10.05.2017, 10:15

GİRİŞİM MUHABBETLERİ

İstanbul’da herkes darbe girişiminin hala sohbetini yapıyor. İnsanlar televizyonlardaki tartışma programlarından daha da güzelini kendi aralarında yapıyorlar. Doğru olup olmadığını bilemediğimiz şehir efsaneleri sıklıkla anlatılıyor. Sorular soruları kovalıyor. Hakan Fidan’ın neden hala istifa etmediği, Cumhurbaşkanına neden öncelikle haber vermediği çok konuşuluyor. Bunlar uyumuş deniliyor. İçişleri Bakanını da çokça eleştirenler var. Konuşmaktan başka bir şey yapmıyor diyenlerin sayısı sürekli artıyor. Kimi vatandaşlar da İçişleri Bakanı televizyonlarda çıkıp konuşacağına işini yapsın, diyor. CNN Türk’teki bir programda kimi sorulara ‘’Henüz onları bilmiyorum.’’ Şeklinde cevap veren İçişleri Bakanı halkın gözünde puan kaybetmeye devam ediyor. Kimi vatandaşlar da ‘’Sayın Cumhurbaşkanı ne yapsın elindeki insan kalitesi bu, güvenip görev verdikleri de fos çıkıyor.’’ Diye konuşuyorlar. Halk tertemiz. Halk devletine, yöneticilerine, demokrasiye sahip çıktı. Halk İstanbul’da her akşam meydanlarda toplanıyor. Ellerinde Türk Bayraklarıyla marşlar söyleniyor, sloganlar atılıyor. Çoğu gelir düzeyi düşük. Çocuklarıyla meydanlara koşan genç insanlar. Yanlış da anlaşılmasın ama zengin diyebileceğimiz kimseler meydanda yoklar. Cumhurbaşkanının, Başbakanın etrafından ayrılmayan işadamlarını hiç görmedik. Mustafa Yıldızdoğan’ın söylemiş olduğu ‘’Türkiyem’’ şarkısı yeniden keşfedildi ve adeta hit oldu. Otomobillerde, meydanlarda hep Türkiyem çalınıyor, söyleniyor. Öte yandan küçük bir çay ocağında bile darbe girişimiyle ilgili ilginç şeyler duyabilirsiniz. Zaten İstanbul’da halk sohbet etmeyi seviyor, neler anlatılıyor neler. Bir tanesi şöyle. Darbeci bir grup asker Cuma gecesi Vatan Caddesindeki Emniyet Müdürlüğüne gelirler. Ana kapıdan girerler. Tecrübeli bir polis memuru onlara şöyle der. ‘’Bakın daha ileriye gidemezsiniz. Güneydoğuda beraber çarpıştık hala da çarpışıyoruz. Sizin üst katlara gitmenize izin veremeyiz. Devlete isyan olmaz. Eğer ilerlemek isterseniz burada hep beraber ölürüz.’’ Bunun üzerine gelen darbe yanlıları çekip giderler. Bir polis memurunun kararlı tutumu karşısında vaz geçerler. Bir hikaye de Sarıyer için dilden dile anlatılıyor. O gece 20 kişilik bir ülkücü genç gurubu Sarıyer’deki Emniyet binasının önüne giderler. Darbeciler gelir. Polislerde binanın önündedirler. Ülkücü gençlerden biri darbeciler karşı konuşur. Yaptıklarının yanlış olduğunu, devlete karşı gelinmemesi gerektiğini anlatır. Askerler teslim olurlar. Semtin Ülkücü gençleri ve Polisler sabaha kadar binayı korurlar. Daha doğrusu yapılanlar duyulunca halk akın akın emniyetin önüne gelir. Yüzlerce Sarıyerli toplanıp binanın önünden ayrılmazlar. İlerleyen günlerde daha neler duyacağız kim bilir. Allah memleketimizi sapıklardan, kendi halkına ateş açtıran hoca bozuntularından korusun.

Yorumlar
Yükleniyor...
0
.