BİR DEĞİL, ‘ÇOK GARİP’ SÖZDE FETO OPERASYONU!

Hüsnü ARSLAN Hüsnü ARSLAN
Köprübaşı

Fetullah Gülen henüz Türkiye’de tanınmıyordu ama, İzmir Kestane Pazarı’nda kulaktan kulağa duyulmaya başlamıştı.

Vaazlarını hiç kaçırmayan hatırı sayılır bir esnaf grubu oluşmuştu. Manisa’dan, Denizli’den, Uşakta, Afyon’dan dinlemeye gelenler vardı.

Din ekseninde ticari faaliyette, kendi aralarında tuhaf bir zincir oluşturmuşlardı. Sadece birbirlerinden alışveriş yapıyor, kendilerine katılmayan esnafı zincirin dışında tutuyorlardı.

Fetullah Gülen bu dinci-esnaf kalabalığı öğrenci yurtları kurmak için teşvik etmeye başladı. “Işık Evi” tabir edilen cemaat yurtlarının temeli İzmir Bozyaka’da atıldı, peşpeşe mantar gibi türedi.

10 Sene içinde 1982’de Yamanlar Kolejine dönüştü. Karşıyaka sınırları içinde ama Yamanlar Dağı eteklerinde o günkü İzmir’in gözden uzak tenha bölgelerindeydi.

1982 tarihi çok önemliydi. Çünkü 12 Eylül drarbesinde sağcı-solcu, devrimci-ülkücü herkesi biçmişler, hapse tıkmışlar, Fetullah Gülen’e hiç dokunmadıkları gibi, üstüne Yamanlar Kolejinde yol vermişlerdi.

Medyadaki sihirli eller…

Yukarıdaki satırlar Sözcü yazarı Yılmaz Özdil’in dünkü köşesindeki uzun yazısının başlangıç bölümü. Yazının son bölümü getireceği bir isim ile ilgili ama, dikkati çekmiştir;

-Fettö denilen yapının oluşturulmasının ilk adımlarının nasıl atıldığının…

Kuşkusuz  17-25 Aralık’tan itibaren,  ve sonrasında yaşanılan darbe  girişiminin ülkü genelinde yaptığı büyük tahribatın temellerini de…

Ancak en önemlisi; 12 Eylül’ün başındaki, ismini anmak dahi istemediğim faşist generalin bugünlere gelinmesinde ne denli önemli ve de bilinçli bir rol üstlendiğinin kabak gibi ortaya çıkmasıdır.

Sonrasındaki gelişmeleri de, genişleyen ihanet çemberinin geçirdiği aşamaları da örnekleriyle sıralıyor meslektaşımız. Ki bir ucunu da, kendisinin de içinde bulunduğu bizim medya dünyasına batırarak. Bir anlamda, 12 Eylül sonrasında da devam eden, “görmezden gelme” devlet desteğini de hatırlattıktan sonra devam ediyor;

“Sadece milli eğitim içinde değil, medyada da adeta sihirli bir el tarafından korunuyordu. Ne soruşturuluyor, ne haber yapılıyordu.”

Bu değerlendirmesinin devamını da ben getireyim;

-Soruşturulup haberleştiren gazeteciler de anında “sindirme çemberinin içine alınarak etkisizleştiriliyordu.”

Sadece medya mı etkisizleştirilmişti. Örneği darbe girişiminden sonra ortaya çıkanlar arasında önemle yerini almadı mı?

Devletin en önemli kurumu Milli Güvenlik Kurulunda ele alınan Fetö dosyasının AKP iktidarının ilk yıllarında sümen altı edilmesi örneğin…

Daha pek çok “koruma-kollama” örneği ortalığa saçıldı ama, geçelim.

Şakadan da öte bi’şey!..

Geçelim çünkü, onlar birkaç ciltlik tarih kitabını dolduracak kadar çok!.. O nedenle gelelim şu son günlere…

Yazının başlığında “çok garipliğini” de vurgulayarak “Fetö operasyonu” demiştik ya…  konumuz bu günü kadar tanıklık ettiğimiz yüzlercesinden sonuncusuna. Operasyonların ortak adı;

-Fetö çetesiyle mücadele, çökertilmesi!..

Ne menem bir “mücadele” olduğu tartışılır olan operasyonlar!.. Sonuncusu da açıktan “muhalif gazete” sözcünün yazarları Emin Çolaşan, Necati Doğru, Genel Yayın Yönetmeni Metin Yılmaz, internet sitesinin yöneticileri Mustafa Çetin ve Yücel Arı hakkında hazırlanan iddianame. Ne için;

-Yazdıkları, çizdikleriyle ihanet çetesine yardımda bulunmak falan!..

İnanılır gibi değil. Bazı yandan gazetecilerin dahi tepkilerinde dile getirdikleri biçimde…

-Şaka gibi!..

İşte yılmaz Özdil onlardan birini konu ediyor yazısında Yücel Arı’nın 30 yıllık gazetecilik geçmişinde gerçek bir “Fetö mücadelecisi” olduğunu anlatıyor ve şu satırlarla noktalıyor;

“Fetö ile mücadele ediyoruz ayaklarıyla yürüttükleri sözcü davası, fetoyla mücadele edenleri imha operasyonudur.”

***

Ne diyeceğini bilemiyor insan;

-Şakadan da öte bi’şey!..

EN SON EKLENEN HABERLER

  Seyir halindeki bir otomobilin bagajından yola sarkan demir bloklar karayolunda trafiği tehlikeye soktu.  

  Eskişehir’de düzenlenen operasyonda kaçak tütün, sigara ve cinsel içerikli hap ele geçirildi.  ...

  Kahveciler Odası Başkanı Zeki Çoban, Ankara Kahveciler Büfeciler Federasyonu’nda alınan kararla 2’nci doz Korona vir&u...

Eskişehir’de bir kaporta ustasının satmak için anlaştığı motosikletini, aynı gün dükkanının önünden dakikalar i&ccedi...

  Eskişehir’de 100 bin nüfusa oranla vaka sayısı bir haftada yüzde yüze yakın artarak ikiye katladı. Sağlık Bakanı Fahretti...

  Afet dönemlerinde bölgedeki yerel yönetimler ile koordinasyonlu bir şekilde çalışan ve personel ile araç desteğin...

Yukarı Çık