DOOMSDAY CLOCK

İrem GÜNER İrem GÜNER

Küresel ısınma, iklim değişiklikleri, buzulların erimesi, nesli tükenen hayvanlar ve bitkiler, tarımsal üretimin azalması ve kullanılan kimyasal ilaçlar... Bunlar size neyi hatırlatıyor? Sonun başlangıcını mı?

Gıda terörü başlıklı çokça haber okuyoruz ya da izliyoruz. En son karşıma pirinçteki hile çıkmıştı; ateşte yanan plastik pirinçler! Artık şaşırıp şaşırmamakta kararsızım. Alıştık gibi geliyor bana ama aslında bu hiç iyi bir şey değil.

Yok ettiğimiz kendi geleceğimiz!

Tüm bu gelişmelere dayanarak bilim adamları sembolik bir “Doomsday Clock” yani “kıyamet saati” uygulaması başlattılar.

1947 yılında ortaya çıkan Kıyamet Saati uygulaması insanoğluna Dünya'nın sonunun her yıl biraz daha yaklaştığını hatırlatmakta!!! Saatin ne kadar ilerleyeceği; iklim değişikliği, biyoterörizm ve nükleer, kimyasal saldırılar sonucunda belirlenmektedir. Bu, kar amacı olmayan “Bulletin of the Atomic Scientists” kurumu tarafından yapılmıştır. Kıyamet saati, Atom Uzmanları Bülteni'ne (BAS) üye bilim insanları tarafından güncellenmektedir.

1947 yılında ortaya çıkışının arkasında; ABD ve Sovyetler Birliği’nin nükleer savaşa girme olasılığı vardı. Teknolojide gelişmelerin iyiye ya da kötüye kullanımı görüldüğü gibi tamamen insanlığın elinde. Saat, ilk olarak gece yarısını 7 dakika kalaya ayarlandı. Sürekli ilerleyen bir zamanı yok, tamamen Dünya’da ki gelişmelere bağlı olarak bilim adamlarının müdahalesi ile hareket ediyor. Ayrıca hep ileri de gitmiyor eğer olumlu gelişmeler olursa geriye de alınabiliyor.

Çevre kirliliği ve küresel ısınmayla ilgili ülkelerin yapmış olduğu pozitif çalışmalar bazen saatin ilerlemesinin durmasını ve hatta geriye alınmasını sağlıyor. Gene de çılgınca kaynakları tükettiğimizi göz önünde bulundurursak birkaç ülkenin önlem paketi yetersiz gibi duruyor.

Bir yanda tüm işlerimizi yapmasını planladığımız robotların üretimi, diğer yanda günlük yaşantımızın akışını ayarladığı için sevinçten havalara uçtuğumuz yapay zekâ yazılımları ve asistanları var. Teknoloji bunları üretirken, aslında gayet doğal olan Dünya’nın, yeryüzünün korunması gerekliliği nasıl da es geçiliyor?

Temiz bir havayı soluyamadıktan sonra robot bana ne sağlar? sorusu gerçekten önemli! İşin en ilginç olanı ise; süreci hızlandıran ve aynı anda da bu yok oluşla mücadele etmeye çalışanların aynı ülkeler olması!

Kıyamet saatinin yıllar içerisinde ki değişim anları ise şöyle;

  • Saat 1947'de ilk oluşturulduğunda gece yarısına 7 dakika vardı.
  • O zamandan beri toplam 23 kez değiştirildi.
  • Sona en çok yaklaşılan yıl 1953 olurken, en çok uzaklaşılan yıl ise 17 dakika ile 1991 oldu.
  • 1953'te ABD ve Rusya'nın karşılıklı hidrojen bombası denemeleri nedeniyle saat gece yarısına “2 dakika kala” olarak güncellenmişti.
  • Kıyamet saati 2016 yılında sabit kalırken, 2017 yılında 30 saniye ilerledi. Bunu tetikleyenler arasında hiç şüphesiz ülke liderlerinin birbirlerine yapmış oldukları savaş çığırtkanlıkları da var.

 

Burada ki amaç; dikkat çekmek, insanlığı uyarmak ve toplumsal bilinç oluşturabilmek yoksa gerçekten kimse ne zaman SON olacağını bilmiyor tabi ki! Saatin yelkovanı; Dünya’nın büyük bir felakete karşı ne kadar çaresiz olduğunu temsil ediyor sadece! Gerçekten de öyle değil mi sizce de?

EN SON EKLENEN HABERLER

  Seyir halindeki bir otomobilin bagajından yola sarkan demir bloklar karayolunda trafiği tehlikeye soktu.  

  Eskişehir’de düzenlenen operasyonda kaçak tütün, sigara ve cinsel içerikli hap ele geçirildi.  ...

  Kahveciler Odası Başkanı Zeki Çoban, Ankara Kahveciler Büfeciler Federasyonu’nda alınan kararla 2’nci doz Korona vir&u...

Eskişehir’de bir kaporta ustasının satmak için anlaştığı motosikletini, aynı gün dükkanının önünden dakikalar i&ccedi...

  Eskişehir’de 100 bin nüfusa oranla vaka sayısı bir haftada yüzde yüze yakın artarak ikiye katladı. Sağlık Bakanı Fahretti...

  Afet dönemlerinde bölgedeki yerel yönetimler ile koordinasyonlu bir şekilde çalışan ve personel ile araç desteğin...

Yukarı Çık