10.05.2017, 09:48

Gereksiz gerilim kaderimiz olamaz…

Toplum olarak geldiğimiz noktanın özeti şu: Bir yandan ülkede yaratılan gereksiz gerilimin etkilerini hep birlikte aşmaya çalışıyoruz. Diğer yandan daha çok agresif siyasettin getirdiği gerginliğin neden olduğuna inandığımız olaylarla uğraşıyoruz. Biliyoruz ki; Gerek siyasette, gerekse sosyal ve toplumsal hayatta yaşanan istenmeyen hadiseler, aslında münferit tepkilerden ortaya çıkıyor, sonrasında lüzumsuz bir psikolojiyle de büyütülüyor. Son yıllarda ki gelişmeler, aslında bu ülkenin toplumsal bir huzur ve sükuna ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Buna öncülük edecek olanlar da, ilk önce devlet adına sorumluluk üstlenenler, hükümet adına icra makamında oturanlardır. Sonrasında tabii ki aynı duyarlılığı göstermesi gerekenler de, halkın muhalefet görevi verdiği partiler ve onların genel başkanları ile yöneticileridir. Sivil toplum kuruluşlarının, meslek örgütlerinin veya görevi kamuoyunu aydınlatma olan medya kurumlarının da, bu türden sorumlulukları üstlenmesi gerektiğini söylemeye bile gerek yok. Hiç kuşkusuz bu hassasiyeti gösterenler var. Ancak bunun yetersiz olduğu da aşikar. Demek ki, her şeyden önce benzer çabaların, toplumun geneline yayılmasını gerektirecek bir anlayışın yaygınlaşmasını başarmalıyız. Şurası bir gerçek: Temel de, ülkesini ve milletini seven, belli değerleri her şeyin üzerinde tutan insanlardan oluşan bir toplumuz. O nedenle düşündüğümüz türden iyi niyetli gayretleri teşvik etmek, nerede bir sorun oluştuysa, nerede toplumsal bir gerginliğin emareleri belirdiyse, orada derhal geliştirilip hayata geçirilecek ve halkımızın da çok büyük çoğunluğunun destek vereceği projeler gerçekleştirilebilir. Yeter ki; Bu sorumluluğu kendinde görenler cesaretle kolları sıvasın. Yeter ki; Bu duyarlılığı görev kabul edenlerin sayıları daha da artsın. Aslında; Bin yıldır bu topraklar üzerinde yaşamış, yan yana olmuş, omuz omuza durmuş, kederde ve sevinçte aynı duyguları hissetmiş, savaşı da görmüş, barışı da yaşamış, kısacası ortak bir kaderi paylaşmış bir toplumu oluşturan bireylerin, dosta düşmana gösterebileceği pek çok güzellik olduğuna inananlardanız. O nedenle diyoruz ki; Hangi alanda olursa olsun. İster siyasette, ister diğer tüm alanlarda; hiçbir münferit olay veya hiçbir bireysel eylem, bütün bir toplumu içine sürükleyen son derece gereksiz bir çatışmanın tetikleyicisi asla olmaz, olamaz. Bunu bekleyenler halen daha varsa şayet; Bilinmeli ki, onlar gerçekleşmesi olanaksız bir hayalin peşindeler.

Yorumlar
Yükleniyor...
0
.