28.07.2018, 06:04

KOKU BAHANE ALIŞVERİŞ ŞAHANE

Uzun zamandır dikkatimi çeken bir şey var. Çılgınca bir alışveriş merakı içerisindeyiz. Bunu en çok destekleyen şüphesiz ki özel günler ve bu özel günler sayesinde olan kampanyalar. Bir alana-bir bedava, yüzde elli indirim için kendisini kasa kuyruklarında heba edenler, izdihamda ezilenler, mağaza içinde çocuğunu kaybedenler…

Zannediyorum ki olayı abartılı bir şekilde yansıtabilmek adına şunu bile okudum sosyal medyada. Ağlayan bir çocuğun dramı; Annem en son el kremleri satılan bölümdeydi ama sonra kayboldu!

Biz hızla bu hale evrilirken tabi ki satış ve pazarlama teknikleri son sürat çalışıyor. Mağazaya girdiğimizde ürünlerin dükkân içi konumlandırılması, hangi ürünün neyin yanında duracağı, seçilen renkler, çalışanların kıyafetleri vb. her şeyin etkisi altına giriyoruz.

Daha önceden tasarlanmış, alıcı geldiğinde onu sarmalayan ve elinin boş çıkmasına engel olan bir teknik. Yemek yediğimiz yerlerde çalan ama dikkatimizi vermezsek algılayamadığımız müzikler bizi hızlı ve daha çok yemeğe teşvik ediyor mesela. Ve şimdi sıra; Koku pazarlamasında; “Smellizing”.

Kurumsal kimlik çalışması yapan firmalar artık markalara özel kokular tasarlıyor ve birçok kurumsal mağaza kendilerine has oda parfümlerini kullanmaya başladı. Koku ve mağaza arasında bir bağlantı kuruyor beyin ve nerede o kokuyu algılarsanız hemen mağazanın adı aklınıza gelebiliyor. Nöropazarlamada koku başlığı altında çalışmalar hızla ilerliyor.  Bir eğlence merkezinde yapılan saha deneyinde, koku çubuklarının kullanılmasıyla birlikte müşterilerin harcadıkları jeton sayısı tam %45 artış göstermiş. İyi kokular bizleri her zaman mutlu etmiştir. Yeni pişmiş kurabiye kokusu, yağmur kokusu…

Koku insanları etkisi altına alan en güçlü duyguymuş bu arada. Böylelikle bizleri daha iyi hissettiren mağazada daha çok zaman geçiriyor ve alışveriş yapıyoruz. Tabi ki ne kadar kötü kokuyorsa o kadar hızla uzaklaşıyoruz.

Ama sorunlardan biri de şu: hangi koku iyi hangisi kötü ve kime göre. Bu işte ustalık gerektiriyor. Etki kokunun oranı ve gücüyle ilişkili! Güzel bir kokunun yoğunluğu gereğinden fazlaysa bu kez rahatsız edici olabiliyor. Bu yüzden teknoloji mağazaları gibi kapalı alanlarda koku yoğunluğunu abartmamak gerekiyor.

En çok adından bahsettiren kokular ise; çikolata ve ekmek. Bu kokulara kim karşı koyabilir ki. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki, kokunun satış oranlarına etkisi dolaylı olsa da etkisi yüksek. Tahmin edilmeyen, albenisi olmayan mağazalarda bile koku ortamı cazip hale getirebiliyor. Mutlu mutlu alışveriş arabasını dolduruyoruz.

Bu tekniği kullananlara kızabilir miyiz peki? Üstümüzde deney yapılıyor gibi mi hissediyoruz?

Bence koku, ışıklandırma, renkler vb. hiçbir unsur tamamen bizi alışverişe yönlendiriyor diyemeyiz. Çünkü bizde alışveriş çılgınlığı olmasa hangi teknik bunu yapabilir ki!

Koku bahane alışveriş şahane…

Yorumlar
Yükleniyor...
0
.

Gelişmelerden Haberdar Olun

@