10.05.2017, 10:15

HALKA ATEŞ AÇAN CEMAAT

27 Mayıs’ta küçük bir çocuk olduğumdan ne olup bittiğini doğal olarak bilemiyorum. O günleri anlatan Hayat Mecmualarını rahmetli babam benim için alıp saklamış. İleride oğlum okuyup öğrensin diye. Bu derginin bir sayısının kapağında beyaz önlük giydirilmiş Menderes’in darağacının önündeki fotoğrafını hiç unutmuyorum. 1980 darbesini ise bizzat yaşadık. Alkollü votka veya viski içen havacı yüzbaşıların abuk subuk sorularını hiç unutamam. Sanki devrimci ve ülkücüler başka ülkenin insanıydılar. İşkenceler, tezgahlar, komplolar üst düzeydeydi. Hayatını kaybeden arkadaşlarımız olmuştu. Hepsinin üzeri kapatıldı. ‘’Bu bizim ordumuz mu?’’ sorusuna cevap bulamadım. Şok oldum. Sonra bir sağdan bir soldan gençleri asarak denge politikası güdenler aslında ülkenin dengesini bozmuşlardı. Yine de eşimiz dostumuzun görev yaptığı ordumuza sahip çıkmaya çalıştık. Zaman zaman yazılarımda vurguluyorum, 14 yıllık AKP Hükümetleri bile maalesef bazı kurumlara sahip olamadılar. Bazı kurumlar hala tam olarak millileşemedi. İşte ordunun durumunu gördük. Kendi halkını öldüren bir ordu bize yakışıyor mu? Bu nasıl cemaatmış ki eline geçirdiği bu militanlarına halkın üzerine ateş açtırıyor? Halkın üzerinden tankla geçen, ağır makineli silahlarla ateş açan, uçak ve helikopterle bomba atan bu cemaatin Hitler’den ne farkı var? Allah korusun bir de bunlar başarılı olsaymış halk köle gibi kullanılacakmış. Bu yapıya mensup olanları ikna etmek mümkün değildir, oyüzden bunları yargılamadan vatandaşlıktan çıkartıp göndermek en iyisidir. Vali ve Emniyet Müdürü garnizona gidiyor içeri alınmıyorlar. Yüzbaşı askere emir veriyor, asker tüfeğini Valiye doğrultuyor. İyi de sen kimin subayısın ey yüzbaşı. Öyle emir almışmış. Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı kapatılacakmış, bir işe yaramayan alay kapatılsın. Askerliğini yapan herkes bilir ki sivillere mantıksız gelen her şey orduda kanun gibidir. Hatta mantığın bittiği yerde askerlik başlar, denilir. Orduya öğrenci ve personel alımından tutun da okutulan derslere, emirlere, emir komuta zincirine, bir üstten izin almadan onu atlayarak iki üste çıkmaya kadar her şey yeniden dizayn edilmelidir. Böyle saşma sapan kurallar olur mu? Orta Asya’da Göktürk’lerde, Selçuklu’da, Osmanlı’da garip kurallar var mıydı hiç sanmıyorum. Yine anlaşıldı ki MİT evlere şenlik. Neymiş teyit ettirmeden bilgi vermemişler. Sen teyit ettirinceye kadar mevsim değişti beyim. Nasıl istihbaratçısınız siz? Garip vatandaşı teleonunu dinlemekle istihbaratçılık yapılmaz. Demek ki millileştiremediğimiz kurumlar hala var. Eski cumhurbaşkanı Sayın Gül de rol kapma peşinde. Sayın Gül hocanın ABD’ye gitmesine siz yardımcı olmadınız mı? Şimdi kalkmış kanallarda konuşuyorsunuz. Sayın Erdoğan hala yalnız. Yanındakiler, yakınındakiler destek vermeliler. Bir kişi her şeyle mücadele edemez. Çalışma arkadaşları uyanık olmalıdırlar. Hocayı getirtmeye gerek yok, çıkar vatandaşlıktan mallarına el koy olsun bitsin. Bebek katili gibi bir de onu beslemeyelim.

Yorumlar
Yükleniyor...
0
.

Gelişmelerden Haberdar Olun

@