DEPREM

Eyüp İnce Eyüp İnce

Deprem, salladı; ama gitti mi bilemem… Ardında artçılar mı bıraktı; yoksa daha güçlü mü geri dönecek?

Bu kez 6,8 gücüyle Elazığ’daydı Azrail. Sonra hızını alamadı geçti Malatya’ya…Burada da hızını alamadı geçiverdi Manisa’ya, İzmir’e… Orada da gösterecekti hünerlerini. Salladı salladı…

Dayanamadı demirinden, kumundan, betonundan çalınmış binalar, duramadılar ayakta… Oysa içindekilerle mutluydu binalar. İçindekilerle “yuva” olmuşlardı. Hem hüzün hem mutlulukları yaşamışlardı birlikte. Kıyamazdı içindekilere dayandı, dayandı… Deprem gücünü göstermeye kararlıydı daha hızlı sallamaya başladı. Binaların gücü kalmamıştı artık… Veee, dayanacak gücü kalmayanlar yıkılıverdi, onu yuva yapan sevdiklerinin üstüne.

Diğer binalar ayaktaydı, neden onlar yıkılmamıştı. Kendisinden daha fazla mı seviyordu içindekileri. Bu çelişki içinde soluksuz uzanıverdi yeryüzüne. Bütün sevdiklerini altına alarak…

Bugün yok sevdiklerimizden bazıları, aramızdan ayrıldılar. Deprem aldı götürdü onları. Anaları, babaları, eşleri nasıl dayanacak onların yokluğuna.

Biz daha önce de gördük bu dramatik filmi diye devam edeceğim izninizle. Daha önce de kaç aile yok oldu, kaç aile kaybetti sevdiklerini. Ağıtlar yaktık arkalarından ama nafile… Duyan yok, gelen yok.

Daha önce de yaşadık depremi, depremin getirdiği acıları. Yaralarımızı birlikte saracağız dedik. Kenetlendik birbirimize, bugün olduğu gibi…

Nedenlerini araştırdık bu kadar can ve mal kaybının. Suç bizimdi. Binaları yaparken zemin etüdü yapılmamıştı çoğu zaman. Biraz demirden, biraz çimentodan, biraz da betondan çaldık daha fazla kar edebilmek için.

Günlerce “Deprem Dede”yi izlettik çocuklarımıza. Onun ağzından çıkan her şeyi yapması için uyardık okullarda çocuklarımızı. Aslında uyarılması gereken büyüklerdi.

Birden çok katlı evler değerini yitirdi, ucuza satıldı bir zaman. Yeni binaların çok katlı olmaması için uyarılarda bulunuldu. Hatta kontrolleri de yapıldı bir zaman. Sonra bir de baktık buraya 3 kattan daha fazlasına imar verilmez denilen yerlerde mantar gibi türedi çok katlı binalar. Yaşanan acıları çabucak unuttuk. Ve gene eski biz oluverdik. Hırslarına yenik düşen, daha fazla, daha fazla kazanmalıyım diyen biz…

Büyük eşyalarımızı duvarlara monte ettik bir zaman, deprem çantamızı hazır tuttuk. Sonra gene unuttuk.

Market, galeri yapmak için zemin katın kolonları kesildi de hiçbirimiz oralı olmadık.’’ Bizim başımıza gelmez.’’ dedik, kadere bıraktık olayları ve oturduk ta ki deprem bir daha sallayıncaya kadar.

EN SON EKLENEN HABERLER

Eğitimde fırsat eşitliğini savunan Odunpazarı Belediyesi, Covid-19 salgını nedeniyle eğitimde yaşanan aksaklıkları gidermek ve öğrencilere destek...

Anadolu Üniversitesi ve Eskişehir Teknik Üniversitesi öğretim üyeleri, ortaklaşa yürüttükleri çalışmalarla b...

Yağış nedeniyle kayganlaşan Eskişehir-Seyitgazi yolu üzerinde meydana gelen otobüs kazasında 3 kişi yaralandı.

Sarıcakaya ilçesine bağlı İğdir mahallesinde yoğun yağıştan dolayı göçük riski taşıyan evleri boşaltan ailelere Eskişehir İl A...

AK Parti Milletvekili Emine Nur Günay, Eskişehir’de AK Parti’nin tüm dış ilçelerinde kongre çalışmalarını tamamlad...

Vali Erol Ayyıldız ve Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen, 19 Ekim Muhtarlar Günü nedeniyle muhtarları kabul e...