27.08.2018, 06:07

Ramazan Bayramından Kurban’a ne değişmiş?..

Geleneksel “Bayram Yazımızı” bir hafta önce yazmışız. Biraz da gelenekselin dışına çıkarak ana temayı “çalışmak” üzerine kurmuştuk.

Yine 9-10 günlük uzun bayram tatili fırsatını(!) gözönünde bulundurmakla birlikte, tam zıttı bir geçmişin “yok edilen” felsefenin temsilcisi Köy Enstitüsü anılarından da esinlenerek… Başlık da ifade etmeye çalıştığım gibi;

-Bayramda bayramlar için çalışmak!...

Yeri gelmişken, bayramda bayramlar için çalışmanın ne anlama geldiğini, merak edenler için o yazıyı okumalarını dilerim…

Değişen seçim ama…

Biz günlük köşe yazarları için okurun “ağız tadını bozmayacak” konular seçerek “bayram yazısı yazmak ne kadar gelenekselleşmiş bir tutumsa, sonrasındaki ilk yazıda da “bayramı nasıl geçirdiğimize değinmek de neredeyse aynı şekilde “gelenek” olagelmiştir.

O nedenle bu görevi yerine getirirken Ramazan Bayramı sonrası yazımızı hatırlamak istedim. İstedim ki, iki ay on gün sonrasının Kurbanında tekrara düşmemiş olayım. Başlığına bakmak yeterli oldu. O da resmen klasik!

-Bu Bayramı da seçim ve geçimle geçirdik!..

 ***

Düşündüm ki, Ramazan’dan-Kurban’a değişen tek şey seçim!.. Onun da yerini “Rejim meselesi” almış ama ne önemi var…

-Nasıl olsa değişenlerle gelen değişimlere milletçe şerbetlendik!..

Tam bu noktada “değişmeyene” dair bir düşünce sapması oldu bende…

-Bayramlık geçimin de pek önemi kalmamış!..

Her ne kadar, özellikle İki buçuk milyon kadar Bağ-Kur emeklisinin Ağustos maaşları “ödenmesine daha 10 gün var” gerekçesiyle yatırılmasa da…

Her ne kadar; O kesimin dul ve yetimlerine ödenecek bayram ikramiyeleri “Bin lira vadinden 250 TL’ye” kadar kırpıntıya uğratılsa da…

-Milletçe bunu da geçim faslından sayıp, önemsemedik!..

O kesim bile “Bayram gelmiş neyime” dertlenmesinden uzaklaşıp, geleneksel “toplum dayanışmamız”a sığınıp, bayramı bayram gibi yaşamanın çaresini buldular..  Ya sonrası?..

-Sonrası tevekkül, Allah Kerim!..

Geçim-seçim mi, tövbe!..

Hadi o kesimi bir yana ayırdık. Ya görece, kestirmeden “orta direk” dediğimiz kesimi hiç mi etkilemedi;

-Yedi liralık dolar, altı liralık benzin mazot fiyatları?

Ya da ucundan-ucundan hane bütçelerine giriş yapan  zamlar?.. En çok da bunların bayram nedeniyle de olsa etkisizliğine!..

Okuyup, dinlemişsinizdir. Kentlerimiz ahalisi altlarında modelli-modelsiz otolarıyla tatil beldelerine üşüştüler. Köylerde-beldelerde oturan büyüklere “bayram ziyaretine” koşanlar ayrı…

Galiba kentleri terk ediş bir parça “rastgele plana” denk gelmiş olmalı ki “otobanlarda kuyruk” sorunu olmadı. Ya son iki günü sığdırılan dönüş?.. Duyunca şaşırmamak elde değil. Şöyle bir cümle kurgusundan duyduklarımız örneğin;

-İzmit-İstanbul otobanında sıralı araç dizisi 40 kilometre ulaştı. Beli kesimlerde trafik, dura-kalka adım adım ilerliyor…

Arkasından canlı röportajlardan duyduğumuz “sağ-salim evimize ulaştık şükür” duaları…

Memleketten bir an önce kaçma planlarını bu süreye getiren gurbetçilerin, gümrük kapılarında 10 kilometreyi bulan araç kuyruklarında isyan ettiklerini duyunca, 40 kilometrelik dönüş çilesine niye şaşıralım ki!..

Bütün bunların sonucu, karayollarında meydana gelen “kaçınılmaz” trafik kazalarında yitirdiğimiz çoluk-çocuk maaile canlar, bıraktıkları acılar?.. Velhasıl kelam;

-Son rakamlar 200 kadar can kaybından söz etmekteydi…

***

“Bundan sonra tövbe” diyorum;

-Bayram öncesi ve sonrası Bayram yazılarımda ne bayramlarda çalışmaktan, ne de geçim ve seçim (ya da rejim) konusunda tek satır olsun söz edeceğim!..

Yorumlar
Yükleniyor...
0
.

Gelişmelerden Haberdar Olun

@