10.05.2017, 10:24

2 zamanlama hatası

Ali Bilgin’in yönettiği “Delibal”ın afişinin bile Hint yönetmen Aishwarya Dhanush’un yönettiği “Moonu 3” filmiyle aynı olması dikkat çekiyor. Delibal’ın ekibi geçen günlerde Gülay Afşar’ın Gece Gündüz programına konuk olmuş, yönetmen Ali Bilgin orada Delibal’ın, film ismi vermeden alıntı olduğunu açıklamış ve “Alıntı yaptığımız projeyi yerelleştirip farklı bir lezzet kattık” demişti. Ancak yönetmen Ali Bilgin’in “alıntı” dediği Delibal’ın birebir Hint yapımı “Moonu 3”ün taklidi çıkması, her iki filmi de izleyen seyircilerin büyük tepkisini çekti. Böyle bir haber gördüm sonra dedim ki: “Ne olmuş ki adam alıntı olduğunu açıklamış işte.” Aslında pek üzerinde durulacak bir film değil. Yılda 1000 (evet bin) film çekilen Bollywood’un her yapımı Amir Khan filmleri tadında değil zaten. Olması da beklenemez. Formül basit. Elimizde çok yakışıklı bir adam var: Çağatay Ulusoy, güzel de bir kadın verelim yanına. Ardından Çağatay’ı dibine kadar kullanalım. Motor sürdürelim, döğüştürelim, şarkı söyletelim, rak grubuna entegre edelim. Tabii her şey güzel gitmesin bir de zayıflık verelim mesela hasta olsun. İzleyenler “ayy kıyamam” desin. Bu yazdıklarımın hepsi harfiyen uygulanmış. Fakat böyle bir film çekiliyorsa vizyon tarihi belirlerken bu tarz filmlerin piri olan Hollywood’dan kopya çekilebilirdi. Star Ward Düğün Dernek gibi filmlerin olduğu bir dönemde arada sıkışıp kalması sürpriz değil. Bir diğer şey de şu: Seyirciye dışarıdaki hava ile paralel atmosferde bir film seyrettirmek gerekir ki seyirci filme dahil olabilsin. Yani bu film daha güzel bir havada vizyona girseydi yahut kış atmosferinde çekilip bize kar manzaraları izletseydi daha fazla ilgi çekebilirdi. Haftanın bir diğer Trük filmi ise Demet Akbağ’ın başrolde olduğu ve Sadi Celil Cengiz, Yetkin Dikinciler, Tarık Tarcan gibi isimlerin buluştuğu “Nadide Hayat” Bence bu film orta yaş ve orta yaş üstü kadınların mutlaka izlemesi gereken bir film. Çünkü oldukça motive edici bir film var karşımızda. Tek sıkıntım böyle pozitif böyle neşeli bir filme acıklı sahne sokuşturulmaya çalışılması. Ancak sinemamızın iki hastalığı var biri hüzün sokma diğeri absürd filmleri bile mantıklı açıklamalara dayandırmaya çalışma. O yüzden bu böyle devam edecek gibi duruyor. “Nadide Hayat” filminin yönetmeni çok beğendiğim bir isim olan Çağan Irmak. Yani bu demek oluyor ki hüzünlendirme konusunda ne söylesem boş. Çünkü Çağan Irmak’ın olayı bu. “Dedemin İnsanları” filminde üzecek bir şey bulamamış ve dedeyi hiç gerek yokken intihar ettirmişti. Aklıma gelince hala kızarım. “Yaşamak istediklerini korkak oldukları için yaşayamayan insanlar, başkalarını ayıplayıp intikam alırlar.” diyen “Nadide Hayat” filmi de aynı “delibal” gibi takvim kurbanı olabilir ve bu filmde de vizyon takvimi hatası yapılmış. Demek ki bu yıl böyle olması gerekiyormuş diyor ve iyi haftalar, iyi seyirler diliyorum.

Yorumlar
Yükleniyor...
0
.