13.08.2018, 06:37

Porsuk Barajı, Ilıca Göleti ve Eskişehir

Aslında “Porsuk Çayını” katmalıydım başlıktaki satır aralarına. Adını verdiği baraj da kendisi kadar önemli ve simgeseldir Eskişehir ili ve il merkezi için. 

Öncesinden başlayarak geçtiğimiz haftalarda “Eskişehir için” vurgulamasıyla birlikte hem o iki su havzası hem de önemi sıkça kent gündeminde uzun süre yer aldı.

Açıklamalar, manşetler, onlara gösterilen bilinçli-bilinçsiz ve de siyasi içerikli tepkiler tartılıp durdu. Gazetelerin manşetleri meşreplerine göre farklıydı. Konu, bir sorun olarak dağıtılan Basın Bülteninde şu 4 sözcükle özetlendi.

-Polatlı için susuz kalacağız!...

Kimse abartı sanmasın, kuşku duymasın;

Belki bugünler için değilse de, çok yakın gelecek için bugünden çalınan “alarm zili” niteliğinde net bir uyarı.

Neresinden bakılırsa bakılsın; 1 milyon insanı, tahmin edilemeyecek miktarda  (hayvan-bitki) canlıyı hatta ekonomimizi ilgilendiren gerçeğin altını çizen bir uyarı…

Öylesine geçiştirilip gitti. Ancak yakın gelecekte, daha ciddi ölçekte tekrar gündemimizde yerine alacağından hiç kuşku yok.

Derin kuyulardaki tehlike…

Denilebilir ki, Eskişehir’in susuz kalmasıyla il sınırındaki büyük ilçe Polatlı’nın ne ilgisi olabilir. Açıklama da, gazete manşetleri de bunu irdeliyor zaten. İlgiyi, özet halinde hatırlatırsak…

Porsuk Çayı üzerinde bulunan baraj, İlimizin bir önemli kuruluşu DSİ 3. Bölge Müdürlüğü tarafından yönetilmektedir. Zaten geçmişte (1950’lerde) bu kurum tarafından yapıldı. Projesine göre amaç, Porsuk çayındaki su rejimini düzenleyip, Eskişehir’i tehdit eden taşkınları önlemek. Daha da önemlisi;

-Alpu Ovası sulaması için su rezervi sağlamak!..

Bu anlamda tarımsal verimliliğe büyük katkıda bulundu baraj ve yüzlerce km uzunluğundaki sulama kanalları.

Burasını geçtik. Baraj ve sulama şebekesinin işlevsellik kazanmasından yıllar sonra Bir kez daha başvurmak zorunda kaldık Porsuk Çayı’na ve barajına;

-Kentin artan kullanma suyu ihtiyacını karşılayabilmek üzere…

Hatırlanacağı üzere 300-400 bin nüfuslu Eskişehir’in kullanma suyu (İçmeye Kalabak suyumuz var) ihtiyacı, çeşitli yerlerde açılan onlarca “derin kuyular” aracılığı ile sağlanmaktaydı.

Sistemdeki sorun, başta elektrik enerjisi, diğer işletme giderlerinin büyüklüğü.  Daha önemlisi bu kuyuların kentin evsel atıklarıyla kirlenmeye başlaması. Kolera tehdidi başta, halk sağlığının  ciddi biçimde tehdit altında bulunması…

Konu susuzluk, sorun Polatlı

Sorun; böyle olunca, köklü çözüm merhum Başkan Selami Vardar’ın projesiyle çözüme kavuşturuldu;

-Kurulacak modern su arıtma tesisiyle kentin giderek artan su ihtiyacının Porsuk Çayı’ndan karşılanması..

1970’li yılların ortalarında bu proje, yıllar itibariyle kademeli olarak gerçekleştirildi. Kimi teknik (Baraj Suyunun Kütahya ve Azot tarafından kirletilmesi gibi) sorunlara karşın kökten bir çözüme ulaştırıldı kullanma suyu ihtiyacı.

Derken, özellikle şu son 10 yıllardaki iklim değişikliği, yağış rejiminin değişmesi Porsuk Barajındaki su rezervlerinin azalmasına neden oldu. Nitekim Büyükşehir açıklamasında 20/15’ten başlayarak bu yıl için verilen “doluluk oranları” şöyle;

-Yüzde 77-82-65 ve 56!..

Şu an için su rezervi de 250 milyon metreküp civarında. Bu arada Büyükşehir ile DSİ arasındaki protokole göre barajdaki su rezervinin alt limitinin 320 milyon metreküp olması öngörülüyor. Bunun altına düşüldüğünde ise, barajdan sulama amaçlı su salınmasında kısıtlamaya gidilmesi gerekiyor.

Sorun da bu noktada başlıyor. Kısıtlama bir yana, Ankara’nın baskısıyla Polatlı çiftçisinin sebze-meyve sulaması için çok su salınıyor. Sonuç;

-Barajdaki su rezervinin Eskişehir içme suyu ihtiyacının altına düşmesi…

***

Sorun özetle böyle ve merkez belediyelerin feryadı halk adına haklı. Başlıkta Bir de Ilıca göletini hatırlatmıştım. Gölet, “Büyükşehir Projesi” olarak “rezerv su havzası” olarak ele alınmıştı. Aynı zamanda çeşitli engellerle durdurulan bir proje.

Konunun bu yönünü, anlattıklarımızla bağlantılı ayrıca ele almak gerekecek.

Elbet bir başka yazımızda!..

Yorumlar
Yükleniyor...
0
.