Eskişehir’de bir başarı hikayesi

Down sendromlu bireylerin sosyal yaşama, üretime ve istihdama katılımı konusunda Türkiye’de örnek gösterilecek bir şehir varsa, o şehir Eskişehir’dir. Yıllardır birçok alanda fark yaratan, sosyal belediyeciliği yalnızca söylem olarak değil gerçek bir yaşam pratiği olarak hayata geçiren Eskişehir, bugün yine aynı örnekliği sürdürüyor. Tepebaşı Belediyesi’nin öncülüğünde, Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi’nin güçlü katkılarıyla ortaya çıkan çalışmalar artık meyvelerini veriyor. Bunun en güzel örneklerinden biri ise 27 yaşındaki Şeymanur Hanay’ın hikâyesi…

Şeymanur, 2020 yılında Tepebaşı Belediyesi ile EOSB’nin iş birliğiyle kurulan Engelliler Montaj Atölyesi’nde eğitim almaya başladı. Bu atölye, sadece bir eğitim merkezi değil; birçok özel bireyin kendini keşfettiği, özgüven kazandığı, “Ben de yapabilirim” duygusunu içselleştirdiği bir yer. Şeymanur da burada temel iş becerilerini kazanarak kendi yolculuğuna hazırlandı ve 2021 yılında Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi’nde beyaz eşya parçaları üreten bir fabrikada işe başladı.

Bugün, dört yıldır aynı fabrikada çalışan Şeymanur işine hem titizlikle hem de sevgiyle bağlı. Üretim hattında beyaz eşya parçalarını paketlerken gösterdiği özen, mesai arkadaşlarıyla kurduğu sıcak iletişim ve iş disiplinindeki örnek tutumuyla herkesin takdirini topluyor. İlk gün yaşadığı tedirginliği “korku” kelimesiyle anlatıyor ama ardından gelen alışma süreci, bugün geldiği noktayı görmek açısından çok şey söylüyor. Şeymanur artık hem işinin hem sosyal hayatının merkezinde özgürce var olabilen bir genç kadın.

Onu en çok mutlu eden şeylerden biri de ailesinin desteği. Annesi Meziyet Hanay, kızındaki değişimi “öz güven patlaması” olarak tanımlıyor. “Kendini daha değerli hissetmeye başladı” derken sadece bir anne olarak gururunu değil, bir toplumun nasıl dönüştürülebileceğinin en net göstergesini de ifade ediyor aslında.

Şeymanur’un hedefleri var… Çalışıp ailesine ev almak istiyor, bir gün okuyup savcı olmayı hayal ediyor. Bu cümle bile, doğru destek verildiğinde hangi kapıların açılabileceğinin kanıtı niteliğinde. Onun mesai arkadaşları da Şeymanur’un ne kadar özel bir insan olduğunun farkında. “Adeta bebek gibi hassas, çok iyi yetişmiş, çok nazik” diye anlatıyorlar. Bu tarif bile, iş hayatındaki uyumunun nasıl kendiliğinden geliştiğini gösteriyor.

Burada altını çizmemiz gereken en önemli şey şu: Down sendromlu bireylerin topluma katılımında, doğru yaklaşım, doğru eğitim ve doğru imkanlar sağlandığında mucizeler hiç de uzak değil. Ailelerin desteği, kurumların iş birliği ve toplumun hoşgörülü yaklaşımı birleştiğinde, ortaya işte böyle başarı hikayeleri çıkıyor.

Eskişehir bu konuda sadece iyi değil; Türkiye’de örnek alınması gereken bir şehir. Tepebaşı Belediyesi’nin yıllardır sürdürdüğü özel bireylere yönelik çalışmalar, Engelliler Montaj Atölyesi gibi uygulamalar ve Organize Sanayi Bölgesi’nin istihdam vizyonu, bu başarı hikayelerinin çoğalmasını sağlıyor.

Bugün Şeymanur’un hikayesine baktığımızda, aslında onun üzerinden tüm bir şehrin yaklaşımını okuyoruz. Bu şehir, kimsenin geride kalmasına izin vermeyen bir şehir… Yeter ki doğru imkânlar sunulsun, doğru kapılar aralansın. Şeymanur gibi yüzlerce özel birey, yarının üretim gücüne, sosyal yaşamına, profesyonel dünyasına çoktan hazır.

Bize düşen ise bu örnekliği büyütmek, daha geniş kitlelere yaymak ve Eskişehir’in açtığı yolu Türkiye’nin tamamı için bir model haline getirmek…

{ "vars": { "account": "UA-99020016-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }