10.05.2017, 10:22

“Halkın Sağlığına Önem Veriyoruz”

Eskişehir İli Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Ali İhsan Çetin Özellikle sokak sütlerinin ilin kanayan yarası durumunda olduğunu belirterek: “Soğutulmadan açıkta satılan sütler süt makinesinin temiz yıkanmaması nedeniyle anında bakteri üretmeye başlıyor. Böylece sütler kesiliyor”dedi.
Gazetemizde bir süre önce başladığımız ve iş çevrelerince beklenilenin üzerinde ilgi görmekte olan “İş Dünyası” sayfamızın konuğu mesleğinin yanı sıra yöneticilik konusundaki deneyimliliğini kanıtlayan Eskişehir İli Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Ali İhsan Çetin. Çetin ile gerçekleştirdiğimiz söyleyişimizde birliğin geçmişini ve bugününü, ülkemizdeki hayvan yetiştiricilerini yakından ilgilendiren bazı konulardan başka hizmetleri konuştuk. -Sayın Çetin birliğinizin kuruluşu ve çalışmalarınıza kısaca değinir misiniz? -Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği olarak 1995 yılında 904 Sayılı Islahı Hayvanat Kanununa göre kurulmuş bulunuyoruz. Şu anda 5996 sayılı kanun kapsamında hayvan ıslahı üzerine faaliyetlerimizi sürdürmekteyiz. İlimiz’de soy kütüğü faaliyetleri 1995 yılında GTZ projesi kapsamında İl Müdürlüğünün 20 işletmedeki çalışmalarıyla başlanmıştır. 1998 yılında Almanya ile yapılan protokol çerçevesinde AFC firması ile soy kütüğü çalışmaları ortak protokol ile devam etmiştir. Bu kapsamda birliğe soy kütüğü çalışmalarının yürütülmesi amacıyla Teknik eleman Ziraat Mühendisi istihdamı sağlanmıştır. Irk ıslahının temel unsuru olan suni tohumlama faaliyetlerine Almanya’dan ithal edilen ithal spermalarla başlanmıştır. Başlangıçta yaklaşık 70 üye ile soy kütüğü çalışmaları kapsamında ilk sertifikalı damızlık gebe düve satışı 1998 yılında gerçekleştirilmiştir. Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü ile ortaklaşa yapılan çalışmalar 1999 yılında tamamen birliğe devredilmiştir. Birliğimiz bu tarihten sonra soy kütüğü, çalışmalarını kendi imkanlarıyla yürütmeye başlamıştır. Günümüz itibariyle birliğimizde 20 personel ile faaliyetlerimizi sürdürmekteyiz. Ayrıca birliğimize ait 14 adet hizmet aracı bulunmaktadır. İlimizde 1219 soy kütüğü işletmesinde yaklaşık 31 bin baş dişi olmak üzere toplam 40 bin sığır kayıt altındadır. Ön soy kütüğünde ise 862 işletmede 46051 baş dişi sığır kayıt altındadır. -Sütün pazarlanmasına yönelik çalışmalarınıza değinir misiniz? -1999 yılında kentimizde sütün pazarlanması 3-5 mandıranın elinde bulunmaktaydı. Süt fiyatları ise düşüktü. Ayrıca yaz aylarında sütün bol olduğu zamanlarda süt yetiştiricinin elinde kalıyordu. Sütün hem pazarlanması hem de fiyatı konusunda ciddi sıkıntılar mevcuttu. Bunun yanında birliğin maddi imkanlarının kısa olması gibi nedenlere Kasım ayı itibariyle soğuk zincir süt toplama faaliyetlerine başlanmıştır. Yörükkırka, Aşağıçağlan, Mollaoğlu, Yukarıkartal, Satılmışoğlu köylerine yapılan süt depoları çok kısa süre içinde hizmete girecek. Daha önceleri ise yine bizim yönetimimizde Gökdereköyü, Kızılcaören, Yazıdere yapılan süt depolarından yarar gördüğümüz için bu köylerde denetim çalışmaları yapılmaktadır. -Bu çalışmalar ve depo sayısı yeterli mi? – Süt olan her köye depo yapmak amacındayız. Bu depoları günde 1 ton süt üretimi üzerindeki köylere yapmayı planlıyoruz. -2014 yılında ne gibi projeleriniz var? -Bu yıl 5 köye yapmış olduğumuz süt depoları var. Bu toplanan sütler merkeze taşınmada bu köylerde deneme amaçlı soğutulacak. Bu esnada nakliyeye verilen para üreticilerin cebine girecek. Tüketiciler daha kaliteli süt içecekler. Sütler süratli soğutmaya gidecek olmasından sütte üreyebilecek bakteriler üreyemeyecek bu da üretici açısından sağlıklı süt elde etmektir. Sokak sütü de ilimizin kanayan yarası durumunda. Soğutulmadan açıkta satılan sütler süt makinesinin temiz yıkanmamasından dolayı anında bakteri üretmeye başlıyor. Sütler kesiliyor. Sütlerin kesilmemesi için bazı kişiler içersine çeşitli maddeler katarak tüketicilere sunuluyor. Bunda da çeşitli hastalıklar özellikle bakteri üreten bu sütler çocuklarda ishal, kusma gibi çeşitli hastalıklara yol açıyor. Bu durumda Tarım İl Müdürlüğü Gıda Denetleme bölümünde bulunan memurların en kısa sürede bu duruma el atmaları gerekiyor. Bu tür davranışa giren kişilere çeşitli cezaların uygulanması kaçınılmaz olmuştur. 2014 yılında Bakanlığımızın almış olduğu yönetmelikle 10 Km’nin dışına taşıma yapılacak sıcak sütlerin kesinlikle yasak olduğu belirtilmektedir. Yetkililerin bu kişilere müdahale etmeleri önemlidir. Sokak sütünün sıcak satılmasının sağlık yönünden sakıncalı olduğu bilinmelidir. -Eskişehir’de şap hastalığı endişesi var mı? -İlimizde alınan önlemlere rağmen yine de az da olsa şap hastalığına rastlanılmaktadır. Tarım İl Müdürlüğü ile birlikte yaptığımız çalışmalar da üreticileri hayvanlarını şap hastalığına karşı aşılatmaları konusunda sık sık uyarıyoruz. Şunu belirtmemde yarar görüyorum. Belirli bölgelerdeki hayvanlarda ortaya çıkan şap hastalığının Eskişehir’deki üreticilerle bir bağlantısı bulunmuyor. Eskişehir’e il dışından getirilen hayvanlarda yol durumu, aşılama yapılmaması nedeniyle şap hastalığı ile karşı karşıya kalıyoruz. Hastalığa yakalanan hayvanlar şarbonu Eskişehir üreticisinin hayvanlarına bulaşmasına neden olmaktadır. Vatandaşlar ucuza aldıkları hayvanlardaki şarbon hastalığını çok üzücüdür ki kendi hayvanlarına bulaştırıyorlar. Genelde kurbanlık getirenler bu hastalığı ilimize taşıyorlar. Değişik şehirlerden Eskişehir’e getirilen hayvanların şap hastalığını önlemek için gerekli olan aşıyı yaptırıp yaptırmadıkları denetime tabi tutulmalı. Ayrıca satın alınan hayvanlar başka sürüler arasına katılmayıp en az 20 gün karantina altında tutulmalı. -Üyelerinize ne gibi hizmetler sunuyorsunuz? -Birliğimizde daha önce soy kütüğü ve küpeleme akla geliyordu. Fakat şimdi tüm üreticilerimize banka girdi çıktılarına kaba yem sorunlarına, hayvan bakımı sorunlarına çözüm bulmaya çalışıyoruz. Üyelerimize yem, ıslah çalışması, suni tohumlama, yem katkı maddesi gibi hizmetler sunuyoruz. -Birliğinizdeki şu andaki toplama merkezlerinin sayısı kaçtır? Küpeleme çalışmaları sürdürülüyor mu? -2000 yılında İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü ile yapılan küpeleme sözleşmesi kapsamında ön soy kütüğü faaliyetlerinin yürütülmesinde de aktif rol oynamaktayız. Birliğimiz 2012 yılından itibaren ilimizde küpeleme çalışmalarına başlamış, bu kapsamda yıllık 35 bin 40 bin baş buzağının küpesi takılmıştır. – Hizmet binanız ihtiyaçlarınızı gerektiği şekilde karşılıyor mu? -Bilindiği gibi eski hizmet binamız İhtiyacı karşılamaktan uzaktı. Yönetimdeki arkadaşlarımız ile birlikte bu sorunu çözümlemek için harekete geçtik. Bu yöndeki çabalarımızı olumlu yönde sonuçlandırarak yeni hizmet binamıza geçtik. Birliğimiz 2013 yılında faaliyetlerini İstiklal Mah. Kabaağaç Sok. No:5/3’te bulunan yeni hizmet binasında faaliyetlerini yürütmeye başlamıştır. -Üye sayınız yeterli mi? Sayının artırılması yönündeki hedefiniz? – Şu anda 1200 üyemiz var. Ancak üye sayımızı daha da artırmayı planlıyoruz. -Birliğimizde daha önce soy kütüğü ve küpeleme akla geliyordu. Fakat şimdi tüm üreticilerimize banka girdi çıktılarına kaba yem sorunlarına, hayvan bakımı sorunlarına çözüm bulmaya çalışıyoruz. Üyelerimize yem, ıslah çalışması, suni tohumlama, yem katkı maddesi gibi hizmetler sunuyoruz. -2014 yılına yönelik ne gibi projeleriniz var? -Bu yıl 5 köye yapmış olduğumuz süt depoları var. Toplanan sütler merkeze taşınmada deneme amaçlı olarak bu köylerde soğutulacak böylece nakliyeye verilen para üreticinin cebine girmiş olacak. Tüketiciler ise daha kaliteli süt içecekler. Sütler süratli soğutulmaya gidileceğinde içersinde beklentiler üremeyecektir. Bu da üretici açısından sağlıklı süt elde etmektir. -Süt depolarınızı nerelere inşa ediyorsunuz? Ne zaman hizmet vermeye başlayacaklar? Depo sayıları yeterli mi? -Süt depolarımız Yörük Kırka, Aşağı Çağlayan, Mollooğlu, Yukarı Kartal ve Satılmışoğlu köylerini kapsıyor. Yaptığımız süt depoları çok kısa süre içinde hizmete girecektir. Daha önce de bizim yönetimimizde Gökdere, Kılıcıören Yazıdere köylerindeki süt depolarından yarar gördüğümüz için 5 köyümüze daha bu depoların yapılmasına karar verdik. Buz bu depoları günde 1. Ton üzerinde süt üretimi yapan köylere yapmayı planlıyoruz. -Dengeli ve sağlıklı beslenmenin en temel öğelerinden birisi olan süt konusunda vatandaşlara ne gibi uyarılarda bulunmak istiyorsunuz? -Sayın Yüksel çok önemli bir konuya değindiniz. Bunun için teşekkür ediyorum. Özellikle sokak sütleri ilimizin kanayan yarası durumunda. Soğutulmadan açıkta satılan sütler süt makinesinin temiz yıkanmamasından dolayı anında bakteri üretmeye başlıyor. Sütler kesiliyor. Bu sütlerin kesilmemesi için bazı kişiler içerisine çeşitli maddeler katarak tüketicilere sunuluyor. Bunda da çeşitli hastalıklar özellikle bakteri üreten bu sütler çocuklarda ishal, kusma gibi çeşitli hastalıklara yol açıyor. Bu nedenle Tarım İl Müdürlüğü bağlı gıda denetleme bölümü ekiplerinin en kısa zamanda bu duruma el atmalarını istiyoruz. Bu tür davranışa girenlere çeşitli cezaların verilmesini bekliyoruz. 2014 yılında Bakanlığımızın almış olduğu yönetmelikle 10 Km dışına taşıma yapılacak sıcak sütlerin kesinlikle yasak olduğu belirtilmektedir. Bu kişilere müdahale edilmesi önemli. Sokak sütlerinin sıcak satılması sağlık yönünden sakıncalı olduğu belinmelidir. Bizim için insan sağlığı her şeyden önemli. -Söyleşimize son olarak ekleyecekleriniz var mı? -Eskişehir İli Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği olarak üreticilerimizin karşılaştığı her sorunun çözümü için elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. Biz bu çalışmalarınızı sürdüreceğiz. Birliğimiz de bir araya gelen yetiştiricilerimiz sürülerini ıslah ederek en az masrafla en yüksek verim elde etmeyi amaçlamaktadır.

Yorumlar
Yükleniyor...
0
.

Gelişmelerden Haberdar Olun

@