YILBAŞININ ARDINDAN

Ali Osman ORUM Ali Osman ORUM
Tefekkür Aynası

Bu günler yeni bir yıla girmenin sevinciyle belki dopdoluyuz. İstiyoruz ki bu yıl bizlere daha da mutluluk getirir. Önceki yılın yanlışları bundan sonra yapılmaz ve hayatımıza yepyeni bir düzen getirir umudunu taşıyoruz. insanı umut yaşatır, o taze bir kandır insan için.

Biliyoruz ki yılbaşı, takvim, tarih, tatil, eğlence, şenlik ve bunlarla ilgili âdetler bir milletin kültürüdür. Kültür din ve ideolojinin bedenleşmesi, ete kemiğe bürünmesidir. Bu ikisini birbirinden ayırmak mümkün değildir. Eğer birileri din ile kültürü birbirinden ayırmaya, aralarındaki bağı koparmaya kalkışırsa kültür ile beraber dini de tahrip etmiş olurlar. Bedenini parça parça kaybeden din gider onun yerine yeni kültürün dini veya dinsizliği gelir. Kültür ile din arasında böyle bir bağ bulunduğuna göre; kültürün değişmesi dini yakından ilgilendirir.

 İslâm'ın beş temel amacından biri dini korumaktır. İslâm'ın korunmasını olumsuz etkileyen bir davranış, bir kültür değişimi, bir kültür taklidi büyük bir hatadır. Bazen bununla da kalmaz dinden çıkma sonucunu doğurur.

Topyekun bir milletin fertlerini birleştirip kaynaştıran dini ve milli günlere şüphesiz ihtiyaç vardır. Peygamberimiz (s.a.v.) Medine'ye göçünce, burada öteden beri iki bayramın bulunduğunu ve bu bayramlarda kutlama yapıldığını öğrendi. Bayramlar, dinî bile etkileyen önemli kültür unsurları olduğu için bunları değiştirdi ve yerlerine Ramazan ile Kurban bayramlarını tesis etti.

Yılbaşının anlamı, sayılı ömür senelerinin birinin daha bitmesi, ölüm denen kesin âkıbete biraz daha yaklaşılması, gençlik günlerinin tükenip, ihtiyarlık demlerinin gelmesini çağrıştırır. Nitekim her yılbaşında siyah saçlara biraz daha aklar düşer, akların sayısı da biraz daha çoğalır. Öyle ise, ömrün ve zamanın böyle  dilimlerinde daha çok sefalete, daha çok sefahate düşmek yerine; daha çok âhirete, meyletmek gerekir diye düşünüyorum.

            Ömürlerinden bir seneyi daha tüketerek varacakları sona biraz daha yaklaşan ahiret yolcuları! Yaklaştığınız o yerde hesaba çekilmeden önce burada kendinizi hesaba çekin! çağrısına kulakları tıkamak yanlış olur.  

Burası imtihan dünyasıdır. Yol iki yöne de açıktır. İsteyen oraya, dileyen de buraya yönelir. Kimi yılbaşı gibi ömrün yol ayrımlarında şuurunu iptal eder. Kimi de şuuruna yepyeni bir hayat verir. Böyle günleri kendi ömrü için milat kabul eder. Biz şükrederiz dindarlığımıza, hamd ederiz bizi böyle düşündürüp, doğru amel ettiren Rabbimize.

Bizler şu günlere kadar harcadığımız ve bundan sonrası için harcayacağımız yeni yılın başında kendimizi bir hesaba çeksek mi? En azından hesabını veremeyeceğimiz yanlışlarımız olduysa, tövbe, istiğfarla onları terk edip arınma kararı alsak mı? Yapamadığımız ibadetlerimizi, hizmetlerimizi yapma azmine girsek mi? Yoksa ömrümüzden bir sene daha gittiği halde, sanki bir sene daha kazanmış gibi 'vur patlasın çal oynasın' düşüncesizliğine düşenlere biz de katılarak malum tekerlemeyi biz de mi tekrar etsek? Ayağını sıcak tut başını serin, hayatını yaşa düşünme derin derin!..

Fakat unutmamak gerek ki, hayatını düşünmeden yaşayanların sonunda duydukları pişmanlık çok derin oluyor; ama bu derin pişmanlığın hiçbir faydası olmuyor. Öyle ise gelin biz hayatımızı düşünerek, hesabını yaparak yaşama kararı alalım.  Yeni yılımıza hesabını verebileceğimiz nice sağlıklı ve bereketli yeni günlere bismillah diyerek başlayalım.

Kuran-ı Kerimde: "İyilik ve takva konusunda yardımlaşın, günah ve haddi aşmada yardımlaşmayın ve Allah’tan korkup sakının..." (Mâide, 5/2. ) buyrulur.

Bilindiği gibi İslâm Dini yepyeni bir nizamla ortaya çıkıp, önceki dinlerin hükümlerini bütünüyle yürürlükten kaldırmıştır. Bu dinin gecesi de gündüzü kadar aydınlıktır. Müslüman anasından hür ve bağımsız olarak doğar, bağımlı olarak değil. Yani o her yönüyle örnek olacak kapasiteye sahiptir. Müslüman kimselere asla özenemez. Çünkü dini ona yeterince malzeme sunmuş ve her türlü ihtiyacını karşılamıştır. İslam her şeyin üzerindedir, hiçbir kurum onun üstünde değildir. Onun içindir ki, bir müslümanın başka milletlerin örf ve âdetlerine uyması da düşünülemez.

Kuran-ı Kerimde de: "Kim, izzet ve şeref istiyorsa, bilsin ki, izzet ve şerefin hepsi Allah'ındır. Güzel sözler, yalnızca O'na çıkar ve salih amel O'na yükselir. Kötülükleri işlemek için tuzak kuranlara çetin bir azap vardır ve onların tuzağı mutlaka bozulacaktır." Fatır,10 buyrulur.     

EN SON EKLENEN HABERLER

KTO Karatay Üniversitesi 2 öğretim üyesi alımı yapacak.

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi 45 öğretim üyesi alımı yapacak.

Kırklareli Üniversitesi 26 öğretim üyesi alımı yapacak

Eskişehir Sanayi Odası, “Avrupa Yeşil Mutabakatı (Green Deal)” konusunda önemli bir adım attı. “ESO Sürdürülebil...

Ruhsatsız iş yerlerinde korona virüs tedbirlerini hiçe sayarak kumar oynayan 144 kişiye idari para cezası uygulandı.

Tarım arazilerinde gerçekleştirdiği çalışmalar neticesinde 910 dekarlık alanda tarım faaliyetlerine başlayan Odunpazarı Belediyesi, sını...

Yukarı Çık