10.05.2017, 10:26

FİLM KARA

Sinemalar bu hafta oldukça zayıf bu sebepten birkaç hafta önce vizyona giren filmlerin gösterimlerine halen devam edilmekte. Vizyonun zayıf olması aslında benim için iyi çünkü izlediğim kült filmler ve başyapıtlar hakkında bir şeyler söylemek istiyorum ancak bir de bahaneye ihtiyacım oluyor işte böyle zamanlar benim için bulunmaz nimet. Sessiz sinemadan sesli sinemaya geçildiğinde en derli toplu şekilde karşımıza çıkan akım Alman Dışavurumcu akımı oldu 1920lerde yani I.Dünya Savaşının henüz sona erdiği yıllarda imkânsızlıklar yüzünden kendi mizansen ve sembolizmini geliştiren bu akım büyük buhranın başlaması ile Amerika Birleşik Devletleri’ne sıçradı ve Film-Noir(Kara Film) türüne evrimleşerek en önemli örneklerini verdi. Hem dönemin maddi imkânsızlıklarını hemde ülkede oluşan düzensizliği yansıtmak açısından büyük öneme sahip olan bu tür genellikle suç ve entrika odaklı olarak karşımıza çıktı. Double Indemnity(Çifte tazminat), Maltese Falcon(Malta Şahini) , Sunset Boulevard(Sunset Bulvarı), Hitchcock imzalı Strangers of a Train(Trendeki Yabancılar) kara filmin ilk aklıma gelen örnekleri. Aslına Kara filmlerin tür olarak döneminden çok sonra sinema tarihçileri tarafından adlandırıldığını da söylemiş olalım. 90lardan sonra daha çok kıymeti bilinen bu türün sembolleri hakkında bir şeyler söylemeden geçmek olmaz. En önemli özelliği olayların bir entrikacı kadın karakter üzerinde dönmesidir. Femme Fatale olarak adlandırılan bu kadın karakterler hem fiziksel açıdan çok çekici hem de etraftakileri kandırabilecek kadar numaracıdır. Örneğin Çifte Tazminat filminde ki Phyllis Dietrichson karakterine hayat veren Barbara Stanwyck 30lar sinemasının tüm aranan özelliklerini üzerinde bulunduran bir aktristir. Günümüzde ki yanlış algılardan biri de şudur: Karanlık atmosfer barındıran ve suç odaklı anlatıma sahip her film kara film değildir. Bir filmin Kara Film olması için ışık, makyaj ve senaryonun ilerleyiş disiplini de çok çok önemlidir. Bir diğer önemli konu ise ses ve müzik kullanımıdır. Kusursuz bir aksan ile konuşan Davudi sesli karakterler ve yaylı sazlar ile çalınan çok iniş çıkışlı tepki sesleri kara filmin atmosferinin en önemli parçalarındandır. Günümüz filmlerinden bir örnek ile bu hafta ki yazımın sonuna geleyim. Coen kardeşler olarak bilinen Ethan ve Joel Coen’in 1996 yapımı Oscar ödüllü filmi “Fargo” kara filmin günümüzde ki örneklerinden biri olarak gösterilebilir. Femme Fatale karakterinin entrikacı bir kadın olarak değil de olayların sonuna kadar üstüne giden, karnı burnunda olmasına rağmen mücadeleye devam eden polis memuru Marge Gunderson olarak karşımıza çıktığını söyleyebiliriz. Kara filmlerin önemli özelliklerinden biri de rahatsız edici olmalarıdır. Hamile hamile sokağa çıkıp suç peşinden koşan bir kadın bazılarımızı rahatsız edebilir değil mi? Usta oyuncu Steve Buscemi’nin de oldukça güzel performans sergilediği Fargo bu hafta evinde film izlemek isteyenler için iyi bir alternatif olabilir. Tabi eğer siyah beyaz filmler izlemek sizi sıkmayacaksa yukarıda yazdığım gerçek kara film örneklerini izlemenizi tavsiye ederim. İyi haftalar! İyi seyirler!

Yorumlar
Yükleniyor...
0
.

Gelişmelerden Haberdar Olun

@