Bilvesile (Akıllı kent projesi), kentimizin iki merkez ilçesinden biri Tepebaşı’nı ve buranın her anlamda düzenlenmesinden sorumlu Belediyesini konu etmiştik bir önceki yazımızda. Yazının altına da kısa bir not ekleyerek:

-Gün ola harman ola. Denk getirir, Eskişehir’in otantik yüzü Odunpazarı ilçesinden ve Belediyesinden de söz ederiz!..

Günü çok uzamayıp, harman hasadını yapalım istedim.  Bir anlamda Eskişehir’in Kurtuluş günlerine denk gelmişken, “Harmanı kaldıralım” dedik. Gazetemizin hazırladığı “2 Eylül Kurtuluş Eki’nde” çokça söz ettik Odunpazarı  gerçeğinden.

Nedenini sual edecek olursanız deriz ki;

-1919’un Eskişehir’i ağırlıkla Odunpazarı’ndan ibaret zaten.

O yılın 17 Mayıs’ında Odunpazarı’nın meydanında toplanan ahaliden 10 bin kadar kişi, İki gün öncesine rast gelen “İzmir’in İşgalini tel’in” etmektedirler. Özel ekteki yazımızı okursanız göreceksiniz;

-Ünlü Sultanahmet mitinginden -1 hafta kadar önce hem de…

Atatürk ile Her Gün…

Anlayacağınız, tarihteki anılışıyla  Eskişehir adından da eskidir Odunpazarı yerleşkesi . Bir başka anlatımıyla da;

-Odunpazarı Eskişehir, Eskişehir Odunpazarı demek!..

Bu kadarı yeter!.. biz günümüz Odunpazarı’na, Tepebaşı’nda olduğu gibi özetle ilçe Belediyesine bakalım.

Selçuklulardan başlayarak ilk yerleşkesidir güzel kentimizin. Dolayısıyla kentin tarihi de burada canlanır. Kurşunlu Külliyesi mesela…  Ama illa ki, Osmanlı yapı kültürünün mirası;

-Odunpazarı evleriyle..

Başta zamanın Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen’in “ilk adımları” ile o tarihi dokuya önayak olanların hepsine minnet ve şükran…

Başta, ilçe ve bağlı belediye statüsüne kavuştuğundan bu yana gelip geçen belediye başkanlarına, meclislerine, çalışan bürokrat ve emekçilerine… Nihayet son olarak;

-Günümüzdeki Belediye Başkanı Sayın Kazım Kurt’a…

Günümüz itibariyle, bir zamanlar “hayaldir” dediğimiz kent turizminin ulaştığı “zirve” nedeniyle öncelikle…  Büyükşehir Başkanı Sayın Büyükerşen’in “eşgüdümlü” projeleri nedeniyle örneğin. Bu kadar müze, kültür evi, benzer hangi Anadolu kentinin hangisinin tamamında vardır acaba?..

Yazı gününe denk gelen,  gazetemizdeki bir haber başlığı göçüme ilişiyor;

-Atatürk ile Bir Gün Müzesi açıldı!..

Yeni Türk Devleti Cumhuriyet’e giden yolda, anlamlı zaferlerin yıldönümlerinde, kentimizin işgalden kurtuluş gününün arifesinde üstelik.. Bir başka yönüyle de Odunpazarı’nın tarihi dokusunu oluşturan yapıların en güzeli;

-Yeşil Efendi Konağında!..

Muhalif ve muzır yapım depreşti birden!.. Adına bir eleştiri getirmek üzere önerim o ki;

-Atatürk ile Her Gün!.. 

Ne oldu, diye sorsam da…

Sayın Kurt ve ekibinin şu son 5 yılda gerçekleştirdikleri müzelerden, kültürel etkinliklerden ibaret değil kuşkusuz. Yeşil alan, park ve çevre düzenlemeleriyle Büyükşehir ve Tepebaşı Belediyelerinden hiç de geri kalır yanı yok. Halen de devam ediyor o çalışmalar.

Bir önemli örneği, ödül üstüne ödül kazanan Hamamyolu düzenlemesi örneğin. Tatil, hafta arası veya içi… Her gün ve akşam, çoluk-çocuk-emekli on binlerce kişinin uğrak yeri ve dinlenme mekanı.

-Hem otantik, hem modern bir kent uygulaması…

Kimi absürt eleştirilere de şöyle bir değinmek adına, başlı başına bir yazı konusu Hamamyolu Projesi.

Bir başka yazı konusu olacak “girişimi” var ki Başkan Kurt’un, çoğu hemşerisi gibi ben de merak ediyorum;

-Ne oldu Sanayi Çarşısındaki çağdaş kentsel dönüşüm Projesi?..

Buradaki olumsuzluğu, engellemeleri tahmin edebiliyorum da, yine de bir “son durum” açıklaması yapar mı acaba?..

Diyelim ve noktayı koyalım…