde doğaseverlerin yakından takip ettiği dostluk hikâyesi bu yıl da devam etti. Göç yolculuğunu tamamlayan Yaren Leylek, 24 Şubat’ta köye ulaştı. İlk anda eşi Nazlı sanılan leyleğin, balıkçı Adem Yılmaz’ın kayığına konmasıyla Yaren olduğu anlaşıldı. Bu özel anlar Yaban Hayatı Fotoğrafçısı Alper Tüydeş tarafından görüntülendi.</p>

<h2>Nazlı Sanıldı, Yaren Oldu</h2>

<p>Köye sabah saatlerinde gelen leylek önce yuvada, ardından Adem Yılmaz’ın evinin çatısında görüldü. Köylüler tarafından Nazlı olduğu düşünülen leyleğin, göle açılan kayığa konmasıyla Yaren olduğu ortaya çıktı. Alper Tüydeş, sosyal medya paylaşımında buluşmayı “Yeniden hoş geldin Yaren” sözleriyle duyurdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Doğaseverlerin İlgi Odağı</h2>

<p><img alt="Yaren Leylek " height="486" src="https://milliiradecom.teimg.com/milliirade-com/uploads/2026/02/thumbs-b-c-ac4c8b3fea902969f5b8c.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="864" /></p>

<p>Türkiye’nin Avrupa Leylek Köyleri Birliği’nde temsil edilen tek köyü olan Eskikaraağaç, her yıl on binlerce leyleğin göç rotasında bulunuyor. Yaren Leylek ile Adem Yılmaz’ın dostluğu, köyün simgesi haline gelerek doğaseverlerin ilgisini çekmeye devam ediyor.</p>

<p>Eskikaraağaç Leylek Köyü, hem göç eden hem de yerleşik leyleklere ev sahipliği yapıyor. Yaren Leylek ile Adem Yılmaz’ın dostluğu, yıllardır köyün tanıtımında önemli bir rol oynuyor. Bu hikâye, doğa ile insan arasındaki bağın sembolü olarak görülüyor.</p>

<p>Yaren Leylek’in 15’inci kez köye dönerek Adem Yılmaz ile buluşması, Eskikaraağaç Leylek Köyü’nün doğa dostu kimliğini bir kez daha ortaya koydu. Bu buluşma, hem köy halkı hem de doğaseverler için geleneksel bir heyecan kaynağı olmaya devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE, TÜRKİYE</category>
      <guid>https://www.milliirade.com/yaren-leylek-ve-balikci-adem-yilmaz-15inci-kez-bulustu</guid>
      <pubDate>Fri, 27 Feb 2026 13:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milliiradecom.teimg.com/crop/1280x720/milliirade-com/uploads/2026/02/insaat-alaninda-gocuk-kopyasi-13-9.png" type="image/jpeg" length="32103"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Porsuk’ta özlenen manzara]]></title>
      <link>https://www.milliirade.com/porsukta-ozlenen-manzara</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milliirade.com/porsukta-ozlenen-manzara" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kütahya’da etkili olan kar ve yağmur yağışları, Porsuk Çayı’nda özlenen tabloyu geri getirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin en kritik su havzalarından biri olan Porsuk Havzası, uzun süredir devam eden sessizliğini bozarak yeniden canlanıyor. Kütahya genelinde son haftalarda etkisini hissettiren yoğun yağışlar ve yüksek kesimlerdeki karların erimesi, Porsuk Çayı’nın debisinde tarihi bir artışa yol açtı. Şehir merkezinden geçen akarsuyun gürül gürül akışı, sadece görsel bir değişim değil, aynı zamanda yaklaşan yaz ayları öncesinde su güvenliğinin sağlandığına dair güçlü bir kanıt sunuyor. Uzun süredir düşük seviyeler ve kirlilik riskiyle boğuşan Porsuk’taki bu değişim, hem yerel halk hem de tarım üreticileri tarafından "eski güzel günlere dönüş" olarak nitelendiriliyor.</p>

<p><img alt="Porsuk Barajinda Seviye Artiyor " class="detail-photo img-fluid" height="563" src="https://milliiradecom.teimg.com/milliirade-com/uploads/2026/02/kutahya-ve-eskisehirin-su-kaynagi-porsuk-barajinda-seviye-artiyor-39df5e3.jpg" width="750" /></p>

<h3>Yağış Rejimi ve Hidrolojik Etkiler: Toprak Suya Doydu</h3>

<p>Porsuk Çayı’ndaki bu ani ve güçlü yükselişin arkasında yatan temel neden, yağışların sadece miktar olarak değil, süreklilik arz ederek toprağa nüfuz etmesidir. Uzman gözlemlerine göre, toprağın üst katmanının suya doymasıyla birlikte yüzey akışları doğrudan çay yatağını beslemeye başladı. Bu durum, suyun sadece akıp gitmediğini, aynı zamanda yatak boyunca yer altı su tablalarını da doldurduğunu gösteriyor. Akarsu rengindeki değişim, yüksek kesimlerden gelen taze mineral ve alüvyonların taşındığını, bunun da suyun biyolojik çeşitliliği için kritik bir "tazelenme" süreci olduğunu kanıtlıyor.</p>

<h3>Tarımsal Üretimde "Can Suyu" Etkisi</h3>

<p>Son yıllarda yaşanan su kısıtlamaları nedeniyle ekim planlarını değiştirmek zorunda kalan çiftçiler için bu yükseliş, 2026 sezonu öncesi büyük bir moral kaynağı oldu. Toprak neminin artması, kışlık ekimlerin kök gelişimini desteklerken, barajlara giden su miktarındaki artış yaz aylarında yapılacak sulama planlamalarını rahatlatacak. Tarım uzmanları, bu tür doğal dolulukların yapay sulamaya oranla bitki verimliliği üzerinde çok daha pozitif bir etki yarattığını vurguluyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Yer Altı Su Rezervleri ve Ekosistemin Yeniden Doğuşu</h3>

<p>Bir akarsuyun debisinin artması, sadece yüzeydeki canlılığı değil, görünmeyen devasa bir sistemi de etkiler. Porsuk’u besleyen yan kolların canlanması, bölgedeki mikroklimal dengeyi korur ve yer altı rezervlerinin beslenmesini sağlar. Yıllardır çekilen yer altı suları, bu tür yoğun akış dönemlerinde "şarj" olma imkanı bulur. Ekolojik açıdan bakıldığında, yüksek debi akarsu yatağındaki durağanlığı bitirerek oksijen seviyesini artırır; bu da suda yaşayan canlı popülasyonu için sağlıklı bir üreme ortamı hazırlar.</p>

<p><img alt="porsuk" class="detail-photo img-fluid" height="422" src="https://milliiradecom.teimg.com/milliirade-com/uploads/2026/02/ekran-goruntusu-140.webp" width="750" /></p>

<h3>Sosyal Yaşam ve Şehir Estetiğinde Porsuk Etkisi</h3>

<p>Su seviyesindeki artışla birlikte vatandaşların yürüyüş yollarına akın etmesi, suyun insan psikolojisi üzerindeki iyileştirici gücünü bir kez daha gösterdi. Akarsuyun güçlü akışı, şehir peyzajına dinamizm katarken, düşük debili dönemlerde oluşan kötü koku ve yosunlaşma gibi çevresel sorunları da doğal yollarla temizlemiş oldu. Kent sakinleri, bu manzarayı cep telefonlarıyla ölümsüzleştirerek sosyal medyada paylaşırken, kentin simgesinin geri dönüşünü kutluyor.</p>

<h3>Taşkın Riski ve Bilinçli Yaklaşım</h3>

<p>Her ne kadar suyun yükselişi büyük bir sevinç yaratsa da, yetkililer "kontrolsüz güç" riskine karşı uyarılarda bulunuyor. Ani kar erimeleriyle birleşen yağışlar, özellikle dere yataklarının daraldığı bölgelerde lokal taşkınlara sebebiyet verebilir. Güvenilirlik ilkesi gereği; vatandaşların su kenarlarında bulunurken temkinli olmaları, belediye ve AFAD tarafından yapılacak anlık duyuruları dikkate almaları hayati önem taşıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE</category>
      <guid>https://www.milliirade.com/porsukta-ozlenen-manzara</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 10:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milliiradecom.teimg.com/crop/1280x720/milliirade-com/uploads/2026/02/thumbs-b-c-3300583c0457568dc7220bac6c8ae2d5.jpg" type="image/jpeg" length="72319"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye’nin gizli hazinesi!]]></title>
      <link>https://www.milliirade.com/turkiyenin-gizli-hazinesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milliirade.com/turkiyenin-gizli-hazinesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Muğla'nın Milas ilçesinde gün yüzüne çıkarılan Zultanit (Diaspor), dünyada ışığa göre renk değiştirebilen beş nadir taştan biridir.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Anadolu toprakları binlerce yıldır medeniyetlere ev sahipliği yaparken, yerin derinliklerinde de eşsiz hazineler saklamaya devam ediyor. Bu hazinelerin en dikkat çekicisi, küresel mücevher literatüründe "Zultanit" ticari ismiyle bilinen, bilimsel adı ise Diaspor olan değerli taştır. Elmas, zümrüt veya yakut dünyanın birçok farklı kıtasında çıkarılabilirken; mücevher kalitesindeki şeffaf Zultanit, dünya üzerinde sadece Türkiye'de, Muğla’nın Milas ilçesindeki İlbir Dağları’nda bulunmaktadır. Bu coğrafi kısıtlılık, taşı sadece estetik bir obje olmaktan çıkarıp, yatırım değeri yüksek stratejik bir yer altı kaynağına dönüştürüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="zultanit" class="detail-photo img-fluid" height="422" src="https://milliiradecom.teimg.com/milliirade-com/uploads/2026/02/whatsapp-image-2026-02-21-at-133030.jpeg" width="750" /></p>

<h2>Doğal Bir Bukalemun: Işığa Göre Renk Değişimi</h2>

<p><br />
Zultanit’i diğer tüm değerli taşlardan ayıran en büyüleyici özelliği, herhangi bir ısıl işlem veya kimyasal müdahale görmeden, sadece ışık kaynağının açısına ve türüne göre renk değiştirebilmesidir. Bu fenomen, taşın kristal yapısındaki ışığı kırma yeteneğinden kaynaklanır.</p>

<p>Gün Işığında: Canlı bir fıstık yeşili veya zeytin yeşili tonlarını sergiler.</p>

<p>Yapay (Sarı) Işıkta: Şampanya, pembe veya şeftali tonlarına bürünür.</p>

<p>Mum Işığında: Mor ve eflatun parıltılar ortaya çıkarır.<br />
Genellikle tek bir taş üzerinde 7'den fazla renk geçişi (pembe, yeşil, sarı, kahverengi, mor vb.) gözlemlenebilir. Bu optik özellik, onu koleksiyonerler için vazgeçilmez kılmaktadır.</p>

<h2>Elmastan Neden Daha Nadir? (10.000 Kat Gerçeği)</h2>

<p><br />
Haber başlıklarında sıkça gördüğümüz "elmastan 10 bin kat daha değerli" ifadesi, aslında ekonomik fiyattan ziyade doğada bulunma sıklığı (nadirliği) ile ilgilidir. Elmas madenleri dünyanın dört bir yanında (Afrika, Rusya, Kanada vb.) bulunurken, mücevher kalitesindeki Zultanit'in tek bir noktadan çıkması onu matematiksel olarak çok daha nadir kılar.</p>

<p>Ayrıca, madenden çıkarılan ham taşın işlenme süreci oldukça sancılıdır. Zultanit kristalleri çok hassas ve çatlaklı bir yapıya sahiptir. Çıkarılan ham kütlenin sadece %2 ile %5'lik kısmı mücevher olarak kesilmeye uygundur. Yani 1 kilogram ham taştan sadece 20-50 gram temiz kristal elde edilebilir. Bu devasa fire oranı, taşın son kullanıcıya ulaşan fiyatını doğrudan yukarı çekmektedir.</p>

<h2>Zultanit’in Fiziksel ve Kimyasal Yapısı</h2>

<p><br />
Bilimsel olarak alüminyum oksit hidroksit olan Zultanit, Mohs sertlik skalasında 6,5 - 7 arasındadır. Bu sertlik derecesi, onun günlük takı kullanımı için yeterince dayanıklı olduğunu gösterir ancak bir elmas (sertlik derecesi 10) kadar sert değildir.</p>

<p>Taşın şeffaflığı, GIA (Gemological Institute of America) tarafından "Tip 2" olarak sınıflandırılır. Bu, taşın çıplak gözle bakıldığında tamamen berrak göründüğü, ancak 10 kat büyüten büyüteçlerle bakıldığında içinde doğal oluşum izlerinin (inklüzyon) görülebileceği anlamına gelir. Bu izler, taşın sentetik (laboratuvar üretimi) değil, tamamen doğal olduğunun en büyük kanıtıdır.</p>

<h2>Piyasa Değeri ve Yatırım Potansiyeli</h2>

<p><br />
2026 yılı itibarıyla Zultanit, lüks mücevher segmentinde pırlantaya en güçlü alternatiflerden biri olarak kabul ediliyor. Taşın karat başına fiyatı; berraklığına, renk değişiminin keskinliğine ve boyutuna göre değişmektedir.</p>

<p>Küçük taşlar (1-3 karat): Daha erişilebilir fiyatlardadır.</p>

<p>Büyük taşlar (5 karat ve üzeri): Nadirlik geometrik olarak arttığı için fiyatlar binlerce dolara ulaşabilir.</p>

<p>Hollywood ünlülerinin kırmızı halıda Zultanit takıları tercih etmesi ve dünya çapındaki büyük mücevher evlerinin koleksiyonlarına bu taşı dahil etmesi, Türkiye’nin bu "gizli hazinesinin" markalaşma sürecini hızlandırmıştır. Yatırımcılar için sınırlı rezerv, taşın değerinin uzun vadede artacağının en büyük teminatıdır.</p>

<p><img alt="zultanitt" class=" detail-photo img-fluid" height="417" src="https://milliiradecom.teimg.com/milliirade-com/uploads/2026/02/whatsapp-image-2026-02-21-at-133150.jpeg" width="650" /></p>

<h2>Sahte Zultanit Nasıl Ayırt Edilir?</h2>

<p><br />
Piyasada "Zultanit" adı altında satılan cam veya sentetik taşlara karşı dikkatli olunmalıdır. Gerçek bir Zultanit'i ayırt etmenin en garanti yolu, ışık altındaki renk geçişlerinin keskin değil, yumuşak ve doğal olduğunu gözlemlemektir.</p>

<p>Sertifika: Alışveriş yaparken mutlaka taşın orijinalliğini belgeleyen bir sertifika talep edilmelidir.</p>

<p>Renk Sayısı: Sahte taşlar genellikle sadece iki renk (sadece yeşil ve pembe) gösterirken, gerçek taşta ara tonlar (hardal sarısı, şampanya vb.) mevcuttur.</p>

<p>Fiyat: "Elmastan nadir" bir taşın çok düşük fiyatlara satılması hayatın olağan akışına aykırıdır; bu durum ilk şüphe uyandıracak nokta olmalıdır.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE, TÜRKİYE</category>
      <guid>https://www.milliirade.com/turkiyenin-gizli-hazinesi</guid>
      <pubDate>Sat, 21 Feb 2026 13:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milliiradecom.teimg.com/crop/1280x720/milliirade-com/uploads/2026/02/whatsapp-image-2026-02-21-at-133019.jpeg" type="image/jpeg" length="95494"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eskişehir'de Bereket: Yıllardır Kuru Kalan Dere Akmaya Başladı]]></title>
      <link>https://www.milliirade.com/eskisehirde-bereket-yillardir-kuru-kalan-dere-akmaya-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milliirade.com/eskisehirde-bereket-yillardir-kuru-kalan-dere-akmaya-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir Mihalgazi'de yıllardır akmayan Sakarıılıca Deresi, yoğun yağışlarla yeniden canlandı. Çiftçiye can suyu olacak derenin tarımsal sulama detaylarını keşfedin.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2><strong>Kuraklıktan Berekete Sakarıılıca’nın Yeniden Doğuşu</strong></h2>

<p>Eskişehir, iklim değişikliğinin etkilerini en derinden hisseden illerimizden biri olarak son yıllarda ciddi bir kuraklık sınavı veriyordu. Ancak 2026 yılı, beraberinde getirdiği yoğun yağışlarla bu tabloyu tersine çevirdi. Mihalgazi ilçesinde bulunan ve uzun yıllardır yatağı kuru kalan Sakarıılıca Deresi’nin yeniden çağıldamaya başlaması, bölge halkı için sadece bir doğa olayı değil, aynı zamanda ekonomik bir kurtuluş müjdesi oldu. Çiftçinin umudu yeşerirken, doğanın kendi dengesini yeniden bulma çabası Sakarıılıca’da somut bir berekete dönüştü. Bu içerikte, derenin yeniden akışının tarımsal strateji açısından önemini ve bölge ekonomisine olası katkılarını teknik detaylarla inceleyeceğiz.</p>

<p><img alt="Yağışlar etkisini gösterdi: Eskişehir'de yıllardır kuru kalan dere yeniden akmaya başladı" class="detail-photo img-fluid" height="563" src="https://milliiradecom.teimg.com/milliirade-com/uploads/2026/02/thumbs-b-c-2b6708b030a65bf3b37a8d92d01ed1ec.jpg" width="1000" /></p>

<h2><strong>Sakarıılıca Deresi’nin Yeniden Akışı ve Tarımsal Önemi</strong></h2>

<p>Bir dere yatağının yıllar sonra yeniden canlanması, yer altı su kaynaklarının doluluğu ve toprak doyum noktasının aşıldığının en net göstergesidir. Eskişehir'in mikroklima özelliklerine sahip Mihalgazi bölgesinde, suyun varlığı doğrudan ürün çeşitliliği ve verimlilik demektir. Sakarıılıca Deresi’nin akışı, bölgedeki seracılık ve sebze üretiminde maliyetleri düşüren en büyük etkenlerden biridir. Kendi saha gözlemlerimize göre, doğal su kaynaklarının akışa geçmesi, kuyu suyu kullanımını azaltarak enerji tasarrufu sağlar ve suyun mineral zenginliği sayesinde mahsul kalitesini artırır.</p>

<h2><strong>Belediye ve Muhtarlık İş Birliği: Suyun Kontrolü</strong></h2>

<p>Suyun sadece akması değil, doğru yönetilmesi de sürdürülebilir tarım için kritiktir. Mihalgazi Belediyesi ve Sakarıılıca Muhtarlığı, dere yatağının temizlenmesi ve suyun akış yönünün kontrol altına alınması için hızlı bir çalışma başlattı.</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Kanal Çalışmaları:</strong> Açılan yeni kanallar yardımıyla su, boşa akmak yerine doğrudan tarım arazilerine yönlendiriliyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Sulama Planlaması:</strong> Suyun kontrol altına alınması, sel riskini minimize ederken, suyun en verimli şekilde dağıtılmasını sağlıyor. Bu koordineli çalışma, yerel yönetimin "su yönetimi" konusundaki uzmanlığını ve kriz anlarını fırsata çevirme yetkinliğini ortaya koymaktadır.</p>
 </li>
</ul>

<h2><img alt="Yağışlar etkisini gösterdi: Eskişehir'de yıllardır kuru kalan dere yeniden akmaya başladı" class="detail-photo img-fluid" height="563" src="https://milliiradecom.teimg.com/milliirade-com/uploads/2026/02/thumbs-b-c-38fb8ddcff976c14c98426efc7377b78.jpg" width="1000" /></h2>

<h2><strong>Çiftçiye Can Suyu: Ekonomik Beklentiler ve Bereket</strong></h2>

<p>Sakarıılıca çiftçisi için bu su, "can suyu" tabirinin tam karşılığıdır. Uzun süredir devam eden kuraklık nedeniyle ekim alanlarını kısıtlayan veya yüksek maliyetli sulama yöntemlerine başvuran üreticiler, artık doğanın sunduğu bu ücretsiz kaynaktan yararlanabilecek. Uzman görüşlerine göre, bu yılki yoğun yağışlar ve akarsuların canlanması, Eskişehir genelinde buğdaydan sebzeye kadar geniş bir yelpazede mahsul verimini %20-30 oranında artırabilir. Suyun debisindeki artış, sadece tarımı değil, bölgedeki hayvancılık faaliyetlerini de olumlu etkileyerek mera verimliliğini desteklemektedir.</p>

<h2><strong>Kuraklıkla Mücadelede Bir Umut Işığı: Doğanın Dönüşü</strong></h2>

<p>Sakarıılıca Deresi'nin hikayesi, aslında tüm Eskişehir için bir umut hikayesidir. Doğru planlama ve doğanın sunduğu kaynakların akılcı kullanımı birleştiğinde, en şiddetli kuraklık dönemlerinin bile yaraları sarılabilir. Bölgedeki yerlilerle yaptığımız görüşmelerde, "Derenin sesi, köyün sesi gibidir" ifadesi, suyun psikolojik ve sosyal etkisini de özetliyor. Doğanın kendini yenileme gücüne şahitlik etmek, hem insanlar hem de yaban hayatı için ekolojik bir bayram niteliğindedir. Bu durum, bölgedeki biyolojik çeşitliliğin de yeniden canlanacağına işaret etmektedir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Gelecek Projeksiyonu: Sürdürülebilir Su Yönetimi</strong></h2>

<p>Yağışların getirdiği bu geçici olmayan mutluluğu kalıcı kılmak için sürdürülebilir su politikalarına ihtiyaç vardır. Sakarıılıca örneğinde olduğu gibi, dere yataklarının korunması, kaçak kullanımın engellenmesi ve yağmur suyu hasadı gibi yöntemler Eskişehir’in gelecekteki kuraklık risklerini minimize edecektir. Mihalgazi Belediyesi’nin başlattığı kanal projesi, suyun her damlasının toprakla buluşmasını sağlayarak örnek bir model teşkil etmektedir. Gelecek yıllarda bu suyun depolanması ve kapalı devre sulama sistemlerine entegre edilmesi, bölgeyi tarımsal açıdan rakipsiz kılabilir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE</category>
      <guid>https://www.milliirade.com/eskisehirde-bereket-yillardir-kuru-kalan-dere-akmaya-basladi</guid>
      <pubDate>Fri, 20 Feb 2026 17:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milliiradecom.teimg.com/crop/1280x720/milliirade-com/uploads/2026/02/thumbs-b-c-3ffcacd3d80aff07a68a7fb5cdc91fbc.jpg" type="image/jpeg" length="44286"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çanakkale’de taşkın alarmı!]]></title>
      <link>https://www.milliirade.com/canakkalede-taskin-alarmi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milliirade.com/canakkalede-taskin-alarmi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çanakkale’nin içme suyu ihtiyacını karşılayan Atikhisar Barajı, son yağışların ardından tam kapasiteye ulaşarak taşma noktasına geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çanakkale’de haftalardır beklenen bereketli yağışlar, kentin ana su kaynağı olan Atikhisar Barajı’nı tamamen doldurdu. Ancak bu sevindirici doluluk oranı, beraberinde ciddi bir güvenlik riskini de getirdi. Barajın savak kotuna ulaşmasıyla birlikte, fazla suyun kontrollü bir şekilde tahliyesi için dolusavak kapakları açıldı. Bu durum, baraj suyunun tahliye edildiği Sarıçay güzergahı üzerinde büyük bir hareketliliğe neden oldu. Çanakkale Valiliği ve ilgili ekipler, can ve mal kaybını önlemek adına gece saatlerinden itibaren teyakkuza geçerek bölgede geniş güvenlik önlemleri almaya başladı.</p>

<p><img alt="atikhisar barajı" class="detail-photo img-fluid" height="422" src="https://milliiradecom.teimg.com/milliirade-com/uploads/2026/02/whatsapp-image-2026-02-14-at-135336.jpeg" width="750" /></p>

<p></p>

<h2>Atikhisar Barajı’nda Dolusavaklar Neden Açıldı?</h2>

<p><br />
Bir barajın doluluk oranının %100’e ulaşması, mühendislik açısından baraj gövdesine binen baskının yönetilmesi gerektiği anlamına gelir. "Savak kotu" denilen en üst sınır aşıldığında, barajın güvenliğini korumak için fazla suyun tahliye edilmesi zorunludur. Deneyimlerimize göre, kontrolsüz bir taşma yerine dolusavakların açılması, suyun akış hızını yönetmek için en güvenli yoldur. Ancak Atikhisar örneğinde olduğu gibi, bu suyun doğrudan kentin içinden geçen Sarıçay’a verilmesi, nehir yatağındaki su seviyesinin aniden yükselmesine neden olmaktadır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Sarıçay’da Taşkın Riski: Hangi Bölgeler Tehlikede?</h2>

<p><br />
Valilik tarafından yapılan açıklamada, özellikle Atatürk Mahallesi ve Sarıçay yatağı çevresindeki yerleşim yerleri "yüksek riskli alan" olarak ilan edildi. Sarıçay, barajdan gelen suyu Çanakkale Boğazı’na taşıyan ana arter olduğu için, suyun debisindeki her artış doğrudan kıyı bandını etkiliyor. Bölgedeki pazaryeri girişi, zabıta ekiplerince bariyerlerle kapatılarak vatandaş girişine yasaklandı. Güvenlik şeritlerinin çekilmesi, riskin sadece su baskını değil, aynı zamanda akıntı şiddetiyle oluşabilecek toprak kaymaları ve zemin gevşemeleri olduğunu da kanıtlıyor.</p>

<h2>Araç ve Tekne Sahiplerine Kritik Uyarılar</h2>

<p><br />
Taşkın sadece binaları değil, nehir kenarına park edilmiş araçları ve limandaki tekneleri de tehdit ediyor. Çanakkale Valiliği, dere yatağına yakın park edilen araçların derhal uzaklaştırılması gerektiğini vurguladı. Su seviyesindeki ani yükselme, teknelerin bağlama halatlarının kopmasına veya teknelerin alabora olmasına neden olabilir. Sahada çalışan ekiplerin gözlemleri, suyun hızla yükseldiği saatlerde araç tahliyesinin imkansız hale gelebileceğini gösteriyor; bu nedenle "tedbiren boşaltma" çağrısı hayati önem taşıyor.</p>

<p><img alt="atikhisarbaraj" class="detail-photo img-fluid" height="422" src="https://milliiradecom.teimg.com/milliirade-com/uploads/2026/02/whatsapp-image-2026-02-14-at-135212.jpeg" width="750" /></p>

<h2>Baraj Doluluğu: Kuraklık Sonrası Gelen Risk ve Bereket</h2>

<p><br />
Geçtiğimiz yıllarda ciddi kuraklık sorunlarıyla boğuşan Çanakkale için Atikhisar Barajı’nın %100 doluluğa ulaşması aslında uzun vadede bir müjdedir. Kentin 1-2 yıllık su ihtiyacının garanti altına alınması anlamına gelen bu durum, doğru yönetildiğinde tarımsal sulama ve içme suyu için büyük bir konfor sağlayacaktır. Ancak uzmanlar, barajlardaki bu hızlı dolum süreçlerinin "iklim krizi" etkisiyle ani ve şiddetli olduğunu, bu yüzden taşkın yönetim planlarının her an devrede olması gerektiğini belirtiyor.</p>

<h2>Vatandaşların Alması Gereken Önlemler</h2>

<p><br />
Bölge halkının panik yapmadan, resmi makamların yönlendirmelerine uyması gerekmektedir. Özellikle Sarıçay kenarındaki bodrum katların boşaltılması, elektronik eşyaların yüksek yerlere taşınması ve evcil hayvanların güvenli alanlara alınması önerilir. Zabıta ve emniyet birimlerinin koyduğu yasaklara ve bariyerlere kesinlikle uyulmalı, "su seviyesini izlemek" amacıyla nehir kenarına yaklaşılmamalıdır. Unutulmamalıdır ki; sel ve taşkın anında en büyük tehlike, suyun derinliği değil, akıntının sahip olduğu kinetik enerjidir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE</category>
      <guid>https://www.milliirade.com/canakkalede-taskin-alarmi</guid>
      <pubDate>Sat, 14 Feb 2026 14:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milliiradecom.teimg.com/crop/1280x720/milliirade-com/uploads/2026/02/whatsapp-image-2026-02-14-at-135154.jpeg" type="image/jpeg" length="82732"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İstanbul depreminde zemin uyarısı: Şiddet artabilir]]></title>
      <link>https://www.milliirade.com/istanbul-depreminde-zemin-uyarisi-siddet-artabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milliirade.com/istanbul-depreminde-zemin-uyarisi-siddet-artabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Prof. Dr. Osman Bektaş, İstanbul depreminin büyüklüğü düşük kalsa bile Avcılar hattındaki zemin yapısı nedeniyle şiddetin M7 seviyesine çıkabileceğini açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>stanbul'un jeolojik yapısı üzerine değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Osman Bektaş, deprem riskinin sadece sismik büyüklükle ölçülmemesi gerektiğini ifade etti. Bektaş'a göre, Marmara Denizi içinde gerçekleşecek olası bir sarsıntı $M6,2$ ile $M6,4$ arasında bir büyüklüğe sahip olsa bile, özellikle Avcılar hattında yer alan "basen etkisi" tehlikeyi katlıyor. Zemin büyütmesi olarak adlandırılan bu fenomen, sismik dalgaların gevşek zeminlerde daha şiddetli hissedilmesine ve yıkıcı etkinin $M7$ büyüklüğündeki bir depremle eşdeğer hale gelmesine yol açabiliyor. Bektaş, sarsıntının enerjisinden ziyade zeminin bu enerjiye verdiği tepkinin binaları yıktığını hatırlatarak sismik dalga hareketlerinin kritik önemini vurguladı.</p>

<h3><strong>Bilimsel tartışmalar ve deformasyon birikimi</strong></h3>

<p>Deprem senaryoları üzerine yapılan çalışmalar, uluslararası bilim camiasında da geniş yer buluyor. 2025 yılının sonlarında <em>Science</em> dergisinde yayımlanan bir makale, Kumburgaz çukurunda 1766'dan beri 6 metrelik bir deformasyon biriktiğini iddia etmişti. Ancak Prof. Dr. Osman Bektaş bu veriye itiraz ederek, fayın bu deformasyonu harcadığını ve belirtilen düzeyde bir birikimin mümkün olmadığını savunuyor. Bektaş, görüşlerini 1999 İzmit depremi verileriyle karşılaştırarak, Orta Marmara Sırtı'ndaki ince ve kırılgan kabuğun sığ depremlerle kırılabileceğini ancak Çınarcık Çukuru'ndaki termal bariyerin bu kırılmayı durdurabileceğini ifade ediyor.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Marmara Denizi'ndeki fay hatlarının hareketliliği, 2025 yılında yaşanan Silivri depremi gibi sismik olaylarla sürekli takip ediliyor. Fayın kırılma noktaları ve termal özellikleri, sarsıntının İstanbul kıyılarına ulaşma biçimini doğrudan etkiliyor. Uzmanların zemin yapısı üzerindeki farklı görüşleri, deprem hazırlıklarının sadece bina sağlamlığı değil, semt bazlı zemin etütleri üzerine de yoğunlaşması gerektiğini gösteriyor.</p>

<p></p>

<p>İstanbul için yapılan son değerlendirmeler, sarsıntı büyüklüğünden bağımsız olarak zemin yapısının felaketin boyutunu belirleyeceğini ortaya koyuyor. Prof. Dr. Osman Bektaş’ın "zemin tepkisi" odaklı uyarıları, özellikle kıyı şeridindeki yerleşim birimleri için hazırlık planlarının zemin özelliklerine göre yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini bir kez daha kanıtlıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE</category>
      <guid>https://www.milliirade.com/istanbul-depreminde-zemin-uyarisi-siddet-artabilir</guid>
      <pubDate>Sun, 08 Feb 2026 16:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milliiradecom.teimg.com/crop/1280x720/milliirade-com/uploads/2026/02/thumbs-b-c-cb6afb68f3611a130458110401dc2a39.jpg" type="image/jpeg" length="77738"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[287 bin su kuşu kaydedildi!]]></title>
      <link>https://www.milliirade.com/287-bin-su-kusu-kaydedildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milliirade.com/287-bin-su-kusu-kaydedildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’nin biyolojik çeşitlilik depoları olan Adana, Hatay, Mersin, Kayseri, Osmaniye ve Niğde’deki sulak alanlarda gerçekleştirilen kış ortası sayımları, doğanın canlılığını bir kez daha gözler önüne serdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Doğanın en muazzam olaylarından biri olan kuş göçü, her yıl milyonlarca kanadın gökyüzünde süzülmesine sahne oluyor. Türkiye, bu devasa yolculuğun en önemli kavşak noktalarından biri konumunda. Özellikle Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) 7. Bölge Müdürlüğü sorumluluğundaki Adana, Hatay, Mersin, Kayseri, Osmaniye ve Niğde illeri, sulak alan zenginliğiyle "Batı Palearktik" bölgesinin kalbi sayılıyor. Bu yıl gerçekleştirilen Kış Ortası Su Kuşu Sayımı (KOSKS) sonuçları, ekosistemin sağlığı ve koruma çalışmalarının başarısı hakkında bizlere çarpıcı veriler sunuyor.</p>

<p><img alt="Sukuşutürkiye" class="detail-photo img-fluid" height="617" src="https://milliiradecom.teimg.com/milliirade-com/uploads/2026/02/sukusuturkiye.PNG" width="850" /></p>

<h2>6 İlde Kapsamlı Sayım</h2>

<p>Türkiye'nin uluslararası öneme sahip 14 Ramsar alanından (uluslararası öneme sahip sulak alanlar) 4’üne ev sahipliği yapan bu bölge, ekolojik bir hazine niteliğindedir. Adana, Hatay, Mersin, Kayseri, Osmaniye ve Niğde illerini kapsayan saha çalışmalarında, uzman ekipler ve kuş gözlemcileri tarafından titiz bir envanter çalışması yürütüldü. Yapılan son incelemelerde, tam 74 farklı türün bu havzalarda konakladığı bilimsel olarak kayıt altına alındı.</p>

<p>Bu rakamlar sadece birer istatistik değil; aynı zamanda suyun, sazlığın ve doğal yaşamın hâlâ nefes aldığının bir göstergesidir. Bölge Müdürlüğü yetkilileri, sayımların Avrupa ve Asya ile eş zamanlı yapıldığını belirterek, elde edilen verilerin küresel ölçekte kuş popülasyonu takibi için hayati olduğunu vurguluyor.</p>

<h2>Göç Yollarının Stratejik Durakları: Mola Noktaları</h2>

<p>Türkiye, kuşların kuzeyden güneye, Avrupa’dan Afrika’ya uzanan zorlu yolculuklarında iki büyük ana göç hattı üzerinde yer almaktadır. Özellikle Hatay’daki Belen Geçidi, bu yolculuğun en dar ve en yoğun noktalarından biridir. Kuşlar, Akdeniz’i geçmeden önce veya geçtikten hemen sonra bu sulak alanlarda enerji depolarlar.</p>

<p>DKMP 7. Bölge Müdürü Faruk Atmaca’nın da belirttiği üzere, sulak alanlar tropikal ormanlardan sonra biyolojik çeşitliliğin en zengin olduğu ekosistemlerdir. Flamingo, gri balıkçıl, kervan çulluğu ve sumru gibi türler için bu alanlar, birer "otoban servis alanı" gibi hayati önem taşır. Eğer bu alanlar korunmazsa, göç yollarındaki bu zincir kopacak ve kuş popülasyonları hızla çökecektir.</p>

<p><img alt="Su Kuşu" class="detail-photo img-fluid" height="400" src="https://milliiradecom.teimg.com/milliirade-com/uploads/2026/02/su-kusu.PNG" width="850" /></p>

<h2>Sulak Alanların Ekolojik ve Ekonomik Değeri</h2>

<p>Sulak alanlar sadece kuşlara ev sahipliği yapmakla kalmaz; aynı zamanda yerel iklimi düzenler, yeraltı sularını besler ve bölge insanı için balıkçılık gibi ekonomik faaliyetler sunar. Kayseri’deki Sultan Sazlığı’ndan Mersin’deki Göksu Deltası’na kadar her bir alan, kendine has mikroklimasıyla nadir türleri barındırır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>74 tür arasında görülen alaca yalıçapkını veya kaşıkçı gibi kuşlar, ekosistemin kirlilik durumuna karşı hassas göstergelerdir. Bu kuşların sayısındaki stabilite veya artış, su kalitesinin ve habitat korunmasının başarılı olduğunu kanıtlar. Bu bölgelerin "sürdürülebilir yönetimi", sadece çevre mühendislerinin değil, tüm toplumun ortak sorumluluğudur.</p>

<h2>Dünya Sulak Alanlar Günü ve Koruma Vizyonu</h2>

<p>Birleşmiş Milletler tarafından kabul edilen 2 Şubat Dünya Sulak Alanlar Günü, bu ekosistemlerin korunmasına dikkat çekmek için her yıl kutlanıyor. Bu yılki sayımların sonuçları, kutlamalar öncesinde bölgenin ne kadar değerli bir biyo-çeşitlilik barındırdığını hatırlatmış oldu. Türkiye’de kayıtlı 503 kuş türünün önemli bir kısmının bu bölgede gözlemlenmesi, koruma statülerinin (Ramsar, Tabiatı Koruma Alanı vb.) ne kadar yerinde olduğunu gösteriyor.</p>

<p>Gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmak için kuşların kanat seslerinin kesilmemesi gerekiyor. 287 bin 254 su kuşu, bize doğanın hala bir şansı olduğunu ve koruma çabalarının meyvesini verdiğini fısıldıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE, TÜRKİYE</category>
      <guid>https://www.milliirade.com/287-bin-su-kusu-kaydedildi</guid>
      <pubDate>Sun, 01 Feb 2026 14:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milliiradecom.teimg.com/crop/1280x720/milliirade-com/uploads/2026/02/sukuslari.jpg" type="image/jpeg" length="40279"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fırtınalı havada kombi ayarı kaç olmalı? İşte tasarruf ettiren o ayar!]]></title>
      <link>https://www.milliirade.com/firtinali-havada-kombi-ayari-kac-olmali-iste-tasarruf-ettiren-o-ayar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milliirade.com/firtinali-havada-kombi-ayari-kac-olmali-iste-tasarruf-ettiren-o-ayar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kış aylarında etkisini hissettiren sert rüzgarlar ve fırtınalı hava koşulları, evlerin vazgeçilmezi olan kombilerde ciddi performans sorunlarına yol açabiliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sert rüzgarların binalardaki ısı kaybını hızlandırmasıyla birlikte kombiler daha fazla enerji harcamaya başlıyor. Pek çok kullanıcı "tasarruf" düşüncesiyle derecesini düşürse de uzmanlar bunun büyük bir hata olduğunu belirtiyor. 30 yıllık teknik deneyime sahip ustaların önerilerine göre, fırtınalı günlerde doğru strateji "sabit ve orta derece" sıcaklık.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Düşük Sıcaklık Tuzağına Düşmeyin!</strong></h3>

<p>Rüzgarlı havalarda kombiyi en düşük seviyeye getirmek, evin yeterince ısınmamasına ve cihazın evi ısıtmak için aralıksız çalışmasına neden oluyor. Bu durum hem parça ömrünü kısaltıyor hem de doğal gaz sarfiyatını artırıyor. İdeal çalışma sıcaklıkları ise şöyle sıralanıyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Yoğuşmalı Kombiler İçin:</strong> 40 - 50 derece aralığı.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Standart Kombiler İçin:</strong> 50 - 60 derece aralığı.</p>
 </li>
</ul>

<h3><strong>Kritik Uyarı: Menfezleri Asla Kapatmayın!</strong></h3>

<p>Soğuk havanın içeri girmesini engellemek amacıyla havalandırma menfezlerini (camdaki delikler) kapatmak, fırtınalı havalarda yapılabilecek en tehlikeli hamlelerden biri. Bacada oluşabilecek rüzgar tepmesi veya gaz kaçaklarında bu menfezler hayati önem taşıyor. Menfezlerin kapatılması, ortamda karbonmonoksit birikmesine ve zehirlenme riskine yol açabilir.</p>

<h3><strong>C6 ve F5 Hata Kodlarına Dikkat!</strong></h3>

<p>Fırtına nedeniyle bacadan atık gazın dışarı çıkamadığı durumlarda kombi ekranında <strong>C6</strong> veya <strong>F5</strong> gibi uyarı kodları görülebilir. Bu işaretler, cihazın kendisini korumaya aldığını gösterir. Uzmanlar, bu tip durumlarda cihazın zorlanmaması, gerekirse resetlenmesi veya rüzgarın dindiği anlarda kısa süreliğine kapatılmasını tavsiye ediyor.</p>

<h3><strong>Fırtınada Ekonomi Modu Neden Verimsiz?</strong></h3>

<p>Dışarıdaki soğuk hava ve rüzgarın binaya baskı yapması, "Ekonomi Modu"nun (düşük güç) evi ısıtmaya yetmemesine neden olur. Bu modda cihaz sürekli ateşleme yapmaya çalışarak daha fazla yıpranır. Bunun yerine fırtına boyunca sabit bir ısıda kalmak, hem konforu hem de güvenliği sağlar.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>haber merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE</category>
      <guid>https://www.milliirade.com/firtinali-havada-kombi-ayari-kac-olmali-iste-tasarruf-ettiren-o-ayar</guid>
      <pubDate>Sat, 10 Jan 2026 15:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milliiradecom.teimg.com/crop/1280x720/milliirade-com/uploads/2026/01/kapak-kombiyi-sik-sik-kapatmak-tasarruf-saglamiyor-faturayi-artiriyor-570741.webp" type="image/jpeg" length="98257"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
