HER YER TIKLIM TIKLIM

Başak KARAGÜL Başak KARAGÜL
Gökkuşağı

Hafta sonu zaruri bir nedenden dolayı Metro ve Koçtaş’ın bulunduğu alana gittiğimde gözlerime inanamadım. Kocaman park yerinde neredeyse park edecek yer yok. Mecburi olmadığı sürece dışarı çıkmıyorum ama çıkmak zorunda olduğumda gözlerime inanmakta zorluk çekiyorum. Örneğin başka bir gün Kanlıkavak tarafında bir tane maskeli insan yoktu. İnsanlar yürürken sosyal mesafeyi korumuyordu. 

Eskişehir bilinçli halkıyla tanınan şehirlerden biri. Fakat hafta sonu gözlemlediğim manzara bunu desteklemiyordu. Havalar ısındıkça maske kullanımı zorlaşıyor. Maske içinde sürekli nefes almak çok bunaştıcı olabiliyor. O nedenle maskeyi çenesinin altında tutanları anlayabiliyorum. Ama kesinlikle desteklemiyorum. Biraz sabırlı olmak zorundayız. Sabırsızlık ve tedbirsizlik ülkemizi yine eski tablolara götürecektir. Evet maskeyle nefes almak çok bunaltıcı fakat Covid19’a yakalananlar bunun çok daha beterini yaşamak zorunda kalıyor ne yazıkki. Kolonya, dezenfektanlar cildi kurutuyor halla pul pul olmasına neden oluyor. Covid19 ise akciğerleri neredeyse delik deşik hale getiriyor. Etrafınızda kimsede hastalık çıkmadıysa şanslısınız. Fakat tüm tedbirleri yok sayıp her şeyi şansa bırakmak akıl karı değil. Normalleşmenin sonucu tekrar sokağa çıkma yasağı olmamalı. Normalleşmenin sonucu hastalığı tamamen ülkemizde yenmek olmalı. Bunun için bireysel alınacak önlemler belli. Büyük yapı marketler veya marketlere hafta sonu hep birlikte gitmek yerine çok zaruri olmadıkça gitmemek veya tenha saat dilimlerinde gitmek ufak ama etkili bir yöntem. Zaten internet çağında yaşıyoruz. İnternet alışverişi artık hem kolay hem güvenli. 

Covid19 henüz bitmedi. Tablo yavaş yavaş düşerken havaların ısınması ve normalleşme vaka sayısının artmasına neden oluyor. Bizler bireysel olarak bilinçli davranırsak yetkililerde büyük kısıtlama kararları almak zorunda kalmayacaktır. Bu illet gidene kadar topyekün direnç göstermeliyiz. Belki bugün almadığınız veya ihmal ettiğiniz önlemler hastalığa yakalanmanıza neden olmadı. Fakat böyle davranıldığı sürece yarının garantisi yok. 

**

Geçtiğimiz hafta hasta ve yakınlarına bağıran doktor ve kaleci Muslera’nın sakatlığına sevinen doktor gündem oldu. Hasta ve yakınlarının sağlık personellerine şiddeti elbette herkes tarafından kınanıyor. Peki ya doktor şiddeti? Görevlerinin kutsallığı tartışılmaz. Fakat bazıları bunun farkında değil gibi davranıyor. İnsanlara karşı anlayışlı, sabırlı ve bilgilendirici olanlar neredeyse azınlıkta. mesleki deformasyon nedeniyle insanları arızalı bir cihaz gibi görebilenlerle karşılaşmak mümkün. Doktorların belli sürelerle psikolojik sağlık taramalarında geçmeleri gerektiğini düşünüyorum. En azından insanların duygularını anlamaları ve onları incitmeden işlerini yapabilmeleri için. Bir çok hasta ve yakını bir çok doktor tarafından psikolojik şiddete maruz kalıyor ve susmak zorunda kalıyor.

EN SON EKLENEN HABERLER

  Seyir halindeki bir otomobilin bagajından yola sarkan demir bloklar karayolunda trafiği tehlikeye soktu.  

  Eskişehir’de düzenlenen operasyonda kaçak tütün, sigara ve cinsel içerikli hap ele geçirildi.  ...

  Kahveciler Odası Başkanı Zeki Çoban, Ankara Kahveciler Büfeciler Federasyonu’nda alınan kararla 2’nci doz Korona vir&u...

Eskişehir’de bir kaporta ustasının satmak için anlaştığı motosikletini, aynı gün dükkanının önünden dakikalar i&ccedi...

  Eskişehir’de 100 bin nüfusa oranla vaka sayısı bir haftada yüzde yüze yakın artarak ikiye katladı. Sağlık Bakanı Fahretti...

  Afet dönemlerinde bölgedeki yerel yönetimler ile koordinasyonlu bir şekilde çalışan ve personel ile araç desteğin...

Yukarı Çık