AYASOFYA VE AYASOFYA CAMİİ

Eyüp İnce Eyüp İnce

Fetihten sonra şehrin en büyük mâbedi olan Hagia Sophia Kilisesi Fâtih tarafından Ayasofya adıyla fethin sembolü olarak camiye çevrilmiş ve ilk cuma namazı da burada kılınmıştı. Bu sebeple daha sonra fethedilen diğer şehirlerdeki kiliseler camiye çevrildiklerinde en büyüğünün Ayasofya adıyla anılması âdeta bir gelenek haline gelmiştir. Bunlardan bazıları daha kilise halindeyken bu adla anıldıkları halde, bir kısmı da halk tarafından fethe işaret olarak sonradan yakıştırılmış, böylece hepsi Ayasofya Camii olarak anılmıştır. Bazan da İlkçağ’dan kalma bir harabe veya ören yerine Ayasofya denilmiştir. 

Ayasofya adıyla anılan camiler arasında, 1453’ten 1934’e kadar şehrin ulu cami durumundaki baş camisi olan İstanbul’daki Ayasofya Camii ve etrafında teşekkül etmiş külliye ise en tanınmış ve önemli eserdir.

Ayasofya 24 Ekim 1934’te camilikten çıkarılıp Müzeler Genel Müdürlüğü’ne bağlanmıştır. Bu arada sebepsiz olarak medrese yıktırıldığı gibi içeride bulunan ve camiye ait olan çeşitli eşya ile halılar ve levhalar da kaldırılmıştır. Bunlardan büyük levhalar daha sonra tekrar yerlerine asılmıştır.

Ayasofya müze haline geldikten sonra ilk defa 8 Ağustos 1980 tarihinde hünkâr mahfili ibadete açılmıştır. Bundan kısa bir süre sonra (14 Eylül 1980) restorasyon gerekçesiyle tekrar kapatılan hünkâr mahfili 10 Şubat 1991’de yeniden namaz kılmaya tahsis edilmiş ve Ayasofya kısmen de olsa cami olarak hizmet vermeye başlamıştır.

Cami olduğu süre içinde Ayasofya, ramazan aylarında bilhassa teravih namazında çok kalabalık bir cemaatin toplanmasına imkân verir ve padişahın da katıldığı Kadir geceleriyle bayram namazlarında muhteşem bir görünüş arzederdi. Bu da Türkler’in burayı ne derecede benimsemiş olduklarının delilidir.

Ayasofya Bizans devrinin halk inanış ve efsanelerinde büyük bir yer tuttuğu gibi Türk devrinde de buraya dair pek azı Bizans’tan aktarılmış, büyük kısmı yeniden doğmuş birçok rivayet ve efsane anlatıla gelmiştir. 

Son olarak ise Danıştay 10. Dairesi, Ayasofya'nın camiden müzeye dönüştürülmesine dair 24 Kasım 1934 tarihli Bakanlar Kurulu kararını iptal etti. Bu karara binaen 24.07.2020 tarihinde 86 yıl aradan sonra ilk defa Cuma namazı kılınarak tekrardan aslına rücu etmiş oldu. 

 

İSTİFADE EDİLEN KAYNAKLAR:

  1. Ekrem Koçu, “Ayasofya”, İst.A, III, 1439-1475.
  2. Sami Boyar, Ayasofya ve Tarihi, İstanbul 1943.

Erdem Yücel, “Ayasofya Onarımları ve Vakıf Arşivinde Bulunan Bazı Belgeler”, VD, X (1973), s. 219-220.

zâde Akar, “Ayasofya’da Bulunan Türk Eserleri ve Süslemelerine Dair Bir Araştırma”, VD, IX (1971), s. 279-290.

Semavi Eyice, “Ayasofya”, DİA, 1991, C. 4ss. 206-2010.

 

EN SON EKLENEN HABERLER

İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi Yunus Timleri tarafından yapılan denetim ve kontrollerde çeşitli suç aletleri ile...

İl Jandarma Komutanlığı emrine tertip edilen 2000/3-3 tertip acemi erlerin Ant İçme Töreni, 22 Ekim 2020 tarihinde Eskişehir Cezaevi Tabur...

Eskişehir'de tarım arazilerinin olduğu alanlara moloz ve hafriyat atıkları dökülmeye devam ediliyor.

Eskişehir’de gerçekleşen alkol denetimlerinde 158 araç sürücüsüne toplam 137 bin 781 lira para cezası kesildi....

Polis ekiplerinin şüphelenilen bir kişinin takibi sonucunda girdiği dernekte ve buradaki şahısların üzerinde yaptığı aramada, silah, uyuştur...

Ekonomik olarak zor günlerden geçen üreticilere Kırsal Kalkınma Projeleri ile destek olan Büyükşehir Belediyesi’nden ...