VOLKAN DOĞAN’IN ÇEVRESİ

Hakkı Yılmaz Hakkı Yılmaz
Hakkı Yılmaz'la Açık Açık

Volkan Doğan’a yakın olan, varlığını Doğan üzerine inşa etmiş çevreye ve yayın mecrasına bakınca 31 Mart seçimlerinde sonucun ne olacağını anlamak çok zor olmuyor.

Panik, saldırganlık, agresiflik, asılsız suçlamalar ve akla hayale gelmeyecek bakış açıları yaratarak tek yönlü yayınlar falan derken Doğan’ın çevresinin ne hale geldiği ortada.

Kazım Kurt ile yatıp Kazım Kurt ile kalkmalarını anlıyorum. Yapılan anketlerde Kazım Kurt’un Volkan Doğan’a neredeyse 2 katı fark attığıyla ilgili söylentilerin de gerçek olduğuna kanaat getirmeye başladım. Bu yüzden eldeki tüm cephane ile ne var ne yok muhalefet yapılmasına pek şaşırmıyorum.

Tabi muhalefet insani, adli, zeka sınırlarının çok dışında olunca bunun muhalefet değil de bir nevi saldırı olduğunu düşünmek de normal.

Düşünün artık Yeni Demokrasi Hareketi’nin “TÜRKİYE DAHA İYİSİNİ HAK EDİYOR” sloganını “Odunpazarı Daha İyisini Hak Ediyor” diye kendine devşiren…

Murat Avcı’nın “İÇİN RAHAT OLSUN” kitabının adını İçin Rahat Olsun Odunpazarı olarak seçim sloganı gibi kullanan bir ekibin,

Kazım Kurt’un “Birlikte Başardık, Birlikte Devam Edeceğiz, Çünkü Odunpazarı Birlikte Güzel” sloganını eleştirmesi o tiyniyet açısından sizce şaşırtıcı mı?

Peki, imtiyaz sahibinin Volkan Doğan’ın 1. Sıra kontenjan adayı olduğu, Genel Yayın Yönetmeninin Volkan Doğan’ın danışmanı olduğu bir mecradan Kazım Kurt’a ve Yılmaz Büyükerşen’e methiyeler dizmesini bekler misiniz?

5 Yılda hiçbir hizmet yapmadı diye Kazım Kurt’a söylenebilecek en asılsız söylemleri kullanıp sonra da Kurt’un açtığı Halk Merkezi’nde toplantı yapmaya çalışmak ne kadar komik ise, Kazım Kurt’u bugün ne diye eleştireceğini şaşırmış birilerinin çok değil yakın geçmişte Kazım Kurt’u yere göre sığdıramayan, Eskişehir siyasi tarihinde özel bir isim olduğunu iddia eden yazıları bir yerlerden sildirmeyi unutması da o kadar komik.

Kazım Kurt dişine büyük gelip çevresindekilerle yarışa girmeye çalışma çabası ne kadar garip ise kendi çevresindeki dükkân’larda olanları başkası bilmiyor zannetmesi de o kadar garip.

Komik, garip ve bir o kadar acemice yürütülen bir seçim kampanyasının en ilginç yanı ise rakibinin seçim kampanyası yapıyor olmasından duyulan rahatsızlık. Ve bunu açık açık dile getirmesi.

Kendi partisinin Büyükşehir Adayını, Tepebaşı Adayını desteklemeyen, onlara yayın mecralarında yer vermekten bile imtina eden. Ve partisinin adayı Hasan Tuç’tan çok rakibi Ahmet Ataç’a destek veren bir mecranın tek yönlü yayınları ile diğer medya kuruluşlarına objektiflik, gazetecilik dersi vermeye çalışması da sanırım düşündürücü detaylar.

Neyse daha yazacak çok şeyimiz, soracak çok sorumuz ve madem etik değerler önemsenmiyor, açılacak dosyalarımızın tozunu da alma zamanı gelmiş demektir.

EN SON EKLENEN HABERLER

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Kurumsal İletişim ve Tanıtım Başkanı Sanem Oktar, 22.dönem TBMM Milletvekili Abdurrahim Aksoy, Bölge Ko...

Erkek kuaförlüğü yapan Ekrem Kaçar, teknolojinin gelişmesi ve gençlerin sosyal medyada daha fazla vakit geçirmesiy...

Eskişehir Aşçılar Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Kaya, meslektaşlarına biran önce aşılarını tamamlama çağrısında bulunar...

Eskişehir’in ilk dijital sanat sergisi olma özelliğini taşıyan ‘Quarantine Exit’, düzenlenen söyleşilerle sona erdi....

Avcılar Belediye Başkanı Turan Hançerli, Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen’e nezaket ziyareti gerç...

AK Parti Eskişehir Dış İlçelerden Sorumlu Milletvekili Prof. Dr. Emine Nur Günay, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından çiftçi...

Yukarı Çık