10.05.2017, 10:36

1878 Berlin Antlaşması

Osmanlı Devleti, hüküm sürdüğü dönem boyunca bir takım ağır antlaşmaları da imzalamak zorunda kalmıştır. Bunlardan birisi de bazı tarihçiler tarafından ikinci Sevr olarak tanımlanan 1878 tarihli Berlin Barış Antlaşmasıdır. 93 harbi olarak bilinen 1877-1878 Osmanlı Rus Savaşı’nın Ruslar tarafından kazanılması ile batılı devletler araya girerek Türk ve Rus Devletlerini masaya oturmaya ikna etmiştir. Yapılan görüşmeler sonucunda ilk olarak Ayastefanos Antlaşması imzalanmış fakat İngiltere ve Fransa gibi devletler bu antlaşmayı kendi çıkarlarına uygun bulmayarak reddetmişlerdir. Bunun üzerine devam eden görüşmeler neticesinde Berlin Antlaşması imzalanmıştır. Bu antlaşma Osmanlı Devleti’nin tamamen yok olmasının önüne geçse de, temel de iki büyük sorunun da doğmasına sebep olmuştur. Bunlar Kıbrıs ve Ermeni meseleleridir. Rusya’nın aşırı derecede güçlenmesini istemeyen Avrupalı Devletlerin zorlaması ile imzalanan antlaşma, aynı zamanda Anadolu’ya yoğun Türk göçlerinin de önünü açmıştır. Berlin’de yapılan görüşmelere Osmanlı İmparatorluğu, Rusya, İngiltere, Almanya, Avusturya – Macaristan, İtalya ve Fransa katılmıştır. Osmanlı’yı temsilen Nafia Nazırı Karatodori Paşa, Müşir Mehmet Ali Paşa ve Berlin büyükelçisi Sadullah Bey görüşmelerde hazır bulunmuş ve antlaşmayı imzalamışlardır. Antlaşma maddelerine göre; – Bosna ve Hersek imtiyazlı bir vilayet olacak. – Doğu Rumeli imtiyazlı bir vilayet olacak. – Bulgaristan Prensliği kurulacak. – Sırbistan, Romanya ve Karadağ bağımsız olacak. – Teselya Yunanistan’a bırakılacak. – Kars, Ardahan ve Batum Rusya’ya bırakılacak. – Kıbrıs, geçici olarak İngiltere’ye kiralanacak. – Osmanlı Devleti, Ermenilerin yaşadıkları yerlerde ıslahat yapacak. – Osmanlı Devleti, Rusya’ya 802.500 Frank savaş tazminatı ödeyecek. Osmanlı tarihinin en ağır antlaşmalarından birisi olarak kabul edilen Berlin Antlaşması sonucunda, Balkanlarda çok büyük bir toprak kaybı yaşanmış ve üç Osmanlı milleti bağımsız olarak kendi devletlerini kurmuşlardır. Bu antlaşma ile beraber Ruslar, Ermenilerin bir nevi koruyucusu konumunu elde etmiş ve ilerleyen yıllarda bu durumu Osmanlı Devleti’nin aleyhine kullanmışlardır. 1915 Tehcirine giden yolda, Berlin Antlaşması ile getirilen hükümlerin payı oldukça büyüktür. Geçici olarak İngiltere’ye bırakılan Kıbrıs adası ise bir daha Osmanlı denetimine geçmemiş ve bu vatan toprağı da elden çıkmıştır.

Yorumlar
Yükleniyor...
0
.

Gelişmelerden Haberdar Olun

@