MEDENİYET VE İSLAM

Ali Osman ORUM Ali Osman ORUM
Tefekkür Aynası

Hıristiyanlık ve Yahudilik genel olarak  dünyayı ya da  ahireti esas alıp bir diğerini ihmal ederken, İslam dini hem dünya ve hem ahirete bakışını dengeleyerek dinler arasında hayatla örtüşen adeta bir medeniyet dini olduğunu ispat etmeye müheyya bir karaktere sahiptir. Zira İslam tüm bilim dallarına açık ve onu şekillendirecek bir dünya görüşüne sahiptir. Bunun için de ilim adamları ve siyasiler el birliğiyle gelenek ile gelecek arasındaki köprüyü sağlam kurarak geçmişin büyük birikim ve tecrübesini geleceğin modern dünyasına taşımakla en büyük hayrı işlemiş olurlar.

            Medeniyetin gelişip serpilebilmesi için köklü bir kültür zeminine ihtiyaç vardır. Medeniyet her yeteneğin kendisinde açılıp gelişebileceği en elverişli bir ortamın bulunduğu yerde neşv-ü nema bulur. İşte İslam kültürü ve onun dinamik yapısı tam da bunun için çok elverişlidir. Bu yönüyle de tüm diğer unsurlar için bir şemsiye olma özelliğine sahiptir.

            İslam medeniyetinin şehir, mescit ve kitap şeklinde üçlü saç ayağına oturduğunu söyleyebiliriz. Şehir medeniyeti temsil eder. İlk şehrimiz olan Medine Yesrip’ten dönüşmüştür. Mescitler eğitimin kaynağıdır. Mescitler, medreseler bir külliyenin ana unsurlarıdır. İslam üniversiteleri medreselerden, medreseler de mescitlerden neşet etmişlerdir. Kitap ise ilim ve bilgiyi temsil eder. Dinde en büyük ilmi kaynak, Kuran ve hadisler olduğu gibi diğer kevni  ve fenni ilimler de İslam’da çok büyük bir değerdir. Allah'ın ilim sıfatının bir türevidir.

            İslam son din olması hasebiyle her türlü eksiklikten uzaktır. İnsan tabiatına ve toplum yararına en uygun olan din İslam’dır. Dünya ve ahiret mutluluğu da ancak İslam dinini samimiyetle yaşamak suretiyle mümkün olur. Bunun için dinde itaat ve teslimiyet esastır. Yaşanmayan ve toplum içinde aktif olmayan ölü bir dinin kıymet-i harbiyesi yok kabul edilir. Peygamberlerin gönderilmesi de İslam’ın yaşanan gerçek ve gülen yüzünün gösterilmesi içindir. Peygamberimizin de konumu Yaşayan Kuran’ın ispatıdır.

            Ancak Müslümanlar genel olarak İslam’ın yüce değerlerini takdir etmelerine rağmen itaat konusunda hayli başarısızdırlar. İslam’la hiç bağdaşmayan bir hayat tarzına kendilerini mahkûm etmişlerdir. Böyle olunca yüce İslam dini topluma ruh vermekten uzak pasif ve ütopik bir konuma mahkum edilmiştir. Kuranın kendi tabiriyle “Kuran terkedilmiştir”. Bu durumdan Kuran'ın lisaniyle Kuran da müştekidir. Müslümanlar hidayetten mahrum toplumlar adına büyük bir vebal altındadırlar.

            Bilindiği üzere kültür ve medeniyet ilişkisi önemlidir. Kültür milli ise de medeniyet milletler arası bir etkileşimin ürünüdür. Nitekim her sanat eseri ister istemez bağlı bulunduğu bir âlemin medeniyetini, marifet ve kültür atmosferini, görüş açısını, ufkunu, rengini, kokusunu ve sesini taşır.

            Kültür, tarih boyunca bir toplumda meydana gelen maddi ve manevi tüm değerleri ifade eder.  On dört asırlık İslam kültürü ve bu kültürün ürünlerini sahiplenmenin İslam âlemi için gurur verici olacağı muhakkaktır. Bu geçen süreç İslam’ın pratiğinin denendiği ve gerçekleştirildiği, hürmet ve saygının hak edildiği bir zaman dilimidir. Saadet asrını model almak, İslam kültürü ve medeniyetine sahip çıkmakla mümkün olacaktır.

            Batı medeniyeti ve Batı düşünce tarzı insan ve insanlığın geleceği için hele hele İslam toplumu için umut olma özelliğinden tamamen yoksundur. Böyle olduğu iyice de ortaya çıkmıştır. İslam ülkelerindeki kara tabloların baş sebeplerinin bir aktörü de hiç şüphe yoktur ki Batının ta kendisidir. Çünkü Batı dışındaki toplumların medeni bir hayatı yaşama hakları yoktur ve olmaması için proje üretme takıntısına kendilerini mahkûm etmiş zavallılardır. Olayları kurgulamak, algı operasyonlarını yönetmek, her olayı İslam aleminin aleyhine manipüle etmek onların tek işidir.

             Batı bencildir, zalimdir, bağnazdır, merhametten mahrumdur. Kendine endeksli yaşamları  karşısındakine yaşam hakkı tanımamaktadır. Nitekim tüm global sorunların altından çıkan tek adres Batıdır. Ötekiyle yaşama geleneğinde batı çok başarısızdır. Onların Bosna’sı,  Kudüs’ü yoktur. Çoğulculuk Müslümanlardadır. Batı hukuk yapısının güçlü olmasına rağmen bunu asla başaramamıştır. Bugün de sizin Suriye'de ne işiniz var? diyen Batı kafalılar aynı pencereden bakmaktadırlar. Bizim dünya görüşümüzde toplumculuk vardır. Dünyanın diğer ucundaki bir insanın ıstırabı bizi boğar ama batı onu kendine kar sayar!  Biz inancımız istikametinde bakarız hayata. 

            Karikatür krizi gibi inançlar üzerine çıkan tüm global sorunlar Batı patentlidir, çünkü ötekine tahammülsüzdürler. Medeniyetler çatışması gibi manipülasyonların patenti onlarındır. Dante’nin yazdıkları dahi yenilir yutulur şeyler değildir. Ama İslam âleminin hoşgörüsünü bile iğrenç hakaretleriyle istismara açmaktadırlar.

  1. Y.Y.ın temsilcilerinden olan Volterin de dediği gibi, müspet anlamda tüm dünyayı etkileyen tek din, İslamiyet’tir ve İslam medeniyetidir. Nitekim o çağda yazılan 44 ciltlik dünya tarihinin 20 cildi İslam medeniyetine ayrılmıştır.

EN SON EKLENEN HABERLER

KTO Karatay Üniversitesi 2 öğretim üyesi alımı yapacak.

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi 45 öğretim üyesi alımı yapacak.

Kırklareli Üniversitesi 26 öğretim üyesi alımı yapacak

Eskişehir Sanayi Odası, “Avrupa Yeşil Mutabakatı (Green Deal)” konusunda önemli bir adım attı. “ESO Sürdürülebil...

Ruhsatsız iş yerlerinde korona virüs tedbirlerini hiçe sayarak kumar oynayan 144 kişiye idari para cezası uygulandı.

Tarım arazilerinde gerçekleştirdiği çalışmalar neticesinde 910 dekarlık alanda tarım faaliyetlerine başlayan Odunpazarı Belediyesi, sını...

Yukarı Çık