AÇIK KAPI

Başak KARAGÜL Başak KARAGÜL
Gökkuşağı
İnsan en gelişmiş bilgiye, adalete, medeniyete erişmek ister. Çok üreten, daha refah hayat koşullarına sahip olmayı amaçlar. Bireysel ve toplumsal olarak genellikle bu yönde çaba vardır. Fakat bazen yanlış işleyen, aksaklıkların olduğu durumlarda bazı insanlar için kötülüğün kapısı açılır. Ve maalesef ülkemizde bu kapı şu anda sonuna kadar açık.

Bir hayvan evlat edinenler bilir. Onların aslında nasıl canlılar olduğunu. Çoğu zaman hiç büyümeyen biraz yaramaz bir çocuk gibidirler. Yargılamazlar herkesi olduğu gibi kabul ederler. Bazen istedikleri olmadığında küsebilir hatta duygu sömrüsü bile yapabilirler. Sevildiklerini anladıklarında güvende hissederler. Ortak bir dil yokken sevginin nasıl anlatılabileceğini öğretirler. Sevilmediklerinde de anlarlar. Evleri değiştiğinde çoğu zaman strese girerler. Çok üzgünlerse yemek yemeği bile reddedebilirler. Vs vs.. Çok şey var onlarla ilgili anlatılabilecek. Çoğu zaman insanın insana yapamadığı dostluğu onlar yapar. Sizce bu özellikler bir masada, bir vazoda, bir tencerede vs olabilecek özellikler mi? İnsan derdini anlatamayan bu canlılara istediğini yapmakta özgür mü? Bu özgürlüğün insani olduğu söylenebilir mi?

Açık kapıya geldiğimizde ise geçtiğimiz günlerde iki aylık buzağıya tecavüz ederken yakalanan ve DNA’sı çıkan şahıs o kapıdan geçti mesela. Buzağının sahibinin şikayeti de kar etmedi. Çünkü tecavüz “mala zarar vermeye girmiyormuş. Bu nedenle o sapık suçlu kabul edilmedi. Peki ruhu, aklı temiz insanlara bu yaşananı duymak bile zarar verirken nasıl olur da o şahıs hiçbir şey yapmamış gibi hayatına devam edebilir. Bu ne ilk ne de son vaka. Sokaka hayvanlarına, evcil hayvanlara uzanan sapık eller maalesef engellenmiyor. Yasaların caydırıcılığı yok. Yapan ın yanına kar kalıyor bütün o korkunç olaylar.

Toplum sağlığı zaten içinde bulunduğumuz pandemi döneminde oldukça yıprandı. Fakat psikolojik açıdan çocuğa, kadına, hayvanlara yapılan işkenceler hepimizi en azından duyarlı insanları oldukça yaralıyor. Ki ben duyarlı insanların çoğunluk olduğunu düşünüyorum. Bu toplumsal yıpratmanın da suç olarak kabul edilmesi gerektiğine inanıyorum.

Bir hayvanla evini paylaşanlar iyi bilir onların gerçek duyguları var. Kedi, köpek, buzağı, o bu ne olacak diye düşünmek öncelikle insan olmanın erdemine sığmaz. Sapkınlığı savunan ilk düşünce olabilir “ne olacak” demek. O canlılar bize emanet. Aynı kendi canımız gibi..

Eski insanlar kurban keserken bile can acısını azaltmak için günlerce bıçaklarını bilermiş. Şimdi canlı canlı bacakları kesilen hayvanları duyuyoruz haberlerde. Bu kokuşmanın bozulmanın önüne geçecek tek şey yasalar, kanunlar ve onları uygulayan yetkili insanlar olacaktır.
 
 

 

EN SON EKLENEN HABERLER

  Seyir halindeki bir otomobilin bagajından yola sarkan demir bloklar karayolunda trafiği tehlikeye soktu.  

  Eskişehir’de düzenlenen operasyonda kaçak tütün, sigara ve cinsel içerikli hap ele geçirildi.  ...

  Kahveciler Odası Başkanı Zeki Çoban, Ankara Kahveciler Büfeciler Federasyonu’nda alınan kararla 2’nci doz Korona vir&u...

Eskişehir’de bir kaporta ustasının satmak için anlaştığı motosikletini, aynı gün dükkanının önünden dakikalar i&ccedi...

  Eskişehir’de 100 bin nüfusa oranla vaka sayısı bir haftada yüzde yüze yakın artarak ikiye katladı. Sağlık Bakanı Fahretti...

  Afet dönemlerinde bölgedeki yerel yönetimler ile koordinasyonlu bir şekilde çalışan ve personel ile araç desteğin...

Yukarı Çık