KAYGI BOZUKLUĞU

Kubilay MERCAN Kubilay MERCAN
Psikolojik Herşey

     Kaygı, sağlıklı bireylerde yaşam boyu deneyimlenen, bireylerin gelişimi sırasında koruyucu ve uyumsal işlevi olan normal bir duygudur. Tersine, kaygı bozuklukları belirgin sıkıntı ve işlev kaybına neden olan korku ya da endişe ile karakterizedir. Gelişimsel süreçte patolojik kaygı ile uyuma yardımcı olan, kendini koruma ve güvenliği sağlayan normal

kaygıyı ayrımlaştırmak güçtür. Tanısal sınırları anlamakta uygun kural, uyarıcı bir ortam olduğunda kişinin kaygıdan kurtulabilme yetisi olup olmadığına bakmaktır.

 

     Örneğin; kendisi için çekici bir akranı ile karşılaştığında bir ergenin duyduğu kaygı normaldir,

ancak ergen kaygıdan kurtulamayıp sürekli şüphe ve ruminasyonlarla uğraşıyor ise patoloji sınırını aşmıştır. Bunun sonucunda ergende benzer durumlardan kaçış oluşmaya başlamıştır. Örneğin ayrılık kaygısı erken çocukluk döneminde normal gelişimsel sürecin bir parçası iken; bu sürecin sonrasında çocuğun akran ve aile ilişkilerini, okul başarısını etkileyen ve aşırı, süreğen bir kaygı “ayrılık kaygısı” olarak ele alınır. Benzer şekilde erken çocukluk döneminin yabancı

kaygısı ve sosyal çekingenliği, sosyal fobiden ayırt edilmelidir.

 

     Dolayısıyla çocuk ve ergenlerde belirli yaşam dönemlerinde ortaya çıkan ve gelişimsel olarak

uygun olan kaygı ile tedavi edilmesi gereken kaygıyı birbirinden ayırt etmek önem taşımaktadır. Çoğu zaman da çocuk ve ergenlerdeki kaygı bozukluğu belirtileri, çevresel koşullara ve strese tepki olarak kabul edilebilir görüldüğünden, bu yaş grubunda kaygı bozuklukları tanısı sıklıkla gözden kaçabilmektedir.

  

     Pek çok kaygılı çocuğun somatik yakınmaları vardır (aşırı terleme, baş dönmesi, karın ağrısı, kas gerginliği, nefes almada güçlük, çarpıntı, bağırsak hareketlerinde düzensizlikler, vb.) Genellikle bu şikayetleri için bir çocuk doktoru tarafından değerlendirilmiş olurlar. Üzüntü, korku, panik, huzursuzluk, endişe kaygının duygusal bileşenleridir. Kaygı bozukluğu olan çocuk ve ergenlerde davranışsal belirtiler daha çok dikkat çeker. Kaçınma, kaygının davranışsal belirtilerinden biridir. Çocuklar genellikle korktukları durumlardan çok uzun süre kaçınamayacakları için bu kaçınmanın bedelinin daha büyük olduğu görülmektedir (okul, sağlık,

akranlar vb. alanlarda problemler, aile içi çatışmalar). Tırnak yeme, parmak emme, kompulsiyonlar ve aşırı uykusuzluk kaygının diğer davranışsal belirtileridir. Bilişsel belirtiler, çocuğun bilgiyi işleme biçimini bize gösterir. Kaygılı çocukların içsel konuşmaları

katastrofik korkular ve başarısızlık beklentilerinden oluşmaktadır,

 

     Umarım yazımızı beğenmişsinizdir.

EN SON EKLENEN HABERLER

Anadolu Üniversitesin Açık Öğretim Fakültesi öğrencileri, başarılı olamadıkları derslerden 3 ders sınavına girdi.

Alkollü araç kullanan sürücülerin tespitine yönelik çalışma başlatan İl Emniyet Müdürlüğü e...

Eskişehir Organize Sanayi Bölgesinde (OSB) 6 işçi yedikleri tavuktan zehirlendi.

Tepebaşı Belediyesi TEBEV, toplumsal desteğin güçlü ve sıcak eli olarak yardıma muhtaç vatandaşlara uzanmaya devam ediyor....

Eskişehir’de bir binada, çatı onarımında kullanılan zift kağıtlarının tutuşması sonucu yangın çıktı.

Lozan Barış Antlaşmasının 95. Yıl dönümü nedeniyle Atatürkçü Düşünce Derneği Şubesi, Çağdaş Yaşamı De...

Eskişehir Web Tasarım