FARK ETMEZ

Eyüp İnce Eyüp İnce

Arabada yer yoksa güzelim, ben ayakta da giderim. Fark etmez!

 

Nasıl fark etmez. Benim için fark eder, ben ayakta gitmem. Yer varsa gelirim, yoksa gelmem. Benim için yer olması önemli gerekirse bundan sonraki arabayı beklerim ya da hiç gitmem…

 

Hediye alacağım bir arkadaşıma birlikte çıktık alışverişe, istiyorum ki aldığım hediye onun zevkine göre olsun tepe tepe kullansın. Girdik mağazaya: “Senin doğum günün için bir tişört alacağım, hangi rengi beğenirsin.” Önce suskunluk ardından yanıt: “Fark etmez.”

 

Arkadaşlarımı akşam yemeğe davet ediyorum isteyerek. Hani bazen birilerini davet edip onlara yemek yapmak için yanar tutuşursunuz ya. İşte benim de yemek yapma krizimin tavan yaptığı bir gün. Soruyorum: “Hangi yemeği istiyorsunuz.” O kadar istekliyim ki onlara yemek pişirmeye, kuzu çevir deseler köye kuzu almaya gideceğim. Yanıt: “Fark etmez, sen gönlüne göre takıl.”

 

Hafta sonu, yarın hiçbir işim yok. İçim kıpır kıpır, gezmek eğlenmek istiyorum. Ama yalnız da gezilmez ki. Arkadaşıma telefon ettim, yarın sinemaya mı, pikniğe mi gitmek istersin ya da havuza mı? Yanıt: “Fark etmez, sen nasıl istersen.”

 

Kızı görmeye gelir delikanlının ailesi, annesi çok beğenir kızı. Akça pakça diye anlatır oğluna, terbiyeli, tam aile kızı. Ben çok beğendim, bir de hamama götüreyim de göreyim maazallah bir yerinde kusur olmasın. İnce eler sık dokur bizim kayınvalide, sonunda bütün sınavlardan geçer not alır bizim kız. Aileye haber verilir.”Sizin kızı çok beğendik, siz de uygun görürseniz kızınızı istemeye geleceğiz.”

 

 Kızının beğenilmesinden gurur duyar anne. Kocasına açar meseleyi ağzı kulaklarında. Baba daha olgun, kızımıza sormadan olmaz hanım, der. Onun da fikrini almalıyız, evlilik bu şakaya gelmez. Kızlarına açarlar konuyu, baba sorar :”Kızım ne dersin?”

 

Derin bir sessizliğin ardından yanıt gelir:”Fark etmez babacığım, siz nasıl uygun görürseniz.”

 

Yuh, diyeceğim; ama diyemiyorum, ayıp olacak. Demeden de olmuyor böyle bir durumda şaşkınlığımı ifade edecek başka sözcük bulamadım çünkü. Özür dilediğime göre içim rahat söylüyorum: Yuh!

 

Hediye alacağım tişörtün rengine neden fark etmez dedin arkadaşım. Fark eder… Belki sen mavi rengi sevmiyorsun, sırf ben beğendim diye sevmediğin renkteki tişörtün içinde somurta somurta dolaşmak zorunda mısın? Neymiş karşısındakine ayıp olmasınmış. Senin yaptığın daha ayıp olacak, öf nereden aldı bu tişörtü, hiç beğenmiyorum ama ne yaparsın hatır işte, diyeceksin. Karşındakine her giydiğinde neredeyse küfür edeceksin. Ayıp değil mi yaptığın, sana adam gibi sordular, hangi rengi istiyorsun diye. Neden “Kırmızıyı severim.” demedin de şimdi hayıflanıyorsun. Ayıp ayıp…

 

Yemek konusunda fark etmez diyenlere ne demeli, fark eder güzelim hem de çok fark eder. Ben mesela şöyle derdim: “Mantı isterim.” Zor bir yemek; ama madem sordular zor da olsa bana mantı yapsınlar. Sorduklarına göre zorluğuna da razı zaten karşımdakiler. İste en sevdiğin yemeği sonra otur afiyetle ye… Sana verilen bu şansı iyi kullan, her zaman ziyafete çağırmıyorlar değil mi ama…

 

Gezmeğe çağrıldın, tercih yapman istendi. Neden, fark etmez dedin. Aslında çok da fark ederdi senin için. Sinemaya gitmeyi hiç istemediğin halde zorla sinemaya gidip oflayıp poflamak mı istiyorsun yani. Söyle ne yapmak istediğini paşa paşa eğlen… Sonra eve döndüğünde: “Allah kahretsin, bütün günüm ziyan oldu.”deme. Çünkü bunu sen istedin.

 

Sana ne demeli be kızım. İnsan evleneceği kişi sorulunca “fark etmez” der mi hiç. İşte bu öyle bir fark eder ki, sen bile şaşar kalırsın. Ne annenin ne babanın hatırı için biriyle evlenilmez. Ya beğenmezsen ya kalbin hiç çarpmazsa ya onun yanında tüylerin diken diken olursa. Hala :“Fark etmez!” diyebilecek misin? Bir ömür mutsuz olmaya razı mı olacaksın, kafanı taştan taşa vurarak mı geçsin ömrün.

 

Aklını başına devşir, sana sorulduğunda “Fark etmez!” deme. Çünkü çok fark eder. “Ben kırmızıyı istiyorum, ben mantı istiyorum, ben havuza gitmek istiyorum, ben o adamla evlenmek istiyorum ya da istemiyorum.” de söyle düşünceni. İşte biz bu yüzden mutlu değiliz çoğu zaman. Tercihlerimizi yaparken düşüncemizi söylemekten kaçınıyoruz. Neymiş, karşımdakilere ayıp olmasınmış… Olsun, gerekirse ayıp olsun. Hayatta önemli olan senin tercihlerin… Çünkü hayat senin hayatın... Tercihlerini istediğine göre yapmak senin hakkın. Bu hakkı iyi kullan. Ve ben ısrarla: “Şunu istiyorum.” de, hatta zorla dayattıklarında “Hayır.”de. Seçme şansını kullan, yoksa pişman olursun…

Gülseren Şenyüzlü

EN SON EKLENEN HABERLER

Eğitimde fırsat eşitliğini savunan Odunpazarı Belediyesi, Covid-19 salgını nedeniyle eğitimde yaşanan aksaklıkları gidermek ve öğrencilere destek...

Anadolu Üniversitesi ve Eskişehir Teknik Üniversitesi öğretim üyeleri, ortaklaşa yürüttükleri çalışmalarla b...

Yağış nedeniyle kayganlaşan Eskişehir-Seyitgazi yolu üzerinde meydana gelen otobüs kazasında 3 kişi yaralandı.

Sarıcakaya ilçesine bağlı İğdir mahallesinde yoğun yağıştan dolayı göçük riski taşıyan evleri boşaltan ailelere Eskişehir İl A...

AK Parti Milletvekili Emine Nur Günay, Eskişehir’de AK Parti’nin tüm dış ilçelerinde kongre çalışmalarını tamamlad...

Vali Erol Ayyıldız ve Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen, 19 Ekim Muhtarlar Günü nedeniyle muhtarları kabul e...